<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	
	xmlns:georss="http://www.georss.org/georss"
	xmlns:geo="http://www.w3.org/2003/01/geo/wgs84_pos#"
	>

<channel>
	<title>Makaleler - Balık Oltamda</title>
	<atom:link href="https://www.balikoltamda.com/kategori/makaleler/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.balikoltamda.com/kategori/makaleler/</link>
	<description>Balık Avı Teknikleri, Video ve Resim Paylaşım Platformu</description>
	<lastBuildDate>Fri, 08 May 2020 12:16:52 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.5.9</generator>
<site xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">123810294</site>	<item>
		<title>Denizlerimiz, su kütleleri, su sıcaklığı ve akıntılar</title>
		<link>https://www.balikoltamda.com/denizlerimiz-su-kutleleri-su-sicakligi-ve-akintilar/</link>
					<comments>https://www.balikoltamda.com/denizlerimiz-su-kutleleri-su-sicakligi-ve-akintilar/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 03 Apr 2020 22:33:02 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Makaleler]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.balikoltamda.com/?p=14568</guid>

					<description><![CDATA[<p>Suda yaşayan canlı türlerinin davranışlarını yorumlayabilmek için, su kütleleri (yoğunluk), hareketleri ve sıcaklık değerleri çok önemlidir. Su kütleleri yüzey (Hypolimnion) ve dip (Epilimnion) olarak ikiye ayrılır. Yüzey suları mevsimlere, meteorolojik etkilere ve coğrafi yapıya göre yoğunluğu ve de hareketliliği değişken olan karışık sulardır. Dip suları ise yüzey sularından biraz daha istikrarlı yoğunluğa sahip, oksijen oranı [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.balikoltamda.com/denizlerimiz-su-kutleleri-su-sicakligi-ve-akintilar/">Denizlerimiz, su kütleleri, su sıcaklığı ve akıntılar</a> appeared first on <a href="https://www.balikoltamda.com">Balık Oltamda</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Suda yaşayan canlı türlerinin davranışlarını yorumlayabilmek için, su kütleleri (yoğunluk), hareketleri ve sıcaklık değerleri çok önemlidir.</p>



<p>Su kütleleri yüzey (Hypolimnion) ve dip (Epilimnion) olarak ikiye ayrılır. Yüzey suları mevsimlere, meteorolojik etkilere ve coğrafi yapıya göre yoğunluğu ve de hareketliliği değişken olan karışık sulardır. Dip suları ise yüzey sularından biraz daha istikrarlı yoğunluğa sahip, oksijen oranı fazla, soğuk sulardır.</p>



<figure class="wp-block-image size-large"><img fetchpriority="high" decoding="async" width="628" height="522" src="https://i0.wp.com/www.balikoltamda.com/wp-content/uploads/2020/04/su-kutleleri.jpg?resize=628%2C522&#038;ssl=1" alt="" class="wp-image-14569" srcset="https://i0.wp.com/www.balikoltamda.com/wp-content/uploads/2020/04/su-kutleleri.jpg?w=628&amp;ssl=1 628w, https://i0.wp.com/www.balikoltamda.com/wp-content/uploads/2020/04/su-kutleleri.jpg?resize=300%2C249&amp;ssl=1 300w" sizes="(max-width: 628px) 100vw, 628px" data-recalc-dims="1" /><figcaption>Grafik Nasuhi Albulak</figcaption></figure>



<p><strong>Su Sıcaklığı</strong></p>



<p>Suda yaşayan canlı formlarının hayatlarını ve üremelerini sürdürebilmeleri için, türlerinin ihtiyaç duyduğu yoğunluk değerine sahip olan sularda bulunması gerekir. Dolayısı ile suda yaşayan bütün canlıların davranış ve hareketlerine etki eden en önemli faktörlerden biri de yoğunluğun türevlerinden biri olan suyun sıcaklık değeridir. Her farklı türün kendine has yaşayabildiği yoğunluk, derinlik ve suyunun sıcaklık değeri vardır. Yalnızca bu değer aralıkları içinde varlıklarını ve üremelerini sürdürüp yaşayabilirler. Besin zincirinin en alt bireyleri olan mikro organizmalar ve yem balıkları ılık ve de sıcak sularda üreme imkânı bulup çoğalır. Balık türlerinin çoğu soğuk-kanlı olup vücut sıcaklıkları suyla çevrilmiştir. Kışın, soğuk sularda metabolizmaları yavaşlar. Yaz aylarına göre ¼ oranında besin tüketirler.</p>



<p><strong>Ara yüzey (Termoklin)</strong> : Termal değerlere ayrılmış bir su kütlesinde sıcaklık düşey değerinin maksimum olduğu alana termoklin denir. Kendisinden daha aşağıda veya yukarıda kalan sulardan daha fazla dikey negatif sıcaklık değerine sahiptir. Bu durum bazı denizlerde kalıcı bir özellik iken, bazı denizlerde ise mevsimsel şartlara göre değişip, suların ısınması sonucu oluşur. Diğer bir değiş ile havaların sıcak olduğu zaman yüzey veya yüzeye yakın başlayan havaların soğuduğu zaman ise yüzey sularının altında kalan, bütün mevsimlerde su sıcaklığının fazla değişkenlik göstermediği istikrarlı sıcaklık değerine sahip sulardır. Her farklı denizin kendine has farklı termoklin değerleri vardır. Yüzey sularında bulunan yem balıkları soğuk havalarda bu ara yüzeye yakın konumlanır ve zorunlu kalmadıkları sürece altına veya içine geçmezler. Zorunluluk yüzey sularının aşırı soğuması ile oluşur. Bazı sonarlar bu ara yüzeyi tespit edip ekrana yansıttığı için balıkların bulunabileceği derinlikler bu sayede yorumlanıp, yerleri belirlenir. Küçük sürü balıklarının yakınlarında ise avcı iri balıklar bulunur.</p>



<p>Marmara Denizi ve boğazların hidrografik yapısına bağlı olarak, oluşacak mevsimsel şartlara göre istikrarlı sıcaklık değeri (termoklin) yüzeyden 25 ila 30 metre arasında ki derinliğin altında yer alır ve sıcaklık değeri yaklaşık 14,3 santigrat derecedir. Farklı denizlerin kendine has farklı derinlik ve sıcaklık değerleri vardır. Termoklin ara yüzeyinin bulunduğu derinlik değeri de sabit olmayıp sıcaklık-yoğunluk/tuzluluk-yoğunluk değerlerine göre bulunduğu bölgede yer değiştirir.</p>



<figure class="wp-block-image size-large"><img decoding="async" width="514" height="600" src="https://i0.wp.com/www.balikoltamda.com/wp-content/uploads/2020/04/su-sicakligi.jpg?resize=514%2C600&#038;ssl=1" alt="" class="wp-image-14570" srcset="https://i0.wp.com/www.balikoltamda.com/wp-content/uploads/2020/04/su-sicakligi.jpg?w=514&amp;ssl=1 514w, https://i0.wp.com/www.balikoltamda.com/wp-content/uploads/2020/04/su-sicakligi.jpg?resize=257%2C300&amp;ssl=1 257w" sizes="(max-width: 514px) 100vw, 514px" data-recalc-dims="1" /></figure>



<p><strong>Akıntılar</strong> : Akıntılar dikey veya yatay yönlü, düzenli veya düzenli olmayan su hareketleridir. Buharlaşma, yağışlar, rüzgârlar, sıcaklık ve tuzluluk farklılığı gibi; meteorolojik, hidrolojik ve de coğrafi etkiler ile ortaya çıkar.</p>



<p><strong>Denizlerimizdeki suların hareketliliği :</strong></p>



<p>Marmara Denizi’nde diğer denizlerde olduğu gibi dünyanın dönüş gücünden kaynaklanan dairesel akıntıları yoktur. Karadeniz’in su miktarı fazlalığından kaynaklanan Doğu-Batı doğrultusunda düz bir yüzey akıntı, Akdeniz ve Ege denizlerinden tuzluluk yoğunluğu daha fazla olan suyu Marmara ve Karadeniz’e, Batı-Doğu doğrultusunda taşıyan bir dip akıntı ile meteorolojik koşullar ve kıyı topografyası nedeniyle sürtünme direncinden doğarak tersine dönen “Orkoz” akıntı ve akıntı sistemlerinin bir birini kesen kilit (keleithra) noktaları, ters “anafor” ları vardır. Bu sistem içinde Karadeniz’den Akdeniz’e üsten akan suya üst akıntı, Akıntı veya Aşağısuyu; Akdeniz’den gelip İstanbul Boğazı’na giren dip akıntısına Kanal denir. Kanal yazın Karadeniz’e çıkış “Anavaşya” (Anaplous) ve kışın Akdeniz’e iniş üst akıntı yönü “Katavaşya” (kataplous) yapan balıkların göç yoludur.</p>



<p>Bazen kış mevsiminde ve özellikle şubat ve mart aylarında balıkçılar arasında “Kırgın” olarak adlandırılan çok şiddetli soğuk su akıntısı ve şiddetli soğuk kutup rüzgârlarının etkisi ile Kanal’ın doğal yapısı altüst olup, farklı yapısal değere sahip olan diğer su kütleleri ile karışır. Birbirine karışan bu farklı özelliğe sahip sular, ara yüzeye yakın veya altında bulunan canlıları şok ederek hareketsiz bırakır. Balıkların yüzeye çıkmasına ve karaya vurmasına neden olur. Halk dilinde bu olaya ”balığın kulağına kar suyu kaçtı”, “balık karaya vurdu“ veya “kırgın oldu” gibi ifadeler kullanılır. Balık türlerinin azalmasından mı pek bilinmez ama şu bir gerçek artık günümüzde böyle doğa olaylarına pek sık rastlanmıyor. İnsan geçmişten bahsederken özlemle andığı birer cümle olarak bu değişleri anımsıyor.</p>



<p><strong>Akdeniz ve Ege Denizi :</strong></p>



<p>Akdeniz ve Ege denizi buharlaşmadan dolayı kaybettiği su miktarının üçte birini buraya akan nehirlerden temin eder. Geri kalanını Atlas Okyanusu’ndan ve Karadeniz’den giren büyük ölçüdeki su kütlesi ile sağlar. Cebelitarık Boğazı’ndan giren yüzey akıntısı tüm Afrika sahili boyunca, günde 13 ila 16 mil civarı bir süratle doğu yönünde akar. Mısır’dan sonra doğu Akdeniz sahillerini takiben kuvveti azalarak kuzeye döner. Anadolu’nun güney sahilleri boyunca batıya doğru akarak Ege kıyılarında kuzeye döner. Kuzeye doğru yükselen (çıkan) akıntının bir bölümü Midilli Adası’nı yalayarak batıya yönelir. Batıya yönelen yüzey akıntısının bir bölümü Yukarı çıkarak Saroz körfezinden Trakya sahillerini takip ederek tekrar aşağı doğru iner ve batıya doğru giden yüzey akıntısı ile tekrar birleşerek yoluna devam eder. Midilli Adası’nın batısındaki akıntıya Çanakkale Boğazı’ndan çıkan yüzey akıntısı da paralel olarak eşlik eder.</p>



<p>Diğer bölüm Çanakkale’den inen akıntı ile birleşip Ege’nin batı tarafında, güneybatı yönünde, Mora yarımadasının altına kadar iner. Burada akıntının bir kısmı Adriyatik’e çıkar, diğeri yine Afrika sahillerindeki akıntıya karışır ve böylece Doğu Akdeniz’de saat yelkovanının aksi yönünde dönen bir iç akıntı oluşur. Bu genel akıntı bazı geniş körfezler içinde veya adalar arasında, daha değişik ve sahili takip eden yönlere döner. Kuvvetli rüzgarlar, bilhassa uzun süreli güney ve kuzey fırtınaları, bu akıntının hem yönünü, hem süratini büyük ölçüde etkiler.</p>



<p>Kuzey fırtınalarında, orta ve bilhassa Batı Ege’de akıntılar, güney ve güneybatı yönde epey süratli akar (İkaria ile Mikonos Adaları arası veya Kafirevs Boğazında olduğu gibi). Bu hallerde, sahillerimiz boyunca kuzeye çıkan akıntı durur veya çok hafifler. Ona mukabil ekimden marta kadar esen kuvvetli güney fırtınaları, kuzey yönlü akıntıyı kuvvetlendirir. Hatta Kuzey Ege’ye yığılan denizler, Çanakkale boğazında güneye akan normal satıh akıntısını durdurup, tersine bile döndürür. Hava kırılınca, Kuzey Ege’de biriken bu su, güneye doğru daha kuvvetli akar. Buharlaşma sonucu, tuz miktarı ve yoğunluğu artan su, dibe iner ve bir kısmı Cebelitarık’tan Atlantik’e, diğeri de Çanakkale’den Karadeniz’e ters dip akıntısı olarak çıkar.</p>



<p><strong>Karadeniz</strong></p>



<p>Kuvvetli rüzgârların suyu hareket ettirme etkisi vardır ve yüzey sularını estiği yönde hareket ettirir. Bu harekete bağlı olarak sular yükselir veya alçalır. Alçalan (çekilen) suların yerini ise farklı özelliğe sahip olan dip suları doldurur. Rüzgârın kesilmesinden belli bir süre sonra çekilen sular tekrar geri döner. Geri dönen suların eski özelliğine kavuşması ise belli bir zaman alır. Buna bir örnek vermek gerekirse; İstanbul’da, Marmara Denizi’nde, Gündoğrusu (gündoğusu) veya yıldız (kuzey) yönlü rüzgârlar estiğinde balık olmaz. Çünkü İstanbul’da karadan denize doğru veya karaya paralel esen bu rüzgârlar sıcak yüzey sularını açığa çeker, soğuk dip suyu ise çekilen bu suların yerini doldurarak kıyılara yaslanır.</p>



<p>Tecrübeli ve bilgili, denizci ve balıkçı kurtlar koşullara göre suların ne zaman çekilip ne zaman geri döneceğini, bulunduğu konumda av yapıp, yapamayacağını, uygun ortamın oluşup, oluşmadığını, işte bu bilgilerin yardımı ile tahmin eder.</p>



<p>Rüzgârlar geldiği yöne, akıntılar gittiği yöne göre isim alır. Kuzey rüzgârı kuzeyden gelen rüzgârı, kuzey akıntısı kuzeye giden bir akıntıyı ifade eder. Akıntıların hızı mt. (metre) / sn. (saniye) olup, nm. (deniz mili) veya knot olarak söylenir. Bir knot bir deniz miline (1852 mt.) eşittir.</p>



<p>Rastgele.</p>



<p><strong>Kaynak ve yazı : Kapt. Nasuhi Albulak</strong></p>



<p><strong>Deniz ve Balıkçılık Dergisi</strong></p>



<p></p>
<p>The post <a href="https://www.balikoltamda.com/denizlerimiz-su-kutleleri-su-sicakligi-ve-akintilar/">Denizlerimiz, su kütleleri, su sıcaklığı ve akıntılar</a> appeared first on <a href="https://www.balikoltamda.com">Balık Oltamda</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.balikoltamda.com/denizlerimiz-su-kutleleri-su-sicakligi-ve-akintilar/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">14568</post-id>	</item>
		<item>
		<title>İstanbul ve Boğaziçi&#8217;nin kayık modelleri</title>
		<link>https://www.balikoltamda.com/istanbul-ve-bogazicinin-kayik-modelleri/</link>
					<comments>https://www.balikoltamda.com/istanbul-ve-bogazicinin-kayik-modelleri/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 03 Apr 2020 22:25:38 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Makaleler]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.balikoltamda.com/?p=14564</guid>

					<description><![CDATA[<p>Nasıl Doğu Roma’nın (Bizans) premeleri, Venedik’in gondolları, Slavların ladya’sı varsa; Osmanlı döneminde İstanbul ve Boğaziçi’nin şöhreti dünyaya yayılmış ve emsalleri ile birçok yönden kıyas edilemeyecek kadar üstün olan şehir kayıkları vardır. İstanbul şehrinin geçmişinde bu soylu kayıklar boylarına ve yaptıkları işlere göre çeşitli tip ve isimler ile anılmıştır. Bu kayıklar Türk denizcilik ve balıkçılık kültürüne [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.balikoltamda.com/istanbul-ve-bogazicinin-kayik-modelleri/">İstanbul ve Boğaziçi&#8217;nin kayık modelleri</a> appeared first on <a href="https://www.balikoltamda.com">Balık Oltamda</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Nasıl Doğu Roma’nın (Bizans) premeleri, Venedik’in gondolları, Slavların ladya’sı varsa; Osmanlı döneminde İstanbul ve Boğaziçi’nin şöhreti dünyaya yayılmış ve emsalleri ile birçok yönden kıyas edilemeyecek kadar üstün olan şehir kayıkları vardır. İstanbul şehrinin geçmişinde bu soylu kayıklar boylarına ve yaptıkları işlere göre çeşitli tip ve isimler ile anılmıştır. Bu kayıklar Türk denizcilik ve balıkçılık kültürüne münhasır olup ve şehir (İstanbul) kültürü içinde çok önemli bir yer tutar.</p>



<p>Geleneksel Türk kayıkları taşıdığı tonaja, boylarına ve yapılarına göre adlandırılır. Bunlar alamana, alamatra, kancabaş, kaşıkbaş, kayıkbaş, baltabaş, dikbaş, gagaburun, gagalı ve cırnık ( küçük yapılı, tek veya iki çifte küreğe sahip olanlara denir) gibi adlandırılır.</p>



<p>Piyade kayıkları yalı ve iskele piyadeleri olarak ikiye ayrılır. Yalı piyadeleri yalı sahiplerine ait özel kayıklar, iskele piyadeleri ise günlük yaşamda yük ve yolcu taşımacılığında, şehre ve halka hizmet veren kiralık taşıma araçlarıdır. Yalı piyadeleri tek çifte, iki çifte ve üç çifte küreklidir. Bunlardan iki veya üç çifte kürekli olanlar nüfuslu ve varlıklı kişilerin kayıklarıdır. İskele piyadeleri ise genelde iki küreklidir.</p>



<p>Piyade kayıklarının büyüklerine “zangoç”, kaba tipli olanlarına da “Ada Yavrusu” denir. Ada Yavrusu balıkçı kayıklarıdır. Tek çift veya iki çift kürekli olanları çapari, parakete ve olta balıkçılığında, çok çifte küreğe sahip olanları da uzatma ağ sermede ve kılıç balığı avlarında kullanılır.</p>



<p>İstanbul kayıklarının ortak özelliği; iki ucu (baş ve kıç bodoslaması) sivri, eni de kıça doğru daha genişçedir. Yeke dümeni, yelkeni, kürekleri ve tentesi vardır. Boyları beş metre ila dokuz metre arasında değişir, kürekleri iki adetten altı çifte kadar olur. İstanbul kayıkları ıhlamur ağacından yapılır, dış kaplamasına “Küherba yağı” denilen vernik sürülür. Kayığın iç kısımları ve küreklerin suya batan kısmı boyanmaz, doğal halinde bırakılır. Su hattı renkli bir çizgi ile belirlenir ve karinasına bakır alaşımlı bir boya sürülür. Kayığın iç kaplamaları tabii haliyle bırakılır ve bu bölgeler kir, yağmur ve çiğ tesiriyle hare ve de beneklenmemesi için her gün keler ile silinir. Keler; köpek balığı derisinin sert ve zımpara gibi dişli tarafına denir, kürek topaçları ve de palalarının temizlenmesinde de kullanılır.</p>



<p>Günümüzde piyade kayıkları; geleneksel yalı veya olta kayığı olarak bilinir ve beş ila beş bucuk metre boyunda içten takma motor ile donatılmıştır. Bazılarının kıç bodoslaması dıştan takma motorlar için aynalı hale getirilerek formları bozulmuştur.</p>



<p><strong>Taşıdığı Tonaja ve Boylarına göre; </strong></p>



<p><strong>Klasik Sivil Türk Tekneleri: </strong></p>



<p>Yaptığı işe ve taşıdığı tonaja göre ve zaman içinde çeşitli isimler aldılar. Kimi yük, kimi yolcu, kimi de balıkçılık yaptı. Marmara ve Boğaziçi’nde ağcılık, dalyancılık, zıpkıncılık ve olta balıkçılığında kullanıldılar. İstanbul’un zengin kültürü içinde yer alan balıkçılık kültüründe kayık ve sandallar Marmara, Boğaziçi ve Karadeniz’de uzun yıllar kullanıldı. Bunlar geleneksel Türk tekneleridir.</p>



<p><strong>Balıkçı kayığı</strong>; yedi buçuk ila dokuz metre boylarında, iki çift küreklidir.</p>



<p><strong>Balıkçı sandalı</strong>; kıç tarafı düz olan (ayna kıç), küçük balıkçı kayığıdır. Bunlar basit kullanımlı ekonomik tekneler olup, bir çift veya bazen iki çift küreklidir.</p>



<p><strong>Dalyan mavnası</strong>; salapurya şeklinde kullanılan dümen ve yelkeni olmayan iki çift küreklidir.</p>



<p><strong>Alamana</strong>; dört boyu vardır. İki buçuk, beş, altı buçuk ton ağırlıklarında, altı çifte kürek/12 metre 6 ton, beş çifte/ 11 metre 5 ton, dört çifte / 9 metre 4 ton üç çifte alamana ağ kullanırlar.</p>



<p><strong>Kancabaş</strong>; ağırlığı yedi ton kapasiteli, on üç ila on dört metre boylarında ve kürek ile hareket ettirilir. En büyük balıkçı kayığı olup bununla ığrıp atılır.</p>



<p><strong>Taka</strong>; sekiz ila on iki metre boylarında, beş ila on ton yük alır ve yelken gücüyle hareket eder. Sonraki dönemlerde motor gücüyle hareket ettirilmiştir. Ufak olanları balıkçılıkta kullanılır.</p>



<p><strong>Çektirme</strong>; on beş ila kırk metre boyları arasında, elli ila üç yüz ton arası yük alabilen ve yelken gücüyle hareket eder. Sonraki dönemlerde motor gücüyle hareket ettirilmiştir.</p>



<p><strong>Gulet</strong>; iki yüz ila altı yüz ton arasında yük alabilen, tek veya çift direkli ve yelken gücüyle hareket eder. Sonraki dönemlerde motor gücüyle hareket ettirilmiştir.</p>



<p><br><strong>Yaptığı işe göre:</strong></p>



<p>Reis, patron</p>



<p>Piyade; tekne, kürekçi</p>



<p>Hamlacı; Hamleci, kürekçi</p>



<p><br>Üç oturaklı, üç çifte kürekli balıkçı kayıklarında; Baş oturakta oturana Baş Küreği, orta oturakta oturana sıvıryacı, kıça yakın olan oturakta oturana hamlacı denir. Baş oturağı, Sıvırya oturağı ve Hamla oturağı diye de oturdukları yerler ile de nitelenirler.</p>



<p>Bir kayığın imalatından başlayan ustası, marangozu, kalafatçısı, boyacısı olduğu gibi, onu donatan yelken, branda ve minderlerini diken, halatını ören, nakkaş ustasını, yaldızcısını, süslemecisini ve resim yapan ressamını, sadece kürek ve yelken direği imal eden ustalarını da unutmamak gerekir. Bu kayıkları üretildikten sonra bunları sevk ve idare edebilecek, koruyacak, güzelliklerini devam ettirecek liyakat ve yetenekte kayıkçı bulmak bugünkü şartlarda çok zordur. Hele onu idare eden hamlacı (hamleci)”kürekçi” leri… İhtiyarıyla genciyle dalyan gibi o ihtiyar delikanlıları</p>



<p></p>



<p><strong>Kaynak ve yazı : Kapt. Nasuhi Albulak</strong></p>



<p><strong>Deniz ve Balıkçılık Dergisi</strong></p>
<p>The post <a href="https://www.balikoltamda.com/istanbul-ve-bogazicinin-kayik-modelleri/">İstanbul ve Boğaziçi&#8217;nin kayık modelleri</a> appeared first on <a href="https://www.balikoltamda.com">Balık Oltamda</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.balikoltamda.com/istanbul-ve-bogazicinin-kayik-modelleri/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">14564</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Balık bulucu (fish finder) nedir ve nasıl çalışır? Balık bulucu terminolojisini öğrenelim</title>
		<link>https://www.balikoltamda.com/balik-bulucular-fish-finder-nedir-ve-nasil-calisir-balik-bulucu-terminolojisini-ogrenelim/</link>
					<comments>https://www.balikoltamda.com/balik-bulucular-fish-finder-nedir-ve-nasil-calisir-balik-bulucu-terminolojisini-ogrenelim/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 16 Mar 2020 17:59:34 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Makaleler]]></category>
		<category><![CDATA[balık bulucu]]></category>
		<category><![CDATA[balık bulucu aynası]]></category>
		<category><![CDATA[balık bulucu ile balık avı]]></category>
		<category><![CDATA[balık bulucu nasıl kullanılır]]></category>
		<category><![CDATA[balık bulucu tavsiye]]></category>
		<category><![CDATA[en iyi balık bulucu hangisidir]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.balikoltamda.com/?p=14053</guid>

					<description><![CDATA[<p>Hangi balık bulucu daha iyi? Balık bulucu nasıl kullanılır? Nasıl bir balık bulucu almalıyım? 100 metre derinliğe kadar en iyi balık bulucu hangisidir? Balık bulucu tavsiyesi verir misiniz? gibi birçok sorunun yanıtı aslında kişiden kişiye değişmektedir. Her balık bulucunun pazarda kendine ait özellikleri bulunmakla birlikte, kullanıcılar da avlanacakları derinlik ve balık cinslerine göre balık bulucu [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.balikoltamda.com/balik-bulucular-fish-finder-nedir-ve-nasil-calisir-balik-bulucu-terminolojisini-ogrenelim/">Balık bulucu (fish finder) nedir ve nasıl çalışır? Balık bulucu terminolojisini öğrenelim</a> appeared first on <a href="https://www.balikoltamda.com">Balık Oltamda</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p><strong>Hangi balık bulucu daha iyi?</strong> <strong>Balık bulucu nasıl kullanılır? Nasıl bir balık bulucu almalıyım?</strong> <strong>100 metre derinliğe kadar en iyi balık bulucu hangisidir?</strong> <strong>Balık bulucu tavsiyesi verir misiniz?</strong> gibi birçok sorunun yanıtı aslında kişiden kişiye değişmektedir. Her balık bulucunun pazarda kendine ait özellikleri bulunmakla birlikte, kullanıcılar da avlanacakları derinlik ve balık cinslerine göre balık bulucu tercihinde bulunmalıdırlar. Bu makalemde sizlere balık bulucu terminolojisinden bahsederek, en uygun cihazı ve donanımı sizin kendi kendinize seçmenizi sağlayacağım. Böylelikle marka etkisinde kalmadan, doğruya giden yolu kendiniz belirleyebileceksiniz. Terminolojide birçok terimin İngilizce&#8217;sini de parantez içinde yazarak, kendi yapacağınız araştırmalara öncülük etmesini hedefleyeceğim. Sözü çok uzatmadan, ana hatlarıyla soru cevap şeklinde ilerleyelim.</p>



<p></p>



<h2 class="wp-block-heading">Sonar, balık bulucuyla nasıl çalışır? Balık bulucuların çalışma prensibi nasıldır?</h2>



<p>Bu yazımda ben sonar imaging olarak çalışan, tekne altını konik olarak gösteren balık bulucular ve dönüştürücülerden bahsedeceğim. Bu ürünler için, amatör balıkçılar açısından fiyat/performans dönüşümünü en doğru sunan çözümler diyebilirim. Türkiye&#8217;de ve Kıbrıs&#8217;ta amatör balıkçıların büyük bölümü hali hazırda bu cihazları kullanmaktadır. Side imaging olarak çalışan balık bulucular da bulunmaktadır.</p>



<p>On yıllardır fathometre olarak bilinen; gemi ve denizaltılarda güvenli seyir ve navigasyon amacıyla kullanılan cihazlardan, balık bulucular türetilmiştir. Çalışma mantığı, vericiden (balık bulucu) bir elektrik sinyali transducer olarak adlandırılan dönüştürücü cihaza gönderilir (Ülkemizde ayna ve göz olarak bilinmektedir.) ve bu cihaz elektrik sinyalini ses dalgasına çevirerek, konik bir biçimde suya gönderir. Down imaging cihazları incelediğimiz için, deniz dibine giden ses dalgaları (ultrasonic waves) gönderim esnasında; akıntı, planktonlar, balık sürüleri, yer yüzeyi gibi nesnelere çarptıktan sonra  tekrar transducera doğru yansıma olarak geri döner. Yansımanın kuvveti ve seçilen frekans aralığı, cihaza yansıtılacak objenin doğruluğunu ve detayı ile doğru orantılıdır. Gönderilen dalganın hızı bilinebildiğinden, derinlik ölçümü de böylelikle yapılabilmektedir. Balık bulucuyu denizde kullanıyorsak; akıntı, tuz oranı ve hatta deniz sıcaklığı cihaz performansını etkileyen faktörler arasındadır. Derin ya da sığ sularda başarıyı ve detayı arttırmak için; düşük, orta ve yüksek frekans aralıklarına sahip farklı dönüştürücüler (transducer) kullanılmaktadır. </p>



<p></p>



<h2 class="wp-block-heading">Balık bulucular balık bulma ve yakalamada önemli midir?</h2>



<p>Yarasalar ve balinalar ses dalgalarından yararlanarak avlarını buluyorsa, insanoğlunun teknoloji yardımıyla bundan faydalanması sizce doğru mu? Bu birçok insan için tartışılabilir bir konu olsa da bilim dünyasının hayvanları yakından incelemesindeki ana nedeni hepimiz tahmin edebiliyoruz. Ortak payda; hayvanların yeti ve içgüdülerini keşfedip, bunu teknoloji ile birleştirip fayda sağlamak değil midir? Eğer buna karşıysanız, zaten bu makaleyi okumuyor olmalısınız. <img src="https://s.w.org/images/core/emoji/15.0.3/72x72/1f642.png" alt="🙂" class="wp-smiley" style="height: 1em; max-height: 1em;" /> Biz etik değerlerimizi yüreğimizde taşıyarak, bilimden faydalanmaya devam edeceğiz. Sorumuzun cevabına gelecek olursak, koskoca deryada rastgele atılan bir olta ile balığı yakalamakla, balığı görüp olta atmak elbette farklı olacaktır. <em>Günümüz balıkçı olmak için güzelken, balık olmak için kötü bir zamandır.</em></p>



<p></p>



<h2 class="wp-block-heading">Balık bulucu çeşitleri nelerdir?</h2>



<p><strong>Sade balık bulucular  (Standalone Fish Finders) :</strong>  Temel ihtiyaçlarımızı karşılamak için tasarlanmış; derinliği saptayabilen, belirgin balıkları bulmaya yarayan, içinde <strong>GPS</strong> gibi cihazlar bulunmayan düşük maliyetli cihazlardır. Büyük ekran cihazlar tercih edilerek, ileride GPS modülü eklenerek yarı profesyonel hale getirilebilirler. Furuno FCV-588 bu cihazlara örnek olarak geleneksel cihazlar sınıfında gösterebilebilir. </p>



<p><strong>Kombine balık bulucular (Fish Finder+ Chart Plotter) :</strong> Orta ölçekli bir çok tekne için mantıklı olduklarını düşünüyorum. Hem balığını tespit etmedeki yeteneği hem de balığın yerini anlık olarak GPS seçeneği ile işaretlemedeki artıları, performansı arttırmaktadır. Aynı ekranı ikiye bölerek, hem balık bulucu hem de GPS görüntülenebilmektedir. <strong>Furuno 1971 F</strong> cihazları örnek olarak gösterebilirim.</p>



<p><strong>Network Cihazları (Networked Devices) : </strong>Tamamen ağ yapısı ile çalışan bu sistemlere; radar, raster, vektörel haritalar, video, radyo ve çok çeşitli veri kaynakları bağlanabilmektedir. Balık bulucunuz bu ağda kaynaklardan sadece biridir. Çoklu ekran sistemleri ve ekstra modüller entegre edilebilir. Her geçen yıl yetenekleri şaşırtıcı boyutlara gelmektedir. Ben <strong>Furuno TZTouch 2</strong> ve <strong>DFF1UHD network modülü</strong>nü kombin olarak kullanıyorum ve oldukça memnunum.</p>



<p></p>



<h2 class="wp-block-heading">Sound ve Ultrasound nedir? Balık bulucular ses dalgalarını nasıl kullanır?</h2>



<p>İkisi de terminolojik olarak ses dalgalarına verilen isimlerdir. Örneğin suya düşey olarak bir taş bıraktığınızda, sesin su üzerinde yarattığı etki çok yönlü özellikleri nedeniyle 360 derecedir. Balık bulucular sudaki balık sürülerini bulmak için yüksek frekanslarda keskin odaklanmış <strong>ultrason </strong>(ultrasound) kullanır. Su altındaki nesneleri bulmak, havadaki nesneleri bulmaktan farklıdır. Bu nedenle normal ses dalgaları yerine ultrason kullanılarak, derin sularda performans alabilmek hedeflenir. Ultrason (ultrasound) derin su altında yüksek töleransa sahiptir. Ultrasonun su altında yayılma hızı yaklaşık saniyede 1500 metredir. Bu havadaki yayılma hızı olan 340 metrenin, yaklaşık 5 katıdır. Örneğin; bir balık sürüsünden bir saniye sonra bir echo yani yankı dönüşü saptanırsa, balık sürüsü yaklaşık 750 metre derinlikte diye hesaplanmaktadır. Gidiş ve dönüş hızı toplamda 1500 metrenin ikiye bölünmesi ile mesafeyi yani 750 metreyi belirler.</p>



<p></p>



<h2 class="wp-block-heading">Frekans nedir? Birimi nedir?</h2>



<p> Periyodik (yani eşit zaman aralıkları ile tekrarlanan) hareketlerde, hareketin birim zamandaki tekrar sayısına&nbsp;<strong>Frekans</strong>&nbsp;denir. “ f “ harfi ile gösterilir. Frekansın birimi&nbsp;<strong>Hertz</strong>&nbsp;(<strong>Hz</strong>) &#8216;dir ve frekans sıklığı anlamına gelir. Biz balık bulucular için ifadelerimizde <strong>KHz </strong>kullanacağımız için, saniyede 1000 titreşim olarak kaba bir ifadeyle KHz i ifade edebiliriz.</p>



<div class="wp-block-image"><figure class="aligncenter size-large"><img decoding="async" width="400" height="200" src="https://i0.wp.com/www.balikoltamda.com/wp-content/uploads/2020/03/frekans-5-saniye.gif?resize=400%2C200&#038;ssl=1" alt="" class="wp-image-14106" data-recalc-dims="1"/><figcaption>5 saniyede oluşan, 5 Hz&#8217;lik frekans örneği</figcaption></figure></div>



<div class="wp-block-image"><figure class="aligncenter size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="450" height="320" src="https://i0.wp.com/www.balikoltamda.com/wp-content/uploads/2020/03/frekans-nedir.jpg?resize=450%2C320&#038;ssl=1" alt="" class="wp-image-14104" srcset="https://i0.wp.com/www.balikoltamda.com/wp-content/uploads/2020/03/frekans-nedir.jpg?w=450&amp;ssl=1 450w, https://i0.wp.com/www.balikoltamda.com/wp-content/uploads/2020/03/frekans-nedir.jpg?resize=300%2C213&amp;ssl=1 300w" sizes="(max-width: 450px) 100vw, 450px" data-recalc-dims="1" /><figcaption>Dalga yükekliği, cihazın çıkış gücüyle doğru orantılıdır.</figcaption></figure></div>



<p></p>



<h2 class="wp-block-heading">Ping oranı (ping rate) ve ping hızı (ping speed) nedir? Frekansla ping arasındaki fark nedir?</h2>



<p>Ping network dünyasında, standart olarak 64 baytlık (64 bytes) bir ICMP (Internet Control Message Protocol) pakedinin hedefe gönderilirken geçirdiği süre olarak ifade edilir ve cihazın açık olup olmadığını kontrol etmek için kullanılır. Gönderilen her bir paket ping echo request, alınan cevaplar ise ping echo reply olarak bilinmektedir. Bilgisayar dünyasında ping ifadesi gerek oyun oynayanlar için, gerek uzaktan bir cihaza bağlananlar için oldukça önem ifade eder. </p>



<p>Balık bulucularda yukarıda da belirttiğimiz ping aynı mantıkla çalışır. Dönüştürücünün yanına yaklaştığınızda &#8220;tık tık&#8221; sesler duyabilirsiniz. Bu sesler dönüştürücünün çıkış gücü büyüdükçe (300 Watt, 600 Watt, 1 KW, 3 KW, 4 KW vvb.) daha duyulur hale gelmektedir. İşte saniye başına dönüştürücünün her bir darbesi, tıklaması yani pinglemesi, <strong>balık bulucularda ping oranı</strong>nı  özetlemektedir. <strong>Balık bulucularda ping hızı</strong> ise gönderilen her bir ping paketinin, örneğin balığa ya da zemine çarpıp geldiğinde oluşturduğu süreyle ifade edilir. Bu süre derinliğe bağlı olsa da geri dönebiliyorsa, saniyenin altında olacaktır. Günümüzdeki birçok balık bulucu, aynı anda gönderim ve dinleme kabiliyetine sahip değildir. Bu yüzden derinlik arttıkça gönderilen ping paketleri azalır ve dönüş süreleri artar. Bu işlem gönderilen her pakedin dinlenmesini ve analizin doğru yapılmasını sağlar. Kısacası her bir ping paketinde, binlerce frekans olabilir.</p>



<p>Gelen echo replyları aşağıdaki formülle hesaplanarak, derinlik ve balık boyu gibi hesaplamalar yapılabilmektedir.</p>



<div class="wp-block-image"><figure class="aligncenter size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="584" height="317" src="https://i0.wp.com/www.balikoltamda.com/wp-content/uploads/2020/03/ping-frekans-hesaplamalari.jpg?resize=584%2C317&#038;ssl=1" alt="" class="wp-image-14131" srcset="https://i0.wp.com/www.balikoltamda.com/wp-content/uploads/2020/03/ping-frekans-hesaplamalari.jpg?w=584&amp;ssl=1 584w, https://i0.wp.com/www.balikoltamda.com/wp-content/uploads/2020/03/ping-frekans-hesaplamalari.jpg?resize=300%2C163&amp;ssl=1 300w" sizes="(max-width: 584px) 100vw, 584px" data-recalc-dims="1" /><figcaption>p319 model dönüştürücü için, her ping yani atım başına ürettiği ses dalgası 35.tir. <br>200 KHz bir frekansın ortalama dalga boyu 7.5 mm&#8217;dir. Formüldeki 7.5 mm bu şekilde bulunmuştur.<br>Dolayısıyla gelen echo büyüklüğü x olarak ifade edilmiş, 13.1 cm.&#8217;lik ekrana yansıtılcak bir hedef saptanmıştır. Bu derinlik ya da küçük bir balık olarak örneklenebilir.</figcaption></figure></div>



<p></p>



<h2 class="wp-block-heading">Gönderim gücü (transmit power) nedir?</h2>



<p>Pingin gücü Watt cinsinden RMS (root mean squared) ifade edilir. Daha derin sularda verim almak için daha yüksek çıkış gücüne sahip dönüştürücüler tercih edilmelidir. Ben TM 265 LH, 1 KW çıkış gücüne sahip bir transducer kullanıyorum. Eğer sizde 90-100 metre ve üzerinde av yapıyorsanız, minimum 1 KW bir transducera geçiş yapmanız, performansınızı arttıracaktır.</p>



<p></p>



<h2 class="wp-block-heading">Dönüştürücü açısı (Searchable Angles, Beam Width) nedir? </h2>



<p>Dönüştürücüler frekansları dışında, farklı açı opsiyonlarına da sahiptirler. Örneğin; TM265 LH 1 KW bir dönüştürücü:</p>



<p>Düşük frekans  42-65 kHz / Açı : 16-25 derece açı,<br>Yüksek Frekans  130-210 kHz / Açı : 6-10 derece açıya sahiptir.</p>



<p>130 metreye kadar yüksek frekans, 130 metreyi aştığında, düşük frekansta balık aramayı daha doğru buluyorum ki uzman görüşleri de bu yöndedir. Dip balıkları açısından; eğer dip yüzeyi çok fazla yükseltiye sahipse, dezavantaj doğurmakta, orta frekans dönüştürücüler bu derinliklerde daha başarılı olmaktadır. Multi beam cihazlarda ise bu durum artık sorun olmaktan çıkmıştır. </p>



<p>Balık bulucularda ultrason hangi frekanslarda yayılır adlı başlıktaki resimde açıdan kastedileni grafiksel olarak görebilirsiniz. </p>



<h2 class="wp-block-heading">Balık bulucularda ultrason (ses dalgaları) hangi frekanslarda yayılır?</h2>



<p></p>



<p>Bu konuyla ilgili detaya geçmeden önce, frekans değerlerini ve cihaz kabiliyetlerini daha iyi sınıflandırmak için; <strong>geleneksel </strong>(<strong>traditional transducer</strong>) ve <strong>chirp transducer </strong>olmak üzere iki farklı <strong>transducer</strong>lar olduğunu, bunların arasındaki farkları temel frekans bilgileri verdikten sonra aktaracağımızı ön yazı olarak belirtmek istiyorum.</p>



<p></p>



<div class="wp-block-image"><figure class="aligncenter size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="999" height="623" src="https://i0.wp.com/www.balikoltamda.com/wp-content/uploads/2020/03/balik-bulucu-nasil-calisir.jpg?resize=999%2C623&#038;ssl=1" alt="" class="wp-image-14067" srcset="https://i0.wp.com/www.balikoltamda.com/wp-content/uploads/2020/03/balik-bulucu-nasil-calisir.jpg?w=999&amp;ssl=1 999w, https://i0.wp.com/www.balikoltamda.com/wp-content/uploads/2020/03/balik-bulucu-nasil-calisir.jpg?resize=300%2C187&amp;ssl=1 300w, https://i0.wp.com/www.balikoltamda.com/wp-content/uploads/2020/03/balik-bulucu-nasil-calisir.jpg?resize=768%2C479&amp;ssl=1 768w" sizes="(max-width: 999px) 100vw, 999px" data-recalc-dims="1" /><figcaption> Solda dual frekans (düşük 50 KHz ve yüksek 200 KHz) çalışabilen geleneksel bir dönüştürücü, ortada düşük frekans gönderen geleneksel bir dönüştürücü ve en sağda yüksek frekans çalışan yine geleneksel bir dönüştücürü işlenmiştir. </figcaption></figure></div>



<p>Yukarıdaki resim; geleneksel bir cihaza ait olup, low ve high frequency olarak bilinen frekans aralıklarına sahip bir transducerın dual olarak çalışabildiğini; düşük ve yüksek frekans aralıklarına bağlı olarak hangi alanları kapsadığını grafiksel olarak göstermektedir. </p>



<blockquote class="wp-block-quote is-layout-flow wp-block-quote-is-layout-flow"><p> CHIRP teknolojisiyle birlikte multi beam, 3D teknolojisi sunan yeni teknoloji cihazlar da artık markette yerini almıştır. Bu cihazlarda geleneksel ve CHIRP cihazların aksine, ölü alan kavramı kalmamıştır. </p></blockquote>



<p>Resimden de anlaşılacağı üzere; transducer açıları (<strong>Searchable angles</strong>) frekanslara ve açılara bağlı olarak değiştirmektedir. Üçüncü ve çok önemli bir dinamik olan çıkış güçleri (<strong>transmit power</strong>) de eklendiğinde, hangi cihazı nerede seçeceğimizi daha iyi anlamaya çalışalım.</p>



<div class="wp-block-image"><figure class="aligncenter size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="478" height="316" src="https://i0.wp.com/www.balikoltamda.com/wp-content/uploads/2020/03/low-medium-high-frequency.png?resize=478%2C316&#038;ssl=1" alt="" class="wp-image-14079" srcset="https://i0.wp.com/www.balikoltamda.com/wp-content/uploads/2020/03/low-medium-high-frequency.png?w=478&amp;ssl=1 478w, https://i0.wp.com/www.balikoltamda.com/wp-content/uploads/2020/03/low-medium-high-frequency.png?resize=300%2C198&amp;ssl=1 300w" sizes="(max-width: 478px) 100vw, 478px" data-recalc-dims="1" /><figcaption>Dalga boyuna göre frekanslar resimlendirilmiştir.</figcaption></figure></div>



<blockquote class="wp-block-quote is-layout-flow wp-block-quote-is-layout-flow"><p>Frekans cinsleri, frekanslar boylarına göre isimlendirilmektedir. Aşağıda verilen değerler balık bulucular arasında kabul görmüş değerler olup, örneğin 50 KHz bir frekansı, balık bulucular dışında farklı bir cihazda low frequency olarak nitelendirmek doğru olmayabilir.</p></blockquote>



<p><strong>Düşük frekans (low frequency) :</strong> Geleneksel ve CHIRP cihazlarda <em>genellikle</em><strong> </strong>80 KHz ve altı frekans değerlerine sahip, özellikle derin sularda ve daha geniş alanı taramak için kullanılan frekans modelidir. Chirp transducerlarda değişken aralıklarda olabilmektedir. Örnek verecek olursak; <em>TM265 LH  42-65 kHz frekans aralığına sahiptir.</em></p>



<p><strong>Orta frekans (medium frequency) :</strong> Chirp cihazlarda oldukça popüler bir  frekans aralığıdır. Günümüzde birçok transducerda 200 metreye kadar derinliklerde, <em>genellikle</em> 80-160 KHz bandına kadar kullanılmaktadır. TM185M cihazlar  85-135 kHz aralığında çalışmasıyla örnek olarak gösterilebilir.</p>



<p><strong>Yüksek Frekans (High Frequency) : </strong>Geleneksel ve chirp dönüştürücüler ortalama 150-240 KHz aralığında çalışırlar. Chirp dönüştürücüler bu frekans aralığında değişken aralıklarda çalışmaktadır.  Her bir ses dalgası yaklaşık 7,5 mm.&#8217;dir. Bu şu demek oluyor ki yaklaşık 7.5 mm.&#8217;lik bir balığı dahi tespit edebilmektedir. Ancak derinlik arttıkça performans kayıpları yaşanmaktadır ve sığ sularda kullanılması önerilmektedir. Ben TM 265 LH transducerımla, DFF1UHD modülü ile birlikte 130-140 metre derinliğe kadar dip balıklarında verim alabiliyorum.</p>



<blockquote class="wp-block-quote is-layout-flow wp-block-quote-is-layout-flow"><p>İpucu : Seyir halinde mümkün olduğunca düşük frekans aralığı kullanmak, derinlik tespiti açısından daha iyi performans verecektir.</p></blockquote>



<p>Yukarıdaki bilgiler eşliğinde, kendinize uygun bir transducer seçimi yapmak istiyorsanız,  <a rel="noreferrer noopener" aria-label=" (yeni sekmede açılır)" href="http://www.airmar.com/productinfo.html?category=MT&amp;name=Marine%20Transducers" target="_blank">buraya tıklayarak</a>  Airmar sitesinden yararlanabilirsiniz.</p>



<p></p>



<h2 class="wp-block-heading">Chirp cihazlarla geleneksel cihazların (2D) farkları nelerdir? Hangi cihazı almalıyım?</h2>



<p>Dünya artık chirp cihazlarla ilerliyor ve geleneksel cihazlar düşük bütçeli ürünlerle servis edilmektedir. CHIRP (Compressed High-Intensity Radiated Pulse) kelimesini &#8220;Sıkıştırılmış Yüksek Yoğunluklu Yayılan Atım&#8221; olarak Türkçe&#8217;leştirebiliriz. Hatalı olduğunu düşünüyorsanız, affola. <img src="https://s.w.org/images/core/emoji/15.0.3/72x72/1f642.png" alt="🙂" class="wp-smiley" style="height: 1em; max-height: 1em;" /> </p>



<figure class="wp-block-gallery columns-2 is-cropped wp-block-gallery-1 is-layout-flex wp-block-gallery-is-layout-flex"><ul class="blocks-gallery-grid"><li class="blocks-gallery-item"><figure><img loading="lazy" decoding="async" width="735" height="553" src="https://i0.wp.com/www.balikoltamda.com/wp-content/uploads/2020/03/chirp-vs-traditional-sample.jpg?resize=735%2C553&#038;ssl=1" alt="" data-id="14110" data-full-url="https://i0.wp.com/www.balikoltamda.com/wp-content/uploads/2020/03/chirp-vs-traditional-sample.jpg?resize=735%2C553&#038;ssl=1" data-link="https://www.balikoltamda.com/?attachment_id=14110" class="wp-image-14110" srcset="https://i0.wp.com/www.balikoltamda.com/wp-content/uploads/2020/03/chirp-vs-traditional-sample.jpg?w=735&amp;ssl=1 735w, https://i0.wp.com/www.balikoltamda.com/wp-content/uploads/2020/03/chirp-vs-traditional-sample.jpg?resize=300%2C226&amp;ssl=1 300w, https://i0.wp.com/www.balikoltamda.com/wp-content/uploads/2020/03/chirp-vs-traditional-sample.jpg?resize=100%2C75&amp;ssl=1 100w" sizes="(max-width: 735px) 100vw, 735px" data-recalc-dims="1" /></figure></li><li class="blocks-gallery-item"><figure><img loading="lazy" decoding="async" width="443" height="430" src="https://i0.wp.com/www.balikoltamda.com/wp-content/uploads/2020/03/chirp-vs-traditional-fish-schools-1.jpg?resize=443%2C430&#038;ssl=1" alt="" data-id="14123" data-full-url="https://i0.wp.com/www.balikoltamda.com/wp-content/uploads/2020/03/chirp-vs-traditional-fish-schools-1.jpg?resize=443%2C430&#038;ssl=1" data-link="https://www.balikoltamda.com/?attachment_id=14123" class="wp-image-14123" srcset="https://i0.wp.com/www.balikoltamda.com/wp-content/uploads/2020/03/chirp-vs-traditional-fish-schools-1.jpg?w=443&amp;ssl=1 443w, https://i0.wp.com/www.balikoltamda.com/wp-content/uploads/2020/03/chirp-vs-traditional-fish-schools-1.jpg?resize=300%2C291&amp;ssl=1 300w, https://i0.wp.com/www.balikoltamda.com/wp-content/uploads/2020/03/chirp-vs-traditional-fish-schools-1.jpg?resize=50%2C50&amp;ssl=1 50w" sizes="(max-width: 443px) 100vw, 443px" data-recalc-dims="1" /></figure></li></ul></figure>



<p>Geleneksel dönüştürücüler, tek frekansı ardışık (sırayla tekrar eden) ses dalgaları ile yayar ve dönen ses dalgalarını tekrardan elektriğe dönüştürerek, balık bulucuda görüntü alınmasını sağlar. <strong>CHIRP teknolojisi</strong>nde durum daha farklıdır. Burada <strong>dönüştürücü (transducer) </strong>aynı anda farklı frekanslarda dalga yayar ve geri dönen dalgaları analiz eder. Buna <strong>frekans spektrum analizi</strong> de denmektedir. Daha yüksek frekanslar daha fazla detay verirken, daha düşük frekanslar daha derin hedeflere nüfuz eder. Bu durum farklı frekansların eşleştirilmesi ile CHIRP cihazlara çok daha iyi görüntü kalitesi ve detayı sunar. CHIRP cihazların geleneksel cihazlara oranla, <strong>50 kat artan dalga boyutunu daha az güç üreterek  yaratabilmesi</strong>, dalgalar arasında daha fazla enerji üretebilmesi, dijital desen eşleştirme ve sinyal işleme kabiliyeti ile CHIRP cihazlara benzeri görülmemiş bir çözünürlükle hedef tespiti olanağı sağlar. Böylelikle dip yankılarından zemin şeklini (kum, kaya gibi) de anlama şansınız geleneksel cihazlara göre daha kolay ve detaylıdır.</p>



<p></p>



<figure class="wp-block-gallery aligncenter columns-2 is-cropped wp-block-gallery-2 is-layout-flex wp-block-gallery-is-layout-flex"><ul class="blocks-gallery-grid"><li class="blocks-gallery-item"><figure><img loading="lazy" decoding="async" width="460" height="460" src="https://i0.wp.com/www.balikoltamda.com/wp-content/uploads/2020/03/sonar-chirp.gif?resize=460%2C460&#038;ssl=1" alt="" data-id="14099" data-full-url="https://i0.wp.com/www.balikoltamda.com/wp-content/uploads/2020/03/sonar-chirp.gif?resize=460%2C460&#038;ssl=1" data-link="https://www.balikoltamda.com/?attachment_id=14099" class="wp-image-14099" data-recalc-dims="1"/><figcaption class="blocks-gallery-item__caption"><br>CHIRP dönüştürücü</figcaption></figure></li><li class="blocks-gallery-item"><figure><img loading="lazy" decoding="async" width="460" height="460" src="https://i0.wp.com/www.balikoltamda.com/wp-content/uploads/2020/03/sonar-traditional.gif?resize=460%2C460&#038;ssl=1" alt="" data-id="14098" data-full-url="https://i0.wp.com/www.balikoltamda.com/wp-content/uploads/2020/03/sonar-traditional.gif?resize=460%2C460&#038;ssl=1" data-link="https://www.balikoltamda.com/?attachment_id=14098" class="wp-image-14098" data-recalc-dims="1"/><figcaption class="blocks-gallery-item__caption">Geleneksel dönüştürücü</figcaption></figure></li></ul></figure>



<p></p>



<h2 class="wp-block-heading">Montajlarına göre transducer çeşitleri nelerdir? Nasıl ifade edilirler?</h2>



<p><strong>Hangi dönüştürücü modeli olursa olsun, montajda mutlaka dikkat edilmesi gereken özellikler bulunmaktadır. Bunlar:</strong></p>



<ol><li><em>Gövde ya da kuyruk suyu, dönüştücüden uzak olmalıdır. Böylelikle ekranda parazit azalacaktır.</em></li><li>Sintine çıkışı dönüştürücüden uzak bir yere yapılmalıdır.</li><li><em>In-hull modeller hariç, dönüştürücüler her zaman suyun içinde olmalıdır.</em></li><li><em>Ölü açı kesinlikle olmamalıdır. Dönüştürücü denizi net görebilmelidir.</em></li><li><em>Dönüştürücünün göndereceği dalgalar, pervane ya da gövde tarafından engellenmemelidir.</em></li><li><em>Özellikle thru-hull and in-hull modellerin montajında bir uzmandan yardım alınmalıdır. Montajda kullanılan hatalı malzemeler, teknenin su almasına ya da performans kayıplarına neden olabilir.</em></li><li><em>Montaj esnasında kablolar, statik elektrik oluşturacak aksamlardan uzak geçirilmelidir.</em></li></ol>



<p><strong>Thru-hull Mount :</strong> Gövdeye montaj edilen ayna (transducer) modeli olarak bilinirler. Montajı zor olsa da en iyi performans veren kurulumdur. Teknenin gidişine bağlı olarak, köpük ve dalga gibi faktörlerden minimum düzeyde etkilenirler.  B175M thru-hull a örnek bir transducer olarak gösterilebilir.</p>



<p><strong>Transom-Mount :</strong> Teknenin kıç tarafına bir braket yardımıyla bağlanarak kurulumu gerçekleştirilir. Kurulumu basittir ancak motora yakın ya da kıç suyuna yakın bir yere monte edilirse, çok fazla parazite neden olabilir. Usta kişilerde yapılması diğer aynalarda olduğu gibi çok önemlidir. Yukarıda örnek olarak gösterdiğimiz B175M modelinin, transom mount modeli olarak <strong>TM185M</strong> modelini örnek olarak gösterebiliriz. Genellikle transducer modelinden önce <strong>TM</strong> harfleri ile model isimleri belirtilir.</p>



<p><strong>In-hull Mount : </strong>Gövde içi montaj esasıyla, direkt suya değme ihtiyacı olmadan yapılan kurulumdur. Gövdenin içine silikon ve epoksi yardımıyla yapıştırılırlar. Sadece fiberglass gövdede performans verir, çelik ve ahşap teknelerde kullanımı önerilmemektedir.</p>



<figure class="wp-block-gallery aligncenter columns-3 is-cropped wp-block-gallery-3 is-layout-flex wp-block-gallery-is-layout-flex"><ul class="blocks-gallery-grid"><li class="blocks-gallery-item"><figure><img loading="lazy" decoding="async" width="300" height="268" src="https://i0.wp.com/www.balikoltamda.com/wp-content/uploads/2020/03/true-hull-transducer.jpg?resize=300%2C268&#038;ssl=1" alt="" data-id="14087" data-full-url="https://i0.wp.com/www.balikoltamda.com/wp-content/uploads/2020/03/true-hull-transducer.jpg?resize=300%2C268&#038;ssl=1" data-link="https://www.balikoltamda.com/?attachment_id=14087" class="wp-image-14087" data-recalc-dims="1"/><figcaption class="blocks-gallery-item__caption">Thru-hull Mount</figcaption></figure></li><li class="blocks-gallery-item"><figure><img loading="lazy" decoding="async" width="720" height="405" src="https://i0.wp.com/www.balikoltamda.com/wp-content/uploads/2020/03/transom-mount.jpg?resize=720%2C405&#038;ssl=1" alt="" data-id="14088" data-full-url="https://i0.wp.com/www.balikoltamda.com/wp-content/uploads/2020/03/transom-mount.jpg?resize=720%2C405&#038;ssl=1" data-link="https://www.balikoltamda.com/?attachment_id=14088" class="wp-image-14088" srcset="https://i0.wp.com/www.balikoltamda.com/wp-content/uploads/2020/03/transom-mount.jpg?w=720&amp;ssl=1 720w, https://i0.wp.com/www.balikoltamda.com/wp-content/uploads/2020/03/transom-mount.jpg?resize=300%2C169&amp;ssl=1 300w, https://i0.wp.com/www.balikoltamda.com/wp-content/uploads/2020/03/transom-mount.jpg?resize=205%2C115&amp;ssl=1 205w, https://i0.wp.com/www.balikoltamda.com/wp-content/uploads/2020/03/transom-mount.jpg?resize=277%2C156&amp;ssl=1 277w, https://i0.wp.com/www.balikoltamda.com/wp-content/uploads/2020/03/transom-mount.jpg?resize=320%2C180&amp;ssl=1 320w, https://i0.wp.com/www.balikoltamda.com/wp-content/uploads/2020/03/transom-mount.jpg?resize=407%2C229&amp;ssl=1 407w, https://i0.wp.com/www.balikoltamda.com/wp-content/uploads/2020/03/transom-mount.jpg?resize=565%2C318&amp;ssl=1 565w, https://i0.wp.com/www.balikoltamda.com/wp-content/uploads/2020/03/transom-mount.jpg?resize=636%2C358&amp;ssl=1 636w" sizes="(max-width: 720px) 100vw, 720px" data-recalc-dims="1" /><figcaption class="blocks-gallery-item__caption">Transom Mount</figcaption></figure></li><li class="blocks-gallery-item"><figure><img loading="lazy" decoding="async" width="320" height="350" src="https://i0.wp.com/www.balikoltamda.com/wp-content/uploads/2020/03/in-hull.jpg?resize=320%2C350&#038;ssl=1" alt="" data-id="14090" data-full-url="https://i0.wp.com/www.balikoltamda.com/wp-content/uploads/2020/03/in-hull.jpg?resize=320%2C350&#038;ssl=1" data-link="https://www.balikoltamda.com/?attachment_id=14090" class="wp-image-14090" srcset="https://i0.wp.com/www.balikoltamda.com/wp-content/uploads/2020/03/in-hull.jpg?w=320&amp;ssl=1 320w, https://i0.wp.com/www.balikoltamda.com/wp-content/uploads/2020/03/in-hull.jpg?resize=274%2C300&amp;ssl=1 274w" sizes="(max-width: 320px) 100vw, 320px" data-recalc-dims="1" /><figcaption class="blocks-gallery-item__caption">In-hull Mount</figcaption></figure></li></ul></figure>



<p></p>



<h2 class="wp-block-heading">Malzeme çeşidine göre transducer (dönüştürücü) çeşitleri nelerdir?</h2>



<p>Yaygın olarak plastik, paslanmaz çelik ve bronz dönüştürücüler kullanılmaktadır. Tercih sebepleri özellikle in-hull montajda, tekne gövdesine göre yapılmalıdır.</p>



<p>Ahşap teknelerde <strong>plastik transducer</strong> kullanılmamalıdır. Ahşap suyu emdikçe şişecek ve transducera zarar verecektir. Bronze dönüştürücü uygun bir seçim olacaktır.</p>



<p>Alüminyum teknelerde ise <strong>bronz transducer</strong>lar tercih edilmemelidir. Alüminyum ve bronz arasındaki etkileşim, özellikle tuzlu su ile birleştiğinde iki elementten birine mutlaka zarar verecektir. Paslanmaz çelik dönüştürücüler ideal bir seçim olacaktır.</p>



<p>Fiber teknelerde herhangi bir ayrım yoktur.</p>



<p></p>



<hr class="wp-block-separator"/>



<p>Makalemizde artık terminolojiyle ilgili birçok ön bilgiye sahip olduk. Şimdi balık bulucular hakkında aldığım soruları cevaplayıp, kendi tecrübelerimle bazı ipuçları vermeye çalışacağım.</p>



<h2 class="wp-block-heading">SIKÇA SORULAR SORULAR VE CEVAPLARI</h2>



<p></p>



<p></p>



<h2 class="wp-block-heading"><strong>Balıklar, balık bulucu ekranında neden bumerang, yay (arc) olarak görünür? </strong></h2>



<p></p>



<figure class="wp-block-gallery columns-3 is-cropped wp-block-gallery-4 is-layout-flex wp-block-gallery-is-layout-flex"><ul class="blocks-gallery-grid"><li class="blocks-gallery-item"><figure><img loading="lazy" decoding="async" width="1024" height="513" src="https://i0.wp.com/www.balikoltamda.com/wp-content/uploads/2020/03/konik-aci-ve-balik-1.jpg?resize=1024%2C513&#038;ssl=1" alt="" data-id="14137" data-full-url="https://www.balikoltamda.com/wp-content/uploads/2020/03/konik-aci-ve-balik-1.jpg" data-link="https://www.balikoltamda.com/?attachment_id=14137" class="wp-image-14137" srcset="https://i0.wp.com/www.balikoltamda.com/wp-content/uploads/2020/03/konik-aci-ve-balik-1.jpg?resize=1024%2C513&amp;ssl=1 1024w, https://i0.wp.com/www.balikoltamda.com/wp-content/uploads/2020/03/konik-aci-ve-balik-1.jpg?resize=300%2C150&amp;ssl=1 300w, https://i0.wp.com/www.balikoltamda.com/wp-content/uploads/2020/03/konik-aci-ve-balik-1.jpg?resize=768%2C385&amp;ssl=1 768w, https://i0.wp.com/www.balikoltamda.com/wp-content/uploads/2020/03/konik-aci-ve-balik-1.jpg?resize=1536%2C770&amp;ssl=1 1536w, https://i0.wp.com/www.balikoltamda.com/wp-content/uploads/2020/03/konik-aci-ve-balik-1.jpg?w=1916&amp;ssl=1 1916w" sizes="(max-width: 1024px) 100vw, 1024px" data-recalc-dims="1" /></figure></li><li class="blocks-gallery-item"><figure><img loading="lazy" decoding="async" width="1024" height="522" src="https://i0.wp.com/www.balikoltamda.com/wp-content/uploads/2020/03/konik-aci-ve-balik-2.jpg?resize=1024%2C522&#038;ssl=1" alt="" data-id="14138" data-full-url="https://www.balikoltamda.com/wp-content/uploads/2020/03/konik-aci-ve-balik-2.jpg" data-link="https://www.balikoltamda.com/?attachment_id=14138" class="wp-image-14138" srcset="https://i0.wp.com/www.balikoltamda.com/wp-content/uploads/2020/03/konik-aci-ve-balik-2.jpg?resize=1024%2C522&amp;ssl=1 1024w, https://i0.wp.com/www.balikoltamda.com/wp-content/uploads/2020/03/konik-aci-ve-balik-2.jpg?resize=300%2C153&amp;ssl=1 300w, https://i0.wp.com/www.balikoltamda.com/wp-content/uploads/2020/03/konik-aci-ve-balik-2.jpg?resize=768%2C391&amp;ssl=1 768w, https://i0.wp.com/www.balikoltamda.com/wp-content/uploads/2020/03/konik-aci-ve-balik-2.jpg?resize=1536%2C782&amp;ssl=1 1536w, https://i0.wp.com/www.balikoltamda.com/wp-content/uploads/2020/03/konik-aci-ve-balik-2.jpg?w=1916&amp;ssl=1 1916w" sizes="(max-width: 1024px) 100vw, 1024px" data-recalc-dims="1" /></figure></li><li class="blocks-gallery-item"><figure><img loading="lazy" decoding="async" width="1024" height="512" src="https://i0.wp.com/www.balikoltamda.com/wp-content/uploads/2020/03/konik-aci-ve-balik-3.jpg?resize=1024%2C512&#038;ssl=1" alt="" data-id="14139" data-full-url="https://www.balikoltamda.com/wp-content/uploads/2020/03/konik-aci-ve-balik-3.jpg" data-link="https://www.balikoltamda.com/?attachment_id=14139" class="wp-image-14139" srcset="https://i0.wp.com/www.balikoltamda.com/wp-content/uploads/2020/03/konik-aci-ve-balik-3.jpg?resize=1024%2C512&amp;ssl=1 1024w, https://i0.wp.com/www.balikoltamda.com/wp-content/uploads/2020/03/konik-aci-ve-balik-3.jpg?resize=300%2C150&amp;ssl=1 300w, https://i0.wp.com/www.balikoltamda.com/wp-content/uploads/2020/03/konik-aci-ve-balik-3.jpg?resize=768%2C384&amp;ssl=1 768w, https://i0.wp.com/www.balikoltamda.com/wp-content/uploads/2020/03/konik-aci-ve-balik-3.jpg?resize=1536%2C768&amp;ssl=1 1536w, https://i0.wp.com/www.balikoltamda.com/wp-content/uploads/2020/03/konik-aci-ve-balik-3.jpg?w=1919&amp;ssl=1 1919w" sizes="(max-width: 1024px) 100vw, 1024px" data-recalc-dims="1" /></figure></li></ul></figure>



<p>Yukarıdaki resimlerden anlaşılacağı üzere; her bir ok işareti bir ses dalgası olarak düşünüldüğünde, her bir ses dalgasının dönüştürücüye ulaşma hızı, aldığı yol açısından farklı olacaktır. Dalgaların bu şekilde ulaşmasının asıl nedeni  dönüştürücülerin konik olarak ses dalgalarını iletmesidir. Kısacası ister tekne hareketi, ister balık hareketi balığın yay, bumerang şeklinde görünmesini sağlar. Bu örnek için bu durum böyleyken, balık ve tekne hareketi şayet aynı yönde ve benzer hızda ise bu yay daha çok düz bir çizgi şeklinde görünecektir. <strong>Unutmamalısınız ki balığın büyüklüğünü, bu yayın uzunluğu değil, genişliği belli eder.</strong></p>



<p></p>



<h2 class="wp-block-heading">Cihaz ekranında gördüklerimi anlamıyorum. Yardımcı olur musunuz?</h2>



<p>Bu konuyu daha iyi aktarabilmek adına, daha önceden aldığım bir ekran görüntüsü üzerinden bazı konuları aktarmaya çalışacağım. Ekran görüntüsünde konuları özellikle numaralandırmayı tercih ettim.</p>



<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="1024" height="647" src="https://i0.wp.com/www.balikoltamda.com/wp-content/uploads/2020/03/ekran-goruntusu.jpg?resize=1024%2C647&#038;ssl=1" alt="" class="wp-image-14144" srcset="https://i0.wp.com/www.balikoltamda.com/wp-content/uploads/2020/03/ekran-goruntusu.jpg?resize=1024%2C647&amp;ssl=1 1024w, https://i0.wp.com/www.balikoltamda.com/wp-content/uploads/2020/03/ekran-goruntusu.jpg?resize=300%2C190&amp;ssl=1 300w, https://i0.wp.com/www.balikoltamda.com/wp-content/uploads/2020/03/ekran-goruntusu.jpg?resize=768%2C485&amp;ssl=1 768w, https://i0.wp.com/www.balikoltamda.com/wp-content/uploads/2020/03/ekran-goruntusu.jpg?w=1279&amp;ssl=1 1279w" sizes="(max-width: 1024px) 100vw, 1024px" data-recalc-dims="1" /><figcaption>Furuno TZTouch 2 bir cihaza ait ekran görüntüsü.<br> Bölünmüş ekranlarda en soldaki high frekans bir görüntünün yakınlaştırılmış hali (Bottom Zoom), onun sağında high frekans görüntünün kendisi (HF) ve sağ tarafta <strong>GPS Map </strong>görünmektedir. </figcaption></figure>



<ol><li>Balık sürüsü </li><li>Aşağı inen yem veya ipin yansıması</li><li>Scope olarak bilinen, çok önemli bulduğum ekran. Eğer scope ekranında balık çizgisini görmeye devam ediyorsanız, balığın üstündesiniz demektir.</li><li>Derinlik göstergesi. Ekranın sol alt kısmında da derinlik görünmektedir.</li><li>Zemin yapısı. Sarı gösterilen alan kumu ifade eder, koyu gri çamur alan anlamına gelir. Kaya ve çakıl bir zemin burada görünmüyor.</li><li>Verilen aksiyonun balığın ilgisini çektiği görülüyor, takipte.</li><li>Dibe inen ip ya da jigin peşinde birkaç balık. Genelde orta suda Akdeniz Bölgesi&#8217;nde bolca rastlanan yazılı orkinos ya da lambuka sürüleri bulunur.</li></ol>



<p></p>



<h2 class="wp-block-heading">Balığı nerede aramalıyım?</h2>



<p>Balıklar genellikle yaşam alanlarına göre aranmalıdır. Örneğin, beyaz lagos çamur içinde bulunabilirken, aynı zeminde bolca balon balığına da denk gelebilirsiniz. Ancak predatörlerin bir çoğu, reef olarak adlandırılan resiflerde ve yükselti ya da düşüşlerin sona erdiği alanlarda (tepe ve çukurlar) bulunmayı tercih ederler. Böylelikle hem yem sürülerine daha yakın olurlar hem de akıntıdan yararlanarak avcılıklarını arttırabilirler.</p>



<blockquote class="wp-block-quote is-layout-flow wp-block-quote-is-layout-flow"><p>Balon balıklarından uzak durmak istiyorsanız, kum ve çamur zeminlerde daha az dolaşmalısınız.</p></blockquote>



<figure class="wp-block-gallery columns-2 is-cropped wp-block-gallery-5 is-layout-flex wp-block-gallery-is-layout-flex"><ul class="blocks-gallery-grid"><li class="blocks-gallery-item"><figure><img loading="lazy" decoding="async" width="1024" height="640" src="https://i0.wp.com/www.balikoltamda.com/wp-content/uploads/2020/03/balik-nerede-olur.png?resize=1024%2C640&#038;ssl=1" alt="" data-id="14148" class="wp-image-14148" srcset="https://i0.wp.com/www.balikoltamda.com/wp-content/uploads/2020/03/balik-nerede-olur.png?resize=1024%2C640&amp;ssl=1 1024w, https://i0.wp.com/www.balikoltamda.com/wp-content/uploads/2020/03/balik-nerede-olur.png?resize=300%2C188&amp;ssl=1 300w, https://i0.wp.com/www.balikoltamda.com/wp-content/uploads/2020/03/balik-nerede-olur.png?resize=768%2C480&amp;ssl=1 768w, https://i0.wp.com/www.balikoltamda.com/wp-content/uploads/2020/03/balik-nerede-olur.png?w=1280&amp;ssl=1 1280w" sizes="(max-width: 1024px) 100vw, 1024px" data-recalc-dims="1" /><figcaption class="blocks-gallery-item__caption">Yukarıdaki resimde yükselti üzerinde bulunan bir balık sürüsünü görebilirsiniz.</figcaption></figure></li><li class="blocks-gallery-item"><figure><img loading="lazy" decoding="async" width="1024" height="640" src="https://i0.wp.com/www.balikoltamda.com/wp-content/uploads/2020/03/cukurda-balik.png?resize=1024%2C640&#038;ssl=1" alt="" data-id="14157" data-full-url="https://www.balikoltamda.com/wp-content/uploads/2020/03/cukurda-balik.png" data-link="https://www.balikoltamda.com/?attachment_id=14157" class="wp-image-14157" srcset="https://i0.wp.com/www.balikoltamda.com/wp-content/uploads/2020/03/cukurda-balik.png?resize=1024%2C640&amp;ssl=1 1024w, https://i0.wp.com/www.balikoltamda.com/wp-content/uploads/2020/03/cukurda-balik.png?resize=300%2C188&amp;ssl=1 300w, https://i0.wp.com/www.balikoltamda.com/wp-content/uploads/2020/03/cukurda-balik.png?resize=768%2C480&amp;ssl=1 768w, https://i0.wp.com/www.balikoltamda.com/wp-content/uploads/2020/03/cukurda-balik.png?w=1280&amp;ssl=1 1280w" sizes="(max-width: 1024px) 100vw, 1024px" data-recalc-dims="1" /><figcaption class="blocks-gallery-item__caption">Yükseltiler arasındaki sahanlıklarda da balıklar barınmayı sevmektedir.</figcaption></figure></li></ul></figure>



<p></p>



<p>Umarım makalemi yararlı bulmuşsunuzdur. Makalede birçok siteden yardım alarak, tecrübelerimi bilimsel veriler eşliğinde aktarmaya çalıştım. Done olarak Furuno ürünlerini kullandığım için onları kullanmak durumunda kaldım. Grafikler herhangi bir markanın reklamı amacı ile kullanılmamıştır. </p>



<p>Teknolojinin getirileriyle güne değişecek bir konu olduğundan, makalemi de sürekli olarak geliştirecek ve güncelleyeceğim. Yazılarımın https://www.balikoltamda.com dışında izinsiz olarak ve kaynak gösterilmeden paylaşılması telif hakları kanununa aykırıdır.</p>



<p>Bilginize saygıyla sunarım.</p>
<p>The post <a href="https://www.balikoltamda.com/balik-bulucular-fish-finder-nedir-ve-nasil-calisir-balik-bulucu-terminolojisini-ogrenelim/">Balık bulucu (fish finder) nedir ve nasıl çalışır? Balık bulucu terminolojisini öğrenelim</a> appeared first on <a href="https://www.balikoltamda.com">Balık Oltamda</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.balikoltamda.com/balik-bulucular-fish-finder-nedir-ve-nasil-calisir-balik-bulucu-terminolojisini-ogrenelim/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">14053</post-id>	</item>
		<item>
		<title>BALIKÇILIK VE ELEKTRİK ÇARPMALARINA BAĞLI YARALANMALAR</title>
		<link>https://www.balikoltamda.com/balikcilik-ve-elektrik-carpmalari/</link>
					<comments>https://www.balikoltamda.com/balikcilik-ve-elektrik-carpmalari/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 20 Oct 2019 18:04:47 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Makaleler]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.balikoltamda.com/?p=13563</guid>

					<description><![CDATA[<p>Bu makalemde; kıyı ya da tekne balıkçılığı esnasında, sonuçları ağır yaralanma hatta ölümcül olabilen elektrik çarpmalarına karşı nasıl korunacağınızı detaylı ve kaynak göstererek anlatmaya çalışacağım. Belki de bazı okuyucularımız, elektrik çarpması ve balıkçılığın ne alakası var diyebilir, hemen detaylara geçelim ELEKTRİK ÇARPMALARI NASIL GERÇEKLEŞİYOR? Yüksek gerilim hatlarına yakınlık ve hava şartlarına bağlı olarak yıldırım çarpmaları [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.balikoltamda.com/balikcilik-ve-elektrik-carpmalari/">BALIKÇILIK VE ELEKTRİK ÇARPMALARINA BAĞLI YARALANMALAR</a> appeared first on <a href="https://www.balikoltamda.com">Balık Oltamda</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Bu makalemde; kıyı ya da tekne balıkçılığı esnasında, sonuçları ağır yaralanma hatta ölümcül olabilen elektrik çarpmalarına karşı nasıl korunacağınızı detaylı ve kaynak göstererek anlatmaya çalışacağım. Belki de bazı okuyucularımız, elektrik çarpması ve balıkçılığın ne alakası var diyebilir, hemen detaylara geçelim</p>



<p><strong>ELEKTRİK ÇARPMALARI NASIL GERÇEKLEŞİYOR?</strong></p>



<p>Yüksek gerilim hatlarına yakınlık ve hava şartlarına bağlı olarak yıldırım çarpmaları ya da statik elektrik yükleri balıkçılarda elektrik çarpmalarına neden olmaktadır.</p>



<p><strong>a )  YÜKSEK GERİLİM HATLARINA YAKINLIK</strong></p>



<p>Özellikle göl kenarlarında ya da şehir dışı bölgelerde, bakir mera peşinde olan balıkçı dostlarımız yüksek gerilim hatlarının geçtiği bölgelere daha çok denk gelebilmektedir. Minimum 220 Volt olmak üzere, 400.000 Volta kadar elektrik akımı geçiren bu hatlar,  30 metre mesafeden elektrik çarpma tehlikesi taşımaktadır.</p>



<p>Yurt dışı birçok kaynak, bu tip yüksek gerilim hatlarının olduğu yerlerde <strong>minimum 30 metre mesafe kuralının uygulanması gerektiğini belirtiyor</strong> ve bu 30 metre mesafeyi nasıl ayarlamamız gerektiğini de örneklerle sunmuşlar. </p>



<div style="height:50px" aria-hidden="true" class="wp-block-spacer"></div>



<hr class="wp-block-separator is-style-dots"/>



<div class="wp-block-jetpack-tiled-gallery aligncenter is-style-columns"><div class="tiled-gallery__gallery"><div class="tiled-gallery__row"><div class="tiled-gallery__col"><figure class="tiled-gallery__item"><img decoding="async" srcset="https://i2.wp.com/www.balikoltamda.com/wp-content/uploads/2019/10/2.png?strip=info&#038;w=600&#038;ssl=1 600w,https://i2.wp.com/www.balikoltamda.com/wp-content/uploads/2019/10/2.png?strip=info&#038;w=897&#038;ssl=1 897w" alt="" data-height="642" data-id="13570" data-link="https://www.balikoltamda.com/?attachment_id=13570" data-url="https://www.balikoltamda.com/wp-content/uploads/2019/10/2.png" data-width="897" src="https://i2.wp.com/www.balikoltamda.com/wp-content/uploads/2019/10/2.png?ssl=1"/></figure></div><div class="tiled-gallery__col"><figure class="tiled-gallery__item"><img decoding="async" srcset="https://i0.wp.com/www.balikoltamda.com/wp-content/uploads/2019/10/1.png?strip=info&#038;w=600&#038;ssl=1 600w,https://i0.wp.com/www.balikoltamda.com/wp-content/uploads/2019/10/1.png?strip=info&#038;w=636&#038;ssl=1 636w" alt="" data-height="682" data-id="13569" data-link="https://www.balikoltamda.com/?attachment_id=13569" data-url="https://www.balikoltamda.com/wp-content/uploads/2019/10/1.png" data-width="636" src="https://i0.wp.com/www.balikoltamda.com/wp-content/uploads/2019/10/1.png?ssl=1"/></figure></div></div></div></div>



<hr class="wp-block-separator is-style-dots"/>



<p><strong>YÜKSEK GERİLİM HATTI RİSKİ VARSA, NELERE DİKKAT EDİLMELİDİR?</strong></p>



<ul><li>Minimum 30 metre mesafe kuralıyla, yukarıdaki örneklerde olduğu gibi gerilim hattından uzak durulmalıdır.</li><li>Bölgede çok sık veya yüksek bitki örtüsü var ise o bölgede av yapmaktan kaçınılmalıdır. Görünemeyecek tehlikelerle karşı karşıya kalabilirsiniz.</li><li>Bölgede yüksek gerilim hattı tabelası olup olmadığını ve eğer varsa tabela üzerindeki özel durumları mutlaka okuyunuz.</li><li>Yüksek gerilim hatlarının bazen telefon direkleri gibi, ahşap olan direkler olabileceğini unutmayın. </li><li>Bilmediğiniz bölgelerde geceleyin ya da karanlık zamanlarda av yapmayınız.</li><li>Karbon olmayan, fiber olarak bilinen kamışların da ıslandığı zaman dış yüzeyinden elektrik geçirebildiğini unutmayın.</li></ul>



<div style="height:30px" aria-hidden="true" class="wp-block-spacer"></div>



<p><strong>b ) YILDIRIM TEHLİKESİ VE STATİK ELEKTRİK YÜKLERİ</strong></p>



<p>Yıldırım, bulut ile yer arasında meydana gelen yüksek gerilimli bir elektrik boşalmasıdır. Yıldırımın meydana gelebilmesi için bulut ve yerin farklı elektrik yüklerine sahip olması ve belirli bir potansiyel farka erişmesi gerekmektedir. Genellikle bulutun yere yakın olan bölümleri negatif, yer ise pozitif yüklü elektriğe sahiptir. </p>



<p>Bazı koşullarda bunun tersi de olabilir. Bulutla yer arasındaki potansiyel farkı artarak belirli bir değere eriştiğinde, hava iletken olmamasına rağmen hava içerisinde iletken bir kanal oluşur ve elektriksel boşalma başlar, yani yıldırım meydana gelir. Yıldırım olayı, her ne kadar yıldırım düşmesi olarak bilinse de bulut ile yer arasındaki negatif ve pozitif elektrik yüklerinin pozisyonlarına göre bazen buluttan yere doğru, bazen de yerden buluta doğru olmaktadır. </p>



<p>Yıldırım, sadece dikey gelişmeli bulut olan kümülonimbus (Cb) bulutunun varlığında oluşabilir. Normal bir vatandaş için Cb bulutunu tespit etmek zor olabilir, ancak sağanak yağış, şimşek ve gök gürültüsünün olması, Cb bulutunun varlığını gösterir. (Kaynak : Yeni Şafak)</p>



<p>Yağmur yağışı olsun ya da olmasın, elektrik yüklü bulutlar (kümülonimbus ) uzak değilse, yakın çevrede şimşek ya da yıldırım gözlemliyorsanız, ilk yapmanız gereken şey, kamışları hiç açmadan güvenli bir bölgede beklemektir. </p>



<p> Elektrik yüklü bulutların yarattığı statik elektrik yükünü, özellikle grafit olarak adlandırılan ve çok iyi iletken olan karbon kamışlarla her an vücudunuzda hissedebilirsiniz. Eğer şanslıysanız, ufak elektrik çarpmaları yaşayabilirsiniz. Şans faktörünün yanınızda olmadığında da ölümcül vakalarla karşılaşacağınız bir risk ile karşı karşıya olduğunuzu bilmeniz gerekiyor.  Örnek olması açısından, bunu oyun haline getiren iki kişinin havadaki statik elektrik yüküyle nasıl çarpıldığını ve kamıştan gelen çatırdamayı sizlere izletmek istiyorum: </p>



<p></p>



<figure class="wp-block-video"><video controls src="https://www.balikoltamda.com/wp-content/uploads/2019/10/elektrik-carpmasi-113.mp4"></video><figcaption>Bu videoda Tolga Him isimli arkadaşımız balığı yakalıyor ve 72. saniyede statik elektrik yükünü karbon kamışında fazlasıyla hissediyor. (1. dakika, 12. saniye)</figcaption></figure>



<figure class="wp-block-video"><video controls preload="auto" src="https://www.balikoltamda.com/wp-content/uploads/2019/10/elektrik-carpmasi.mp4"></video><figcaption>Yurt dışında yemli avcılık yapan diğer balıkçılar ve kamışlarında statik elektrik yükünün çatırdaması</figcaption></figure>



<p><strong>HAVA ŞARTLARINDAN DOĞABİLECEK TEHLİKELERİN ÖNÜNE GEÇMEK ADINA NELERE DİKKAT EDİLMELİDİR?</strong></p>



<ul><li>Mutlaka ama mutlaka güncel hava durumunu birkaç kaynaktan incelemeden, avlak bölgesine gitmeyiniz.</li><li>Hava durumuna rağmen, yağmur bulutlarını ve şimşekleri yakın çevrenizde görüyorsanız, kamışları hiç açmadan güvenli bir yerde bekleyiniz. Vadiler ve hendekler gibi alçak alanlarda barınak bulmaya çalışınız. </li><li>Ağaçlar, bayrak direkleri, telefon ve posta direkleri gibi uzun objelerden uzaklaşın. </li><li>Elektrik çarpmalarına karşı dayanıklı malzemeden üretilmiş çizme ya da botlar giymeyi ihmal etmeyin. Unutmayın ki ıslanan bot ya da çizmeler de elektriği iletecektir.</li><li>Grafit olarak bilinen karbon kamışlar kullanmaktan kaçının. Birçok yeni nesil kamış hafif olması adına karbondan üretilmiştir. Karbon malzemeler iletkenlik açısından oldukça iyidir ve bu tip zamanlarda dezavantaj doğurur. Fiber kamışların da yine yukarıda ilettiğimiz üzere, ıslandığında elektriği ileteceğini unutmayınız.</li><li>Açık arazide iseniz yere ayaklarınız birleşik şekilde çömelerek oturun, kesinlikle yere yatmayın.</li><li>Su üzerinde iseniz, derhal karaya çıkmaya çalışın.</li><li>Açık arazide gruplar halinde durmayınız.</li><li>Üzerinizdeki tüm metal objelerden kurtulun. </li><li>Hiçbir tehlike gözlemlemediğiniz halde, kamışınıza temas ettiğinizde statik elektrik hissediyorsanız, hemen kamışları kapatarak güvenli bir yerde bekleyiniz. </li></ul>



<p><strong>ELEKTRİK ÇARPTIĞINDA İLK YARDIM NASIL OLMALIDIR?</strong></p>



<p>Yıldırım kurbanları daima ölüm halinde değillerdir. Eğer bir kişi yıldırım tarafından çarpılırsa, o kişi hiçbir elektrik yükü taşımaz ve bu nedenle ona dokunabilirsiniz. O kişi yıldırım tarafından çarpılma neticesinde yanmış ve şiddetli bir elektrik şoku almış olacaktır ve de usulüne uygun yapılacak bir ilkyardımla düzelebilecek bir kalp durması söz konusu olabilecektir.</p>



<p>Görünüşte yıldırım çarpması neticesinde ölmüş gibi görünen çoğu insan eğer çabuk hareket edilirse düzgün bir tıbbi yardımla yeniden hayata döndürülebilir. Bir grup insan yıldırımdan etkilendiğinde, ölü gibi görünenlere ilk tedavi yapılmalıdır. Kendinde olmayan, fakat nefes alıp verenler muhtemelen kendilerine geleceklerdir.</p>



<p>Zaman yitirmeden&nbsp;<strong>112 Acil Servis&nbsp;</strong>telefonunu arayın veya arattırın.</p>



<p>İlkyardım, beyinde geri dönülemez bir zarar oluşmasını önlemek için 4 ila 6 dakika içerisinde bu nefes alamayan kişilere verilmelidir. Suni solunum, erişkinlerde her 5 saniyede bir ve bebek ve küçük çocuklarda her üç saniyede bir uygulanmalıdır.</p>



<p>Eğer kurban nefes almıyorsa ve nabız yoksa, kalbe ve akciğere canlandırma gereklidir. Bu suni teneffüs ile harici kalp masajının bir kombinasyonudur. Bu tıbbi müdahale, iyi yetiştirilmiş kişiler tarafından uygulanmalıdır.</p>



<p>Sadece sersemlemiş ve yaralanmamış gibi görünen kurbanlara da ilkyardım uygulayın. Özellikle kıvrımların ve mücevheratların yakınlarındaki el ve ayak parmaklarını yanıklar için kontrol edin. Kurbanın yürümesine izin vermeyin.</p>



<p>Kaynak : Dr. Ülkümen Rodoplu<br></p>



<p><strong>ELEKTRİK ÇARPMASI DURUMUNDA VÜCUDUMUZ NASIL ETKİLENİR?</strong></p>



<p>Akım, vücuda giriş yeri olarak adlandırılan bir noktadan girer (çoğunlukla eller)ve sonra çıkış yeri olarak adlandırılan bir çıkış noktasında (genellikle elektrik kaynağının toprak veya nötr iletkeni) ile vücudu bırakır.</p>



<p> Ölümcül elektrik çarpmasında, yaşam için tehdit oluşturan üç ana olay meydana gelebilir: </p>



<ul><li>En yaygın olanı akıntının kalpten geçişidir. Ölümcül süreç, genellikle asistol ile biten bir ventriküler fibrilasyon olan kardiyak aritmidir. Bilim ve Teknolojiler Cilt IV, Sayı 1, 2014 Tıp 148</li><li>Daha az sıklıkla, akımın göğsün ve karnın içinden geçmesi, interkostal kasların ve diyaframın spazmı nedeniyle solunum felci yaratabilir.</li><li>Nadiren, akım baş ve boyundan geçer. Bu gibi durumlarda, beyin sapı üzerinde doğrudan bir etki olabilir, böylece kalp ve solunum merkezleri felç olur.</li></ul>



<p>Doğru akımın alternatif akımdan daha az tehlikeli olduğu iyi bilinmektedir, çünkü kardiyak aritmilerin yanı sıra kurban formunun canlı iletkeni serbest bırakmasını önleyen tetanik kas spazmı oluşturması daha olasıdır. Ayrıca, hasarın derecesi, içinden geçen gerçek elektrik miktarıyla orantılıdır. Bu miktar, birim zamandaki elektron sayısı ile ifade edilir. Ohm Yasasına göre, akım uygulanan gerilime, dokunun direncine ve akımın aktığı zamana bağlıdır.. Elektrik akımının önündeki en büyük engel cilttir. Derinin direnci, keratin kaplı epidermisin kalınlığına göre büyük ölçüde değişir (tabanlarda ve parmak aralarında daha fazladır). Vücut yüzeyindeki temas noktası, elektrik yanıkları veya elektriksel işaretler olarak adlandırılan cilt lezyonları bırakabilir. </p>



<p>Deride iz bırakmadan ölümcül elektrik çarpması olabileceği vurgulanmalıdır. Deri lezyonu, epidermisin ve dermisin, akım geçtikçe ısınmasını sağlayan termal bir yanıktır. Adli Tıp ve Deontoloji Anabilim Dalı&#8217;nda incelenen vakaların çoğunda, giriş ve çıkış yerlerinde elektrik yanığı ve neredeyse tüm insan vücudunun kömürleştiği tespit edildi. </p>



<p>Kaynak : </p>



<p> 1. Knight, B. (1992) Forensic pathology, pp.294-306  </p>



<p>2. John Cadick et. al (ed.) Electrical Safety Handbook Third Edition, McGraw Hill,2005 ISBN 0-07-145772-0 page 1-4 </p>



<p>3. Valença-Filipe R., Egipto P., Horta R., Braga JM., Costa J., Silva A. (2014).Electrical burns in  sports  fishing: A  case  report..  pii: S0305-4179(14)00078-3.  doi:  10.1016/j.burns.2014.02.018., PUBMED-abstract; </p>



<p>4. Fodor L1, Bota IO, Abbas Y, Fodor M, Ciuce C. (2011) Electricity and fishing &#8211; a dangerous mix.37(3):495-8. doi: 10.1016/j.burns.2010.09.010. PUBMED-abstract; </p>



<p>5. Logan MA., Electrical  burns  caused by fishing rod contact with overhead  electric  cables: a potential hazard to fishermen. 1993 Dec;19(6):535-7. PUBMED &#8211; abstract; </p>



<p>6. Price  T,  Cooper  MA:  Electrical  and  Lightning  Injuries,  Rosen&#8217;s  Emergency  Medicine, Concepts and Clinical Practices, 6th Edition, 2006 </p>



<p></p>



<p></p>
<p>The post <a href="https://www.balikoltamda.com/balikcilik-ve-elektrik-carpmalari/">BALIKÇILIK VE ELEKTRİK ÇARPMALARINA BAĞLI YARALANMALAR</a> appeared first on <a href="https://www.balikoltamda.com">Balık Oltamda</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.balikoltamda.com/balikcilik-ve-elektrik-carpmalari/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		<enclosure url="https://www.balikoltamda.com/wp-content/uploads/2019/10/elektrik-carpmasi.mp4" length="3770183" type="video/mp4" />
<enclosure url="https://www.balikoltamda.com/wp-content/uploads/2019/10/elektrik-carpmasi-113.mp4" length="15732331" type="video/mp4" />

		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">13563</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Akıntı ve rüzgar varken nasıl avlanmalısınız?</title>
		<link>https://www.balikoltamda.com/akinti-ve-ruzgar-varken-nasil-avlanmalisiniz/</link>
					<comments>https://www.balikoltamda.com/akinti-ve-ruzgar-varken-nasil-avlanmalisiniz/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 01 Dec 2018 13:54:10 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Makaleler]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.balikoltamda.com/?p=11773</guid>

					<description><![CDATA[<p>Bu makalemde tekne avcılığı yaparken, sürüklenen bir teknede slow jigging yapmaya çalışıyorsanız, verimi nasıl arttırabileceğinizden bahsedeceğim. Çünkü jigin kamışınıza dikey inmesi ve suyu da dik kesmesi performans/verimlilik dengesi açısından çok önemlidir. Ancak birçok bölgede bu ideal şartları yakalamak oldukça zordur. Bazen de size ait olmayan bir teknede kötü bir kaptanla ya da slow jigging için [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.balikoltamda.com/akinti-ve-ruzgar-varken-nasil-avlanmalisiniz/">Akıntı ve rüzgar varken nasıl avlanmalısınız?</a> appeared first on <a href="https://www.balikoltamda.com">Balık Oltamda</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Bu makalemde tekne avcılığı yaparken, sürüklenen bir teknede slow jigging yapmaya çalışıyorsanız, verimi nasıl arttırabileceğinizden bahsedeceğim. Çünkü jigin kamışınıza dikey inmesi ve suyu da dik kesmesi performans/verimlilik dengesi açısından çok önemlidir. Ancak birçok bölgede bu ideal şartları yakalamak oldukça zordur. Bazen de size ait olmayan bir teknede kötü bir kaptanla ya da slow jigging için uygun olmayan şartlarda avlanmanız (ters rüzgar ve akıntı gibi) ve buna göre hareket etmeniz gerekebilir. Bu yüzden sözü fazla uzatmadan, ana başlıklar halinde seçimlerinizi nasıl gözden geçirmeniz gerektiğini aktaracağım.</p>
<p><strong>Daha ağır bir jig kullanın.</strong></p>
<p>Normal şartlar altında, eğer jiginiz denizde dik olarak durabiliyorsa, bu durumda ideal jig ağırlığı, derinliğin iki katı kadardır. Bunu <a href="https://www.balikoltamda.com/slow-jigging-nedir/">slow jigging nedir?</a> makalemiz altında önceden incelemiştik. Örneğin, 150 metre derinlikte 300 gr. jig kullanmanız ideal şartlarda yeterlidir. Şayet jig ağırlığınız, derinliğe bağlı olarak suya dik olarak inmenize izin vermiyorsa, arttırılmalıdır. Bu dengeyi 2 katına kadar çıkarttığınız durumlar olabilir. Örneğin 150 metrede 600 GR jig kullanmanız gerekebilir. Eğer buna uygun bir kamışınız yoksa, diğer ipuçları ile çözüm bulmaya çalışacağız.</p>
<p><strong>Çabuk düşen bir jig kullanın.</strong></p>
<p>Slow jiggingin en önemli prensibi, jiging mümkün olduğunca fazla yüzmesidir. Çünkü yüzen bir jig, avcı balığın daha çok ilgisini çekecek ve ısırması için ona daha fazla süre tanıyacaktır. Ancak değişen su etkisi ve dinamikler nedeniyle jiginiz balığın olduğu alanda dibi bulamazsa, hedeflediğiniz balığa hiç ulaşamayacağınız anlamına gelir. (akıntı veya tekneyi sürükleyen rüzgar gibi etkenler ipinizi tutarak, jigin istediğiniz alanda dibe inmesini engelleyecektir.)  Bu yüzden bazı töleranslar ile birlikte balığın olduğu alana inerek, slow jigging yapabilmek avantajdır.</p>
<p>Slide ya da leaf fall olarak birçok jig ambalajının arkasında aksiyon modelleri yazar. Bu tip aksiyona sahip jigler, düşüş esnasında sağ ve sol yaparak, aynı bir yaprağın ağaçtan yere düşüşü gibi yavaş yavaş sağ sol yaparak inerler. Bu tip yemler yukarıda da belirttiğimiz gibi ideal şartlar altında en tercih edeceğimiz jigler iken, drift yapan bir tekne üzerinde sadece sığ sularda denenmelidir. Örneğin Seafloor control markasının Rector ürünü bu tip bir jigtir. Biz yine aynı markanın, ARC, Messiah, Spunky ve Cranky modellerini bu tip şartlarda daha çok tercih etmeliyiz.</p>
<p>Özetleyecek olursak; ağırlık, her ne kadar jigging yaparken dibi çabuk bulmak için önemli olsa da su rezistansı düşük olan jigler de bize avantaj sağlarlar.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="size-medium wp-image-11776 alignleft" src="https://i0.wp.com/www.balikoltamda.com/wp-content/uploads/2018/12/free-drifting.jpg?resize=300%2C300&#038;ssl=1" alt="" width="300" height="300" srcset="https://i0.wp.com/www.balikoltamda.com/wp-content/uploads/2018/12/free-drifting.jpg?resize=300%2C300&amp;ssl=1 300w, https://i0.wp.com/www.balikoltamda.com/wp-content/uploads/2018/12/free-drifting.jpg?resize=150%2C150&amp;ssl=1 150w, https://i0.wp.com/www.balikoltamda.com/wp-content/uploads/2018/12/free-drifting.jpg?resize=50%2C50&amp;ssl=1 50w, https://i0.wp.com/www.balikoltamda.com/wp-content/uploads/2018/12/free-drifting.jpg?resize=298%2C298&amp;ssl=1 298w, https://i0.wp.com/www.balikoltamda.com/wp-content/uploads/2018/12/free-drifting.jpg?w=350&amp;ssl=1 350w" sizes="(max-width: 300px) 100vw, 300px" data-recalc-dims="1" /><strong>Daha ince bir ip kullanın.</strong></p>
<p>Slow jiggingte her zaman ip kullanmanın öneminden bahsediyoruz. Bölgenizde taş arasına girmemesi ya da sürtmemesi için, dipten hızlıca kesmek zorunda olduğumuz orfoz, lagos ya da büyük kuzu balıkları gibi balıklar yoksa, PE 1.5 bir ip, slow jigging için oldukça idealdir. Ancak ben kendi avlarımda PE 2 ip ile derin suda (100-150 metre arası) oldukça başarılı avlar yapıyorum. Eğer daha sığ sularda avlanıyorsanız ve akıntı çok ise ipinizi kaliteli ürünlerden seçim yaparak, PE1 civarına çekebilirseniz suyun ip üzerinde yarattığı etkiyi yine minimuma indirebilirsiniz. İp, misinaya göre daha ince, hafif ve su tutma etkisi az olduğundan, slow jiggingte daha başarılıdır.</p>
<p><strong>Aksiyonlarınızı değiştirin.</strong></p>
<p>Akıntı altındayken, vereceğiniz küçük aksiyonlar hidrodinamik gereği su tarafından absorbe olacak ve bir işe yaramayacaktır. Bu yüzden daha şiddetli aksiyonlar vermeniz gerekmektedir. Bu tip durumlarda en başarılı aksiyonlar, long fall yapmaktan geçer. Ancak burada dikkat edeceğiniz önemli bir nokta var. Soldaki şekilde, B hareketi yaptığınızda, aslında sadece ipin boşluğunu yukarı kaldırmaktan başka birşey yapmadığınızı da görebilirsiniz. Doğru aksiyon, gerekirse kamışı suya 45 derece açıyla tutup, yana doğru çekerek, jigin sizi takip edebilmesini sağlamaktan geçer (Örneğin, teknenin sancak tarafında iken; sancak kıç omuzluktan, iskele baş omuzluğa doğru). Bu tip durumlarda long fall yaparken, maksimum sarım miktarı 1/4 tur civarında olmalıdır. Çünkü tekneniz de bir yandan sürükleneceği için, long fall esnasında zaten uzunca bir düşüş süresi yakalamış olursunuz. Son olarak; jig ipindeki tansiyon dediğimiz gerginliği de mutlaka takip etmelisiniz. Jigin eğer sürekli sizden uzaklaştığını ve dibe düşmediğini hissediyorsanız, mutlaka daha ağır ya da daha hızlı düşen bir jig seçimi yapmalısınız.</p>
<p><strong>Rüzgar üstü yol alın.</strong></p>
<p>Balığı gördüğünüzde şayet rüzgarı pruvanıza alır ve rüzgar üstü yol alırsanız, balığı 5-10 metre geçtikten sonra jigi bırakarak, teknenin ve jigin balığın üstüne doğru sürüklenmesini sağlamış olursunuz. Ayrıca paraşüt diye bilinen teknenin sürüklenmesini su içinde bırakılarak minimuma indiren ürünler de bulunmaktadır.</p>
<p><strong>Trolling (sırtı) motoru opsiyonları</strong></p>
<p>Teknoloji her alanda olduğu gibi, balıkçılıkta da fark yaratıyor. Şu zamanda balıkçı olmak büyük bir keyifken, balık olmak gerçekten zor bir durum. Akıntı olmayan ancak yüksek rüzgar aldığınız durumlarda, tekneyle baş edememe sorunları yaşıyor ve tecrübe eksikliğinin dışında fiziksel olarak yetersiz kalıyorsanız, <strong>Motor Guide</strong> ya da <strong>Minn Kota</strong> gibi ürünler işinizi fazlasıyla kolaylaştıracaktır.</p>
<p>Bu ürünler direkt akü bağlantısı, <strong>GPS map</strong> ve uzaktan kumanda opsiyonu ile balığı gördüğünüzde işaretleme yapıp, GPS üzerinden aynı noktada kalmanızı sağlamaktadır. Maliyetli ürünler olmakla birlikte, Çanakkale gibi sürekli rüzgar olan bölgelerde, oldukça gereklidir.</p>
<p>Başka bir makalemizde görüşmek üzere, esen kalın.</p>
<p>Not : Bu makaledeki bazı başlıklar ve örnek resim angler-secrets isimli siteden alınmış ve Türkçe&#8217;ye kendi tecrübelerimle birlikte aktarılmıştır.</p>
<p>The post <a href="https://www.balikoltamda.com/akinti-ve-ruzgar-varken-nasil-avlanmalisiniz/">Akıntı ve rüzgar varken nasıl avlanmalısınız?</a> appeared first on <a href="https://www.balikoltamda.com">Balık Oltamda</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.balikoltamda.com/akinti-ve-ruzgar-varken-nasil-avlanmalisiniz/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">11773</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Slow jigging nedir?</title>
		<link>https://www.balikoltamda.com/slow-jigging-nedir/</link>
					<comments>https://www.balikoltamda.com/slow-jigging-nedir/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 09 Aug 2018 22:36:22 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Makaleler]]></category>
		<category><![CDATA[slow jigging]]></category>
		<category><![CDATA[slow jigging aksiyonları]]></category>
		<category><![CDATA[slow jigging kamışları]]></category>
		<category><![CDATA[slow jigging makineleri]]></category>
		<category><![CDATA[slow jigging nedir]]></category>
		<category><![CDATA[slow jigging tavsiye]]></category>
		<category><![CDATA[slow jigging yemleri]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.balikoltamda.com/?p=10861</guid>

					<description><![CDATA[<p>Makaleme başlamadan önce kullanılan kavramlarla ilgili bir önsöz yazmak istiyorum. Birçok alanda olduğu gibi balıkçılık sektöründe de avlanma teknikleri ve kullanılan malzemeler, ülkemizde yabancı terimlerle kullanılmaktadır. Ben de makalemde birçok terimin ülkemizde bilindiği şekilde yabancı terimlerle aktarılmasının, hem malzemenin edinimi hem de malzemelerin detayları ile ilgili bilgiye dünya genelinde ulaşmanız açısından kolaylık sağlayacağına inanıyorum. Elden [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.balikoltamda.com/slow-jigging-nedir/">Slow jigging nedir?</a> appeared first on <a href="https://www.balikoltamda.com">Balık Oltamda</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Makaleme başlamadan önce kullanılan kavramlarla ilgili bir önsöz yazmak istiyorum. Birçok alanda olduğu gibi balıkçılık sektöründe de avlanma teknikleri ve kullanılan malzemeler, ülkemizde yabancı terimlerle kullanılmaktadır. Ben de makalemde birçok terimin ülkemizde bilindiği şekilde yabancı terimlerle aktarılmasının, hem malzemenin edinimi hem de malzemelerin detayları ile ilgili bilgiye dünya genelinde ulaşmanız açısından kolaylık sağlayacağına inanıyorum. Elden geldiğince de parantez içlerinde Türkçe’lerini aktarmaya çalışacağım.</p>



<p><strong>Slow jigging (yavaş jigleme)</strong> üzerine olacak makalemi; diğer tekniklerden ayıracak bilgileri de giriş kısmında aktararak ve detaylı bir bilgi edinimi sağlayacağınıza yürekten inanarak sizlere sunuyorum…</p>



<div style="height:50px" aria-hidden="true" class="wp-block-spacer"></div>



<h2 class="has-text-align-left wp-block-heading"><strong>JIG NEDİR? JIGGING TERİMİ NEDEN KULLANILIR?</strong></h2>



<p></p>



<p><strong>Jig</strong> ülkemizde <strong>seğirtme</strong> olarak ta bilinen ama modern formda çok daha başarılı hale getirilmiş, hammaddesi genellikle kurşun olan ve boya ya da kaplamalarla sahte balık dizaynı kazandırılmış malzemelerdir. Maliyet kaygısı olmadığında; profesyonellerin seçimi olarak jigin boyutunu da küçültmek adına tungstenden de üretildiği bilinmektedir. Boyutun neden önemli olduğunu diğer başlıklar altında detaylı olarak inceleyeceğiz.</p>



<p><strong>Jigging</strong>; jigleme olarak Türkçe’leştirilebilir. Jig ile yapılan aksiyonların ve hatta tekniğin genel adı olarak bilinmektedir. Türkiye’de jigging, birçok farklı kategoriler altında uzun yıllardır yapılmaktadır.</p>



<div class="wp-block-group"><div class="wp-block-group__inner-container is-layout-flow wp-block-group-is-layout-flow">
<div style="height:50px" aria-hidden="true" class="wp-block-spacer"></div>
</div></div>



<h2 class="has-text-align-left wp-block-heading"><strong>JIGGING TEKNİKLERİ NELERDİR?</strong></h2>



<p></p>



<ul><li><strong>Vertical Jigging (Düşey Jigleme) : </strong>Vertical kelimesi İngilizce’de düşey ya da dikey anlamına gelmektedir. Bir çok bölgede <strong>speed jigging</strong> (<strong>hızlı jigleme</strong>)olarak ta bilinmektedir. Yakalanacak balığın türüne bağlı olarak; genellikle en dibe kadar jigin batırılması, ardından kamışa aksiyon vererek hızlı sarım tekniği ile jigin en yukarıya kadar çekilmesi ile yapılır. Örneğin; hedeflenen balık en dipte yaşayan bir taş balığı ise, vertical jigging dipten balığın yükselebileceği alana kadar yapılıp, geri salınması ile başarı arttırılabilir. <u>Bu aslında tüm teknikler için doğru bir uygulamadır.</u> Slow jiggingin ön plana çıkması ile birlikte eski geçerliğini çok yorucu olduğundan ötürü kaybetmiştir.</li></ul>



<ul><li><strong>Light Jigging (Hafif jigleme) : </strong>Light jigging aslında tüm jigging teknikleri için kullanılabilir bir terimdir. Hafif jiglerle ve ince takımlarla uygulanan bir tekniktir. Hafif kelimesi balığa göre göreceli bir kavram olduğundan, bu konuyu diğer başlıklarda olduğu gibi ayrı bir konu altında detaylı olarak inceleyeceğiz. Ancak PE 1 (0.20 mm) altında ip (braid), 0.30 mm lider misina ve maksimum 100 gr.’a kadar jigler tercih edilerek uygulanmaktadır. Ancak bu ölçüleri tanımlama yapmak için kesin bunlardır diye sınırlamak ise kesinlikle yanlıştır. Örneğin; LRF (Light rock fishing) tekniği ile formu biraz daha değişmiş, farklı metotlarla genişlediği bilinmektedir.</li><li><strong>Shore jigging (Kıyıdan jigleme) : </strong>Spin – At-çek tekniğinde kullanılan malzemelerden biraz daha ağır malzemeler kullanılarak uygulanan tekniktir. Genellikle 5000’lik makine, 270 cm.’in üzeri kamışlar ve minimum PE 2 ip kullanımı ve 0.35 mm. şok liderin (shock leader) gerekli olduğunu düşündüğüm tekniktir. Kıyıdan uygulanıyor olması, tekne avcılığına göre birçok risk taşıdığı anlamına gelmektedir. Balığın kıyıdan yatay olarak çekiliyor olmasıyla birlikte, kayalara sürtme riskini her zaman göz önünde bulundurmak gerekmektedir. Bu bağlamda da minimum PE 2 ip seçimini özellikle belirtmek istedim. Bu ölçüler malzeme kalitesi göz önüne alınmadan, yüzeysel olarak aktarıldığından ve shore slow jigging gibi bir çok farklı alt kategorisinin olmasından ötürü bu konuyu da başka bir başlık altında detaylı olarak inceleyeceğiz.</li></ul>



<ul><li><strong>Slow Jigging (yavaş jigleme) : </strong>Vertical jiggingin yukarıda da belirttiğim gibi ağır malzemelerle yorucu bir şekilde uygulanıyor olması, farklı teknikler aramaya sevketmiş ve slow jigging bu şekilde doğmuştur. Bu konuyu detaylı olarak inceleyeceğimiz için, özet bir bilgi vermeden, hemen slow jigging nedir konusu ile yazıma devam etmek istiyorum.</li></ul>



<div style="height:50px" aria-hidden="true" class="wp-block-spacer"></div>



<h2 class="has-text-align-left wp-block-heading"><strong>SLOW JIG VE SLOW JIGGING NEDİR?</strong></h2>



<p><strong>Slow jigging</strong>, dünyada ilk olarak özellikle uzak doğuda uygulanmaya başlamıştır. Hedeflenen esaslar, en ufak, en ince ve en hafif malzeme kombinasyonu ile aksiyonlar yaratarak balığı provoke etmek ve deneme sayısını arttırabilecek bir başarı sağlamaktır. Bu esasları eğer aklınızın bir ucuna yazarsanız, malzeme seçiminden tutun, hedeflenen balığa kadar tüm detaylarda bu esasları elden bırakmayarak başarı elde edeceğinize emin olabilirsiniz. Bu esasları makalenin devamında detaylı olarak inceleyeceğiz.</p>



<p>Slow jigging tekniğinde kullanılan jiglerin genel kategori adına <strong>slow jig</strong> denir. Düşüş ve sarımdaki aksiyon farklılıklarına göre farklı slow jigler bulunmaktadır.</p>



<div style="height:50px" aria-hidden="true" class="wp-block-spacer"></div>



<h2 class="has-text-align-left wp-block-heading"><strong>SLOW JIGGING İÇİN MALZEME SEÇİMİ</strong></h2>



<p><strong>Slow jigging için uygun makine seçimi : </strong>Tekne avcılığında bilinmelidir ki derin su avları düşünülüyorsa, seçiminiz mutlaka çıkrık makineden yana olmalıdır. Çıkrık makineler; aldığı ip miktarı, ip boşaltımını ve toplamasını spin makinelerin %95’inden daha hızlı yaptığından ve özellikle tekne balıkçılığı için üretildiğinden ötürü bizlere çok daha fazla avantaj sunacaktır. Bu bağlamda ben sadece çıkrık makineleri inceleyeceğim.</p>



<p>Slow jigging için bir makineden isteyeceğimiz özellikler aşağıdaki gibi olmalıdır:</p>



<ol><li><strong>Mümkün olduğunca hafif olmalıdır.</strong> Çünkü jigging deneme üzerine kurulmuş bir tekniktir. (çok aç bir balığa denk gelinmediyse.) Ne kadar fazla deneme yapabilirsek, o kadar şansımızı da arttırmış oluruz. Hafiflik bu bağlamda önemlidir. Elbette kişiden kişiye bu da değişken bir değer olduğundan, eğer bir değer vereceksek maksimum 800 gr.’a kadar makineleri tercih etmeniz doğru olacaktır diyebiliriz.</li><li><strong>Stabil kalama gücü vermelidir.</strong> İngilizce’si drag olarak bilinir. Her ne kadar bazı markalarda 30-40 KG. drag gücü gibi makinenin kalitesiyle alakasız değerler verilse de biz direkt makine isimleri vererek, bu tuzağa düşmenizi engelleyeceğiz. Stabil kalama gücü nedir? 20 KG. üzeri bir balık vurduğunda, eğer makinamızın 8 KG.’lık bir drag gücü varsa ve balık 150 metre ip aldıktan sonra halen daha bize 8 KG.’lık kalama gücünü sunabiliyorsa, kısacası kullanılan malzeme ısınmayla yorulmuyorsa, işte o bizim asıl hedeflediğimiz kalama gücüne sahip demektir. Dolayısıyla, 8 KG. civarı bir drag slow jigging için %90 oranında yeterlidir. Çünkü slow jigging haddini bilip, ona göre mücadele etmeyi gerektirir.</li><li><strong>Mümkün olduğunca fazla ip almalıdır.</strong> Slow jigging tekniğinde, aslında 300 metrelik bir ip uzunluğu, avların %90’ında yeterli olacaktır. Ancak bazen beklenmedik avlar, “Ah be keşke biraz daha ipim olsa kesin bu balığı tekneye alırdım!” dedirtecektir.</li></ol>



<ol start="5"><li><strong>Bir turda sardığı ip miktarı 90 cm ile 120 cm arasında olmalıdır. </strong>İngilizce’de line retrieve olarak bilinen bu durum, aslında kolu tam bir tur çevirdiğinizde, makinenizin sardığı ip miktarını anlatmaktadır. Ben 90 cm. miktarını elinizdeki makineleri iş yapmaz olarak bir köşeye atmamanız adına yazdım. Tercihen 100 cm. in üzerinde olması çok daha pratik olacak ve performansımızı arttıracaktır.</li><li><strong>Klavuz aparatları asla olmamalıdır.</strong> Slow jigging için üretildiği iddia edilen, aslında bait casting (canlı yem çıkrıkları) için üretilmiş olan piyasada birçok ürün var. Elinizle ipi klavuz yaparak sarmayı, slow jigging yapıyorsanız öğrenmelisiniz. Bu ürünler, jigimizi minimum sürede aşağıya indirmemizi engelleyecektir. Bahsettiğim klavuzun ne olduğunu <a href="https://www.balikoltamda.com/wp-content/uploads/2018/08/bait-casting-makinesi.jpg"><strong>bu resimden</strong></a> görebilirsiniz.</li><li><strong>Makara yani spool mümkün olduğunca dar olmalıdır. </strong>Çoğunlukla; makara içine parmak basarak makinenin kalama gücüne ve yemin düşüşüne müdahale etmek gerekeceğinden, makara ne kadar dar ise, sizin için o kadar kolay olacaktır. Hatta sarım yaparken, parmak yordamıyla ipe klavuz yapılacağından, özellikle elleriniz ufaksa geniş makaralarda zorlanacak ve doğru sarım yapamayacaksınızdır. Maksimum 600 metre PE2 ip alabilen bir makara boyutu sizin için fazlasıyla yeterlidir.</li></ol>



<div style="height:50px" aria-hidden="true" class="wp-block-spacer"></div>



<h2 class="has-text-align-left wp-block-heading"><strong>SLOW JIGGING İÇİN MAKİNE MARKASI SEÇİMİ</strong></h2>



<p>Burada küçük bir sır vermek istiyorum ki ben çocukluğumda bindiğim bisikletten bu yana, her zaman Shimano ürünlerini tercih ettim. Bu bir marka sevgisinden çok, zaman içinde bana sunduğu uzun süreli dostluğun getirisidir. Bir firmanın eğer ana işi dişli üretmekse, bu firmaya güvenmek benim için yeterli bir sebeptir. Yalnız bu sizin bu markayla kötü bir şey yaşamayacağınız anlamına asla gelmemektedir. Dostluk, karşılıklı saygıyla olur. Hakettiği değeri verip, bakımlarını yaparsanız en kötü markayı bile yıllarca kullanabileceğinizi unutmamalısınız. Dolayısıyla özellikle dövizin artışı ile birlikte aşağıda belirttiğim makineler küçük servet değerini almıştır. Bu bağlamda size yukarıda belirttiğim değerleri klavuz alarak, başka markaları da kullanabilirsiniz. Örneğin; bir turdaki sarım miktarı, drag gücü ve aldığı ip miktarı en önemli üç değerdir. İzninizle önermek istediğim ve tecrübe etme fırsatı bulduğum makineleri aşağıda listeliyorum, tecrübe ettikçe diğer makineleri de zaman içerisinde ekleyeceğim:</p>



<p><strong>Shimano Ocea Jigger 2000 ya da 2001</strong> : 2000 versiyonu sağ elle sarım, 2001 versiyonu ise sol elle sarım yapanlar içindir. Bir turda 117 cm. ip toplamakta ve 10 KG. drag gücüne sahiptir. Bu miktar, makinenin makarasının tamamı ile dolu olduğunda sağlanmaktadır. 585 GR. Ağırlığı bulunup, yeni versiyonlarında T sarım kolu ile birlikte piyasaya sürülmektedir.</p>



<p>Örnek Shimano Ocea Jigger 2000 resmine <a href="https://www.balikoltamda.com/wp-content/uploads/2018/08/shimano-2000-nrhg.jpg">buradan</a> bakabilirsiniz.</p>



<p><strong>Daiwa Saltiga SASD20HA :</strong> Sağ elle sarım imkanı sağlayan bu model, bir turda 100 cm. ip toplamakta ve 17.6 kg drag sağlamaktadır. 465 GR. Ağırlığındadır.</p>



<p>Örnek Daiwa Saltiga SASD20HA resmine <a href="https://www.balikoltamda.com/wp-content/uploads/2018/08/Saltiga_SD_20HA.jpg">buradan</a> bakabilirsiniz.</p>



<p><strong>Studio Ocean Mark Blue Heaven L50Hi</strong> : Model isminden sonra eklenen -R (right) ya da -L (left) kodları, sırasıyla sağ el ya da sol elle sarım modelini olduğunu açıklar. Bir turda 110 cm. sarmakta ve 10 kg. drag gücü bulunmaktadır. Ağırlığı 515 gr.’dır.</p>



<p>Örnek Studio Ocean Mark Blue Heaven L50Hi-R resmine <a href="https://www.balikoltamda.com/wp-content/uploads/2018/08/studio-oceanmark-blue-heaven.jpg">buradan</a> bakabilirsiniz.</p>



<p><strong>Accurate BX-600SX : </strong>Sağ el kullanılabilmektedir. Bir turda 120 cm. sarım miktarına sahip olup, yaklaşık 15 KG. drag gücüne sahiptir. 680 GR. Ağırlığındadır. Oldukça kaliteli bir makinedir.</p>



<p>Accurate BX-600SX resmine <a href="https://www.balikoltamda.com/wp-content/uploads/2018/08/accurate.jpg">buradan</a> bakabilirsiniz.</p>



<figure class="wp-block-gallery columns-4 is-cropped wp-block-gallery-6 is-layout-flex wp-block-gallery-is-layout-flex"><ul class="blocks-gallery-grid"><li class="blocks-gallery-item"><figure><img loading="lazy" decoding="async" width="225" height="225" src="https://i0.wp.com/www.balikoltamda.com/wp-content/uploads/2018/08/studio-oceanmark-blue-heaven.jpg?resize=225%2C225&#038;ssl=1" alt="" data-id="10866" class="wp-image-10866" srcset="https://i0.wp.com/www.balikoltamda.com/wp-content/uploads/2018/08/studio-oceanmark-blue-heaven.jpg?w=225&amp;ssl=1 225w, https://i0.wp.com/www.balikoltamda.com/wp-content/uploads/2018/08/studio-oceanmark-blue-heaven.jpg?resize=150%2C150&amp;ssl=1 150w, https://i0.wp.com/www.balikoltamda.com/wp-content/uploads/2018/08/studio-oceanmark-blue-heaven.jpg?resize=50%2C50&amp;ssl=1 50w" sizes="(max-width: 225px) 100vw, 225px" data-recalc-dims="1" /></figure></li><li class="blocks-gallery-item"><figure><img loading="lazy" decoding="async" width="800" height="800" src="https://i0.wp.com/www.balikoltamda.com/wp-content/uploads/2018/08/accurate.jpg?resize=800%2C800&#038;ssl=1" alt="" data-id="10865" class="wp-image-10865" srcset="https://i0.wp.com/www.balikoltamda.com/wp-content/uploads/2018/08/accurate.jpg?w=800&amp;ssl=1 800w, https://i0.wp.com/www.balikoltamda.com/wp-content/uploads/2018/08/accurate.jpg?resize=150%2C150&amp;ssl=1 150w, https://i0.wp.com/www.balikoltamda.com/wp-content/uploads/2018/08/accurate.jpg?resize=300%2C300&amp;ssl=1 300w, https://i0.wp.com/www.balikoltamda.com/wp-content/uploads/2018/08/accurate.jpg?resize=768%2C768&amp;ssl=1 768w, https://i0.wp.com/www.balikoltamda.com/wp-content/uploads/2018/08/accurate.jpg?resize=50%2C50&amp;ssl=1 50w, https://i0.wp.com/www.balikoltamda.com/wp-content/uploads/2018/08/accurate.jpg?resize=298%2C298&amp;ssl=1 298w" sizes="(max-width: 800px) 100vw, 800px" data-recalc-dims="1" /></figure></li><li class="blocks-gallery-item"><figure><img loading="lazy" decoding="async" width="386" height="464" src="https://i0.wp.com/www.balikoltamda.com/wp-content/uploads/2018/08/Saltiga_SD_20HA.jpg?resize=386%2C464&#038;ssl=1" alt="" data-id="10867" class="wp-image-10867" srcset="https://i0.wp.com/www.balikoltamda.com/wp-content/uploads/2018/08/Saltiga_SD_20HA.jpg?w=386&amp;ssl=1 386w, https://i0.wp.com/www.balikoltamda.com/wp-content/uploads/2018/08/Saltiga_SD_20HA.jpg?resize=250%2C300&amp;ssl=1 250w" sizes="(max-width: 386px) 100vw, 386px" data-recalc-dims="1" /></figure></li><li class="blocks-gallery-item"><figure><img loading="lazy" decoding="async" width="300" height="300" src="https://i0.wp.com/www.balikoltamda.com/wp-content/uploads/2018/08/shimano-2000-nrhg.jpg?resize=300%2C300&#038;ssl=1" alt="" data-id="10868" class="wp-image-10868" srcset="https://i0.wp.com/www.balikoltamda.com/wp-content/uploads/2018/08/shimano-2000-nrhg.jpg?w=300&amp;ssl=1 300w, https://i0.wp.com/www.balikoltamda.com/wp-content/uploads/2018/08/shimano-2000-nrhg.jpg?resize=150%2C150&amp;ssl=1 150w, https://i0.wp.com/www.balikoltamda.com/wp-content/uploads/2018/08/shimano-2000-nrhg.jpg?resize=50%2C50&amp;ssl=1 50w, https://i0.wp.com/www.balikoltamda.com/wp-content/uploads/2018/08/shimano-2000-nrhg.jpg?resize=298%2C298&amp;ssl=1 298w" sizes="(max-width: 300px) 100vw, 300px" data-recalc-dims="1" /></figure></li></ul></figure>



<div style="height:50px" aria-hidden="true" class="wp-block-spacer"></div>



<h2 class="has-text-align-left wp-block-heading"><strong>SLOW JIGGING İÇİN UYGUN KAMIŞ SEÇİMİ</strong></h2>



<p><strong>Slow jigging için kamış seçimi</strong> başlı başına balık tutma performansınızı etkileyecek bir konudur. Dolayısıyla balığı kandırma açısından jig kadar, kamışın da önemi bulunmaktadır.</p>



<p>Slow jigging için kamış seçerken dikkat edeceğimiz hususlar aşağıdaki gibidir:</p>



<ol><li><strong>Kamıştaki en önemli konu, kamışın aksiyonu ile tanınıyor olmasıdır. </strong>Birçok kişi, slow jigging için en sağlam kamışı aramakta ve sadece sağlamlığı göz önünde bulundurarak büyük yanılgıya düşmektedir. Çünkü slow jigging ile hedeflenen balıklar, 25 kg. ve üzeri balıklar olmadığından, kamışta dikkat edilecek en önemli konu, aksiyon yeteneğidir. Bunu da esnekliği ve aksiyon esnasında verdiği tepki belirler. Kamışı dirsek altınıza alıp salladığınızda, kamışın ucu ile gövde arasındaki esneme farkı çok fazla olmamalıdır. Eğer çok esnek ise derin suda kamışın ucu suya doğru eğilecek ve aksiyon verirken uyguladığınız kuvveti absorbe edecektir. Bu konuda vereceğimiz en sağlıklı bilgi, sadece doğru kamışa marka adı vererek yönlendirme ile olacaktır. Lütfen verdiğimiz markaların doğru modellerini bulmak için bölgenizdeki akıntı, mera derinliği ve kullanacağınız jig ağırlıklarını göz önüne alınız. Çünkü k<strong>amış aksiyon aralığı tamamen avlağınıza göre değişkendir. </strong>Slow jigging, birçok uzmana göre minimum 130 GR. jiglerle yapılması gereken bir tekniktir. Derin suda yemin düşüşü esnasında ip ağırlığı jigin aksiyon almasını etkilemektedir. Ben 150 metrenin üzerine Kıbrıs’taki meralar gereği pek çıkmadığımdan, Kıbrıs’ta çok kuvvetli akıntılar her zaman olmadığından ve genellikle 200 GR. civarı jigler kullandığımdan ötürü 300 grama kadar jiglere aksiyon verebilecek bir kamış kullanmaktayım.</li><li><strong>Kamışın hafifliği önemlidir. </strong>Ağırlık kişiden kişiye değişken bir kavram olsa da 250 gr. üzeri kamışları kesinlikle önermiyorum ve ideal ağırlığı da 150 gr. civarı olarak belirlemek istiyorum. Çünkü gün boyu jigging yaparken, yorgunlukla birlikte her gramın farkını hissedeceksiniz.</li><li><strong>Kamış uzunluğu 180 cm. ile 220 cm. arasında olmalıdır. </strong>Bu aralık mevcut kamışlarınızı çöp diyerek kenara atmamanız açısından verdiğim geniş bir aralıktır. Benim tercihim ise; 190 cm ile 205 cm arasında olan kamışlar yönündedir.</li><li><strong>Slow jigging kamışları tek parça olmalıdır. </strong>Şu ana kadar gördüğüm kamışların %90’ı tek parça olsa da kuvveti homojen dağıtıp, kamışın güzel esnemesi açısından tek parça olması önemlidir.</li><li><strong>Halka sayısı ve markası önemlidir. </strong>Halkaların zaman içinde çabuk paslanmaması açısından Fuji marka halkalara sahip olduğundan emin olun. Eğer üst segment bir ürün alıyorsanız, firmaların kendi bünyelerinde ürettiği halkalarda da sorun yaşama ihtimaliniz oldukça düşük olacaktır.</li></ol>



<p>Slow jigging yaparken düşey bir avcılık yapıldığından, kamış üzerinde minimum 7 adet halka olduğundan emin olun. 7 rakamını, kamışta kaç adet halka olmalıdır sorusuna istinaden bir cevap olarak yazdım. Halka sayısı, genellikle taş balıkları ile uğraşıyor olacağınızdan, balığın vuruş anında kamışa yaratacağı etkiyi homojen dağıtmak amacıyla önemlidir. Benim kullandığım kamışta 9 adet halka bulunmaktadır.</p>



<div style="height:50px" aria-hidden="true" class="wp-block-spacer"></div>



<h2 class="has-text-align-left wp-block-heading"><strong>SLOW JIGGING KAMIŞ MARKASI SEÇİMİ</strong></h2>



<p>Birçok yabancı sitede kamışları aksiyonlarına göre derecelendiriyorlar. Ancak ben bu yazıda kendi tecrübelerimden yararlandığım için, sadece kullandığım kamışlara yer vermek istiyorum. Bu bağlamda piyasadaki diğer ürünler için, yukarıdaki maddeleri kılavuz alarak doğru kamışı seçebilirsiniz. Dolayısıyla, “aaa x marka kamış neden burada yok, hadi yahu sende?” gibi ibarelere gerek yok. ?</p>



<ul><li><strong>POSEIDON Slow Jerker PSLJ: </strong>Serinin birden fazla modeli bulunuyor ve hepsi 191 cm uzunluğunda. Slow jiggingin yaratıcılarından Sato Sensei’nin geliştirmiş olduğu bir kamış. Kesinlikle en başarılı aksiyona sahip kamışlardan biri ancak sağlamlık konusunda birçok arkadaşımdan kötü geri dönüşler aldım. Bizim için en önemli özellik aksiyon olduğundan, bu kamışı birinci sıraya koymak durumundayım.</li></ul>



<ul><li><strong>Shimano Ocea Jigger: </strong>Her ne kadar bu kamışı bir arkadaşım vasıtasıyla geçici olarak kullansam da gerçekten gerek aksiyon, gerek sağlamlık açısından çok iyi olduğunu söyleyebilirim. 191 cm. uzunluğunda ve 140 gr. ağırlığındadır. Model numarası B634 olarak geçmektedir. Maksimum 300 grama kadar jigleri desteklemektedir.</li></ul>



<ul><li><strong>Shimano Game Type Slow J: </strong>Yaklaşık 2 yıldır kullandığım bir seri. Hem sağlamlık hem de aksiyon açısından kesinlikle çok başarılı bir kamış. Ben max 300 grama kadar olan B684 serisini kullanıyorum. Max 400 gram B685 serisi de oldukça başarılı. Kamış 203 cm boyunda ve 9 halkadan oluşuyor. Neredeyse tüm videolarımda bu kamışı görebilirsiniz. Kesinlikle önerimdir.</li></ul>



<ul><li><strong>Palms Metal Witch Quest:</strong> Bu ürün ilk kullandığım kamışlardan birisidir. Aksiyon konusunda en başarılı birkaç kamıştan biri olduğunu gönül rahatlığıyla iddia edebilirim. Ancak orantısız güç kullanımından kesinlikle uzak durmanız gereken, hassas bir üründür. 685SF serisini incelemenizi öneririm. 190 cm boyutunda ve 149 gram ağırlığındadır.</li></ul>



<ul><li><strong>Maxel Risky Player Slow Pitch Jigging: </strong>Gerek sağlamlık, gerek aksiyon açısından kesinlikle beğendiğim ürünlerden biri. Özellikle 635 modeli oldukça başarılı. 192 cm boyutunda ve 175 gram ağırlığındadır. 90 derece açıda 6 kg drag verebilecek kadar kendilerine güvenmektedirler.</li></ul>



<ul><li><strong>Jigging Master Violent Slow Jigging:</strong> Jigging master kamışlar, hangi kategoride olursa olsun, dünyanın en sağlam kamışlarını üretmektedirler. Birçok ürününde de kuru drag vererek, bunları kanıtlamaktadırlar. 63S serisi oldukça dengeli bir seri. 280 grama kadar jig kullanma imkanı sağlamakta ve 60 derece açıda 18 kilogram drag sunmaktadır.</li></ul>



<p>Başka kamış modelleri için lütfen yukarıdaki kılavuz maddeleri gözden geçiriniz.</p>



<figure class="wp-block-gallery columns-3 is-cropped wp-block-gallery-7 is-layout-flex wp-block-gallery-is-layout-flex"><ul class="blocks-gallery-grid"><li class="blocks-gallery-item"><figure><img loading="lazy" decoding="async" width="582" height="582" src="https://i0.wp.com/www.balikoltamda.com/wp-content/uploads/2018/08/eg-3oz-1.jpg?resize=582%2C582&#038;ssl=1" alt="" data-id="10886" class="wp-image-10886" srcset="https://i0.wp.com/www.balikoltamda.com/wp-content/uploads/2018/08/eg-3oz-1.jpg?w=582&amp;ssl=1 582w, https://i0.wp.com/www.balikoltamda.com/wp-content/uploads/2018/08/eg-3oz-1.jpg?resize=150%2C150&amp;ssl=1 150w, https://i0.wp.com/www.balikoltamda.com/wp-content/uploads/2018/08/eg-3oz-1.jpg?resize=300%2C300&amp;ssl=1 300w, https://i0.wp.com/www.balikoltamda.com/wp-content/uploads/2018/08/eg-3oz-1.jpg?resize=50%2C50&amp;ssl=1 50w, https://i0.wp.com/www.balikoltamda.com/wp-content/uploads/2018/08/eg-3oz-1.jpg?resize=298%2C298&amp;ssl=1 298w" sizes="(max-width: 582px) 100vw, 582px" data-recalc-dims="1" /></figure></li><li class="blocks-gallery-item"><figure><img loading="lazy" decoding="async" width="1200" height="900" src="https://i0.wp.com/www.balikoltamda.com/wp-content/uploads/2018/08/game-type-slow-j.jpg?resize=1200%2C900&#038;ssl=1" alt="" data-id="10887" class="wp-image-10887" srcset="https://i0.wp.com/www.balikoltamda.com/wp-content/uploads/2018/08/game-type-slow-j.jpg?w=1200&amp;ssl=1 1200w, https://i0.wp.com/www.balikoltamda.com/wp-content/uploads/2018/08/game-type-slow-j.jpg?resize=300%2C225&amp;ssl=1 300w, https://i0.wp.com/www.balikoltamda.com/wp-content/uploads/2018/08/game-type-slow-j.jpg?resize=768%2C576&amp;ssl=1 768w, https://i0.wp.com/www.balikoltamda.com/wp-content/uploads/2018/08/game-type-slow-j.jpg?resize=1024%2C768&amp;ssl=1 1024w, https://i0.wp.com/www.balikoltamda.com/wp-content/uploads/2018/08/game-type-slow-j.jpg?resize=100%2C75&amp;ssl=1 100w" sizes="(max-width: 1200px) 100vw, 1200px" data-recalc-dims="1" /></figure></li><li class="blocks-gallery-item"><figure><img loading="lazy" decoding="async" width="650" height="485" src="https://i0.wp.com/www.balikoltamda.com/wp-content/uploads/2018/08/maxel_risky_4.jpg?resize=650%2C485&#038;ssl=1" alt="" data-id="10888" class="wp-image-10888" srcset="https://i0.wp.com/www.balikoltamda.com/wp-content/uploads/2018/08/maxel_risky_4.jpg?w=650&amp;ssl=1 650w, https://i0.wp.com/www.balikoltamda.com/wp-content/uploads/2018/08/maxel_risky_4.jpg?resize=300%2C224&amp;ssl=1 300w, https://i0.wp.com/www.balikoltamda.com/wp-content/uploads/2018/08/maxel_risky_4.jpg?resize=100%2C75&amp;ssl=1 100w" sizes="(max-width: 650px) 100vw, 650px" data-recalc-dims="1" /></figure></li><li class="blocks-gallery-item"><figure><img loading="lazy" decoding="async" width="940" height="400" src="https://i0.wp.com/www.balikoltamda.com/wp-content/uploads/2018/08/ocea-jigger.png?resize=940%2C400&#038;ssl=1" alt="" data-id="10889" class="wp-image-10889" srcset="https://i0.wp.com/www.balikoltamda.com/wp-content/uploads/2018/08/ocea-jigger.png?w=940&amp;ssl=1 940w, https://i0.wp.com/www.balikoltamda.com/wp-content/uploads/2018/08/ocea-jigger.png?resize=300%2C128&amp;ssl=1 300w, https://i0.wp.com/www.balikoltamda.com/wp-content/uploads/2018/08/ocea-jigger.png?resize=768%2C327&amp;ssl=1 768w" sizes="(max-width: 940px) 100vw, 940px" data-recalc-dims="1" /></figure></li><li class="blocks-gallery-item"><figure><img loading="lazy" decoding="async" width="600" height="358" src="https://i0.wp.com/www.balikoltamda.com/wp-content/uploads/2018/08/palms.jpg?resize=600%2C358&#038;ssl=1" alt="" data-id="10890" class="wp-image-10890" srcset="https://i0.wp.com/www.balikoltamda.com/wp-content/uploads/2018/08/palms.jpg?w=600&amp;ssl=1 600w, https://i0.wp.com/www.balikoltamda.com/wp-content/uploads/2018/08/palms.jpg?resize=300%2C179&amp;ssl=1 300w" sizes="(max-width: 600px) 100vw, 600px" data-recalc-dims="1" /></figure></li><li class="blocks-gallery-item"><figure><img loading="lazy" decoding="async" width="1280" height="960" src="https://i0.wp.com/www.balikoltamda.com/wp-content/uploads/2018/08/violent-jigging-master-slow-jigging.jpg?resize=1280%2C960&#038;ssl=1" alt="" data-id="10891" class="wp-image-10891" srcset="https://i0.wp.com/www.balikoltamda.com/wp-content/uploads/2018/08/violent-jigging-master-slow-jigging.jpg?w=1477&amp;ssl=1 1477w, https://i0.wp.com/www.balikoltamda.com/wp-content/uploads/2018/08/violent-jigging-master-slow-jigging.jpg?resize=300%2C225&amp;ssl=1 300w, https://i0.wp.com/www.balikoltamda.com/wp-content/uploads/2018/08/violent-jigging-master-slow-jigging.jpg?resize=768%2C576&amp;ssl=1 768w, https://i0.wp.com/www.balikoltamda.com/wp-content/uploads/2018/08/violent-jigging-master-slow-jigging.jpg?resize=1024%2C768&amp;ssl=1 1024w, https://i0.wp.com/www.balikoltamda.com/wp-content/uploads/2018/08/violent-jigging-master-slow-jigging.jpg?resize=100%2C75&amp;ssl=1 100w" sizes="(max-width: 1280px) 100vw, 1280px" data-recalc-dims="1" /></figure></li></ul></figure>



<div style="height:50px" aria-hidden="true" class="wp-block-spacer"></div>



<h2 class="has-text-align-left wp-block-heading"><strong>İP VE LİDER MİSİNA SEÇİMİ</strong></h2>



<p><strong>İp seçimi:</strong></p>



<p>Slow jigging yapıyorsanız, dikkat edeceğimiz önemli konular vardır. Tüm tekniklerde olduğu gibi gerçeğe yakın kalabilmek, jigi bazı zamanlarda mümkün olduğunca hızlı indirebilmek (akıntı varsa ya da balık pelajik bir türse) ve balığı ürkütmemektir. Bu bağlamda ip kullanmanız, şarttır. Kaliteli malzeme = çok para prensibi ne yazık ki burada da pek peşimizi bırakmıyor diyebilirim. Nedenlerini aşağıda kısaca sıralayalım.</p>



<p>İp &#8211; (Braid) : iplerin; çekme değeri normal misinalara göre çok daha yüksek olduğundan, daha ince bir takım kullanma şansımız doğar. Bu bize, hem daha fazla ip sarma, hem görünmezlik, hem de hafiflik sağlayacağından jigin aksiyonunu maksimuma çıkartma şansı da verir. Eğer bölgenizde orfoz, lagos gibi balıklar çoksa ve balığı kesmek için kuvvet uygulamak zorundaysanız ya da kuzu balığı gibi şiddetli kalama alan balıklara karşı koyabilmek için minimum PE2 değerde, 8 sarım bir ip almanızı şiddetle tavsiye ederim. Şayet bu balıklar nadirse, ipi PE1.5’a kadar indirebilirsiniz. İncelik, görünmezlik av başarımızı arttıran en önemli konulardan biridir. Bu değerler tabi ürünün kalitesine göre büyük farklılıklar göstermektedir. Eğer ustalığınıza güveniyorsanız ve maksimum keyfi yaşamak istiyorsanız, her zaman en incenin peşinde olun.<br>İpin rengi de yine önemli bir konudur. Renk konusunu daha önce sitemizde incelemiştik ve eğer derin suda avlanıyorsanız o skalayı bir gözden geçirmenizi öneririm. Konuyu <a href="https://www.balikoltamda.com/balik-avinda-hangi-renk-hangi-sartlarda-ve-zamanda-secilmelidir/">buradan </a>okuyabilirsiniz.<br>İp konusunda olunca, marka kesinlikle vermem gerekiyor. Şu an piyasada her ne kadar Japon pazarına ait muhteşem ürünler olsa da ben kullandığım ve memnun kaldığım ipleri size belirtmek istiyorum. Öncelikli seçimim kesinlikle Shimano Ocea, ardından Daiwa Tournament ve YGK x8 ürünü gelecektir. Varivas’ın da yine birbirinden kaliteli ipleri bulunmaktadır. Kısacası, piyasada onlarca kaliteli marka ip olduğunu unutmamak gerekiyor. Eğer bir ip önerildiyse, iki ucuna elinizle tutabileceğiniz bir cisim bağlayıp, ani hareketlerle paylayıp patlamayacağını test edebilirsiniz.</p>



<p><strong>Lider Seçimi: </strong></p>



<p>Lider, balığı kandırmada en önemli etkenlerden bidir. Tekne avcılığı yaptığımızdan, lideri uzun tutmamız (3-4 kulaç) görünmezliği arttıracaktır. Liderin elbette birçok yararı bulunmaktadır. Lagos ve orfoz gibi kaya arasına giren balıkları kaya arasından kurtarırken, ip misinanın sürtünmeye olan zayıflığını ortadan kaldıracak, kafa atan balıklarda da şiddetli gelen kuvveti şok emici etki yaratarak absorbe etmemizi sağlayacaktır.<br>Lider seçimi için, kesinlikle florokarbon (fluorocarbon ya da FC olarak yabancı kaynaklarda görebilirsiniz.) misina seçmenizi öneririm. FC misinalar su altında görünmezlik açısından, monofilament misinalara göre daha verimlidir.<br>FC misinalar dibe takıldığında kopmadan önce ve kalitesine bağlı olarak %17-37; monofilament misinalar %20-45 ve ipler sadece %4 esneme payına sahiptirler. Bu bilgi angler secrets’tan alınmıştır.<br><u>Bizim öncelikli hedefimiz balığı kandırma olduğundan, FC misina tercihinde bulunmanızı kesinlikle önerir, FC kaplı monofilament misinalar olmadığından emin olmanız gerektiğini de altını çizerek belirtmek isterim.<br></u>Ben lider misina seçimi yaparken maksimum 0.40 mm. ürünler tercih ediyorum. Büyük balık geldiğinde tek yapmanız gereken, avı zamana yaymak olacaktır. Yeter ki yeterli ipiniz makarada olsun!..<br>Lider misina markası seçerken; Seaguar, Shimano Ocea, YGK, Varivas ve Daiwa ürünlerini inceleyebilirsiniz. Ben neredeyse tüm avlarımda Seaguar FXR kullanıyorum ve çok memnunum.</p>



<figure class="wp-block-image"><img loading="lazy" decoding="async" width="300" height="300" src="https://i0.wp.com/www.balikoltamda.com/wp-content/uploads/2018/08/seaguar-fxr.jpg?resize=300%2C300&#038;ssl=1" alt="" class="wp-image-10899" srcset="https://i0.wp.com/www.balikoltamda.com/wp-content/uploads/2018/08/seaguar-fxr.jpg?resize=300%2C300&amp;ssl=1 300w, https://i0.wp.com/www.balikoltamda.com/wp-content/uploads/2018/08/seaguar-fxr.jpg?resize=150%2C150&amp;ssl=1 150w, https://i0.wp.com/www.balikoltamda.com/wp-content/uploads/2018/08/seaguar-fxr.jpg?resize=50%2C50&amp;ssl=1 50w, https://i0.wp.com/www.balikoltamda.com/wp-content/uploads/2018/08/seaguar-fxr.jpg?resize=298%2C298&amp;ssl=1 298w, https://i0.wp.com/www.balikoltamda.com/wp-content/uploads/2018/08/seaguar-fxr.jpg?w=700&amp;ssl=1 700w" sizes="(max-width: 300px) 100vw, 300px" data-recalc-dims="1" /></figure>



<h2 class="has-text-align-left wp-block-heading"><strong>SLOW JIG SEÇİMİ</strong></h2>



<p>Bu konuyu ayrı bir makale altında yine detaylı inceleyeceğim. Ancak jig seçerken birçok husus bulunmaktadır. Bu hususları lütfen, “sadece bu maddeler dahilinde balık tutabilirsiniz” olarak değil de “balık nazlıyken bu maddelere dikkat edersek, av verimini arttırabiliriz” olarak değerlendiriniz. Unutmamalıyız ki balıkçılıkta şans her alanda olduğu gibi bu işin %60’ını oluşturur. Biz %40’lık kısmı emek ve para dökerek maksimuma çıkartmaya çalışıyoruz.</p>



<p>Evet maddeler halinde slow jig seçimi:</p>



<ol><li><strong>Şartlara uygun yem seçimi:</strong>
<ol>
<li>Eğer sabah suyunda avlanıyorsanız ve su halen karanlıksa, seçeceğiniz renkler mümkün olduğunca açık renk; <strong>ay ışığı yoksa</strong> ve zifiri karanlık devam ediyorsa, <u>hafif fosforlu</u> jigler kullanarak yapılmalıdır. Eğer karanlığa güçlü akıntı ya da bulanık su eşlik ediyorsa, fosfor yani glowu fazla olan yemler seçebilirsiniz. Ben avlarımda zorda kalmadıkça glow kullanmamaya dikkat ediyorum. Bence glow, balığı ürkütmekten başka hiçbir şeye yaramıyor.</li>
<li>Renk seçimi çok detaylı bir konu ve ben bu konuda Nasuhi abimin yazdığı ve önceden de sitemizde yayınladığımız makaleyi buradan link vererek, renk konusuna açıklama olarak belirtmek istiyorum. Makale linki için aşağıdaki adresi tıklayabilirsiniz. <a href="https://www.balikoltamda.com/balik-avinda-hangi-renk-hangi-sartlarda-ve-zamanda-secilmelidir/">https://www.balikoltamda.com/balik-avinda-hangi-renk-hangi-sartlarda-ve-zamanda-secilmelidir/</a></li>
</ol>
</li><li><strong>Mümkün olduğunca en küçük jigi seçin. </strong>Siz balık olsanız, karnınızı doyuracak en kolay avı seçmez misiniz? Bu da sizin için sizi doyuracak bir avdan fazlası olmamalıdır. Dolayısıyla balık bulucunuzda, eğer 25 kilogramlık bir balık değil de dipte gezen 3-4 kilogramlık balıklardan oluşan bir fangri sürüsü gördüyseniz ve özellikle bu balıkların nazlı olduğu bir dönem ise, kesinlikle küçük jigler kullanın.</li></ol>



<ol start="3"><li><strong>Akıntı varsa ya da derin bir meradaysanız, çabuk düşen jigleri tercih edin. </strong>Birçok jigin aksiyonları birbirinden farklıdır. Eğer balık dipte yatan bir taş balığı ise ve akıntı çok ise balığın üzerine yem indirme şansınız büyük oranda azalacaktır. Bu bağlamda dibe en hızlı inen jig, ava en çabuk ulaşılan metot olacaktır.</li></ol>



<ol start="4"><li><strong>Denizde hangi yem varsa, jiginiz ona benzesin. </strong>Eğer denizde avcı balık için avlanılacak yem kalamar ise, kalamara benzeyen ya da kalamar renginde olan jigler seçin. Ama renk seçiminde önemli olan husus, 1. maddede belirttiğimiz üzere renk skalasını dikkate alarak gerçekleşecektir. Ben kalamar varsa, pembe renkli ya da hafif pembe fosforu olan renkleri tercih ediyorum. Eğer denizde kalamar yoksa, “balık kalamarı görünce yapışır!” diye düşünmeyin. Eğer izmarit sürüsü varsa, izmarit renklerinde olan jigler seçin.</li></ol>



<ol start="5"><li><strong>Jigin ağırlığı derinliğin iki katı kadar olmalıdır. </strong>Eğer ciddi bir dip akıntısı ya da teknenizi hızla sürükleyen bir rüzgar yoksa, derinliğin iki katı jig ağırlığı doğru bir ölçüttür. Örnek verecek olursak; 100 metre derinlikte 200 gr. bir jig kullanmanız doğru olacaktır. Jigin fiziksel yapısı ve düşüş hızına bağlı olarak bu oran değişebilir. Örneğin hızlı düşen bir jig için, 100 metre derinlikle 150 gram tercihinde bulunabilirsiniz.</li></ol>



<ol start="6"><li><strong>Derinliği önemseyin. </strong>Slow jigging 50 metre üzerinde yapılırsa daha iyi verim veren bir tekniktir. Çünkü teknenin gölgesi, motor sesi balığı ürkütecektir. Ancak dediğimiz gibi bu balığın çok aç olmadığı, ideal şartlar altındaki verilerdir. 20 metrede balık yakalayamazsınız diye bir iddiada hiç kimse bulunamaz. Ben Kıbrıs sularında dönem dönem 45-50 metrelerde balık ararken, bazı dönemlerde 150 metrelere kadar çıkmaktayım. Bu kişisel gözlemlemelerinizle kazanacağınız bir alışkanlık olacaktır.</li></ol>



<ol start="7"><li><strong>Herkesin kullandığı ürünleri tercih etmemeye çalışın. </strong>Balıkların zekası için 8 saniyedir yalanı oldukça bilinen bir durumdur. Emin olun, sürekli avlanılan bölgelerde, balıklar jig kullandığınızı öğreniyorlar ve çok aç olmadıkları sürece, kandıramıyorsunuz. O yüzden başarılı olan jiglerinizi, en yakın dostlarınızla dahi paylaşmayın. Balığın yemediği ya da isteksiz olduğu saatlerde de başarılı jiglerinizi sürekli avlakta göstermeyin.</li></ol>



<div style="height:50px" aria-hidden="true" class="wp-block-spacer"></div>



<h2 class="has-text-align-left wp-block-heading"><strong>EN BAŞARILI SLOW JIG MARKALARI NELERDİR?</strong></h2>



<p>Bu konu birçok balıkçının ele almak istemediği bir konu. Ben balıkçılığın %60’ının kısmet olduğuna inanan bir balıkçı olduğumdan, bu konuda da kendi tecrübelerimi elden geldiğince aktaracağım.</p>



<ul><li><strong><img loading="lazy" decoding="async" class="size-medium wp-image-10897 alignleft" src="https://i0.wp.com/www.balikoltamda.com/wp-content/uploads/2018/08/sfc-abyss.jpg?resize=300%2C300&#038;ssl=1" alt="" width="300" height="300" srcset="https://i0.wp.com/www.balikoltamda.com/wp-content/uploads/2018/08/sfc-abyss.jpg?resize=300%2C300&amp;ssl=1 300w, https://i0.wp.com/www.balikoltamda.com/wp-content/uploads/2018/08/sfc-abyss.jpg?resize=150%2C150&amp;ssl=1 150w, https://i0.wp.com/www.balikoltamda.com/wp-content/uploads/2018/08/sfc-abyss.jpg?resize=768%2C768&amp;ssl=1 768w, https://i0.wp.com/www.balikoltamda.com/wp-content/uploads/2018/08/sfc-abyss.jpg?resize=50%2C50&amp;ssl=1 50w, https://i0.wp.com/www.balikoltamda.com/wp-content/uploads/2018/08/sfc-abyss.jpg?resize=298%2C298&amp;ssl=1 298w, https://i0.wp.com/www.balikoltamda.com/wp-content/uploads/2018/08/sfc-abyss.jpg?w=830&amp;ssl=1 830w" sizes="(max-width: 300px) 100vw, 300px" data-recalc-dims="1" />Seafloor Control:</strong> SFC olarak bilinen, dünyada en çok taklidi üretilen jig markalarından biridir. Hızlı düşen Messiah gibi modelleri varken, Rector gibi yaprak düşüşü yaparak yavaş inen jigleri bulunmaktadır. Konu ile ilgili videomu <a href="https://www.youtube.com/watch?v=PBjLJOenF6s">bu linkten</a> izleyebilirsiniz:</li><li><strong>Zetz:</strong> Oldukça başarılı yemleri olan bir markadır.</li><li><strong>Beat:</strong> Japon pazarının yine oldukça başarılı yemlerinden biridir.</li></ul>



<p>Elbette başka markalar da bulunmaktadır ama ürün skalası çok geniş olduğundan bu markaları kendiniz de araştırabilirsiniz. Diğer bazı markalar :</p>



<ul><li><strong>Shimano, Daiwa, Deep liner, Blue Blue, Sea Falcon, Hots, Educe, Poseidon</strong></li></ul>



<div style="height:50px" aria-hidden="true" class="wp-block-spacer"></div>



<h2 class="has-text-align-left wp-block-heading"><strong>SLOW JIGGING AKSİYON ÇEŞİTLERİ NELERDİR? </strong></h2>



<p></p>



<p>Kullanılan jigin aksiyonuna göre kamışla aksiyon vermemiz gerekmektedir. Bazı yemler düşüş esnasında, bazıları da dibe indirdikten sonra ipi sararken aksiyon almaktadırlar. Bazıları da düzensiz aksiyona sahiptirler. Slow jigging için aksiyon teknikleri aşağıdaki gibidir:</p>



<ul><li><strong>Long Fall (Uzun düşüş):</strong> Bu aksiyon, jigi dibe bırakıp, yukarı sararken kamışı tamamen yukarı kaldırıp, ya yavaş ya da ani düşüş hareketi ile aksiyon verdirerek yapılır. Yaprak düşüşü (leaf fall) yapan yemlerde başarı oranı daha yüksektir.</li></ul>



<figure><iframe loading="lazy" width="560" height="315" src="https://www.youtube.com/embed/PFgrzI_n8SA" frameborder="0" allow="accelerometer; autoplay; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture" allowfullscreen></iframe></figure>




<ul><li><strong>Slow Pitch (Yavaş adım): </strong>1/4, ½ ya da tam tutar sarım yapıp, kamışın yukarı doğru esnetilmesi ile yapılan aksiyondur. Her sarım sonrası kamışın esnetilmesine jerk denir. Her türlü yemde kullanılabilir. Hızlı reaksiyon veren yemlerle verimliliği artar.</li></ul>



<figure><iframe loading="lazy" width="560" height="315" src="https://www.youtube.com/embed/odzSrVKG7LE" frameborder="0" allow="accelerometer; autoplay; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture" allowfullscreen=""></iframe></figure>



<ul><li><strong>High Pitch (Yüksek adım): </strong>Slow pitch ile aynı aksiyonların daha sert verilmesi ile sağlanır. Hızlı düşen ve aksiyonu zayıf yemlerde kullanılması verimliliği arttırır.</li></ul>



<figure><iframe loading="lazy" width="560" height="315" src="https://www.youtube.com/embed/CtJYOGS4Ww8" frameborder="0" allow="accelerometer; autoplay; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture" allowfullscreen=""></iframe></figure>



<p><strong> </strong>Yukarıdaki aksiyonları birbirine kombin ederek deneyebilirsiniz.</p>



<div style="height:50px" aria-hidden="true" class="wp-block-spacer"></div>



<h2 class="wp-block-heading"> HANGİ ŞARTLARDA HANGİ AKSİYON VERİLMELİDİR?</h2>



<p>Slow jigging, balığı verilen aksiyonlarla kandırmaya yönelik bir tekniktir. Aslında maket ve sahte kullanılarak yapılan tüm teknikler aynı mantaliteyi içermektedir.</p>



<p>Hangi aksiyonu hangi şartlarda vereceğimizi bilirsek, jigi daha iyi çalıştırabiliriz. Aşağıdaki tablo aklımızın bir ucunda da kalabilir ya da makalemizi okuyarak mantığını anlayabilirsiniz. Seçim sizin. <img src="https://s.w.org/images/core/emoji/15.0.3/72x72/1f642.png" alt="🙂" class="wp-smiley" style="height: 1em; max-height: 1em;" />  </p>



<figure class="wp-block-table"><table><tbody><tr><td><strong>Durum/Şart</strong></td><td><strong>SLOW PITCH</strong></td><td><strong>HIGH PITCH</strong></td><td><strong>LONG FALL</strong></td></tr><tr><td>Gün doğumu/batımı</td><td>UYGUN</td><td>DAHA UYGUN</td><td>DAHA UYGUN</td></tr><tr><td>Hafif Akıntı</td><td>DAHA UYGUN</td><td>UYGUN</td><td>DAHA UYGUN</td></tr><tr><td>Güçlü Akıntı</td><td>TAVSİYE EDİLMEZ</td><td>DAHA UYGUN</td><td>DAHA UYGUN</td></tr><tr><td>Sığ Su</td><td>DAHA UYGUN</td><td>TAVSİYE EDİLMEZ</td><td>DAHA UYGUN</td></tr><tr><td>Derin Su</td><td>TAVSİYE EDİLMEZ</td><td>DAHA UYGUN</td><td>DAHA UYGUN</td></tr></tbody></table></figure>



<p><strong>Gün batımı ve doğumu</strong> birçok balığın avlanma saatidir.  Aç olan bir hayvan  herşeye saldıracaktır. O yüzden slow pitch ile uğraşmayın, high pitch ya da long fall ile aksiyonunuzu daha çekici hale getirin. Balık takip yerine, hamle yapacaktır.</p>



<p><strong>Hafif akıntı</strong> jig aksiyonlarımıza çok mani olmayacaktır. Bu bağlamda jigi eğer 90 derece ile deniz tabanına teknemizden dik olarak düşürebiliyorsak, bütün aksiyonlar çalışacaktır.</p>



<p><strong>Güçlü akıntı</strong> bana göre slow jiggingin ile zaman kaybedilmemesi gereken  bir zamandır. Ancak fırtına sonrası balığın aç olabileceği göz önünde bulundurularak, biraz aksiyondan taviz verilerek long fall ve high pitch ile balıklara bir yoklama yapılabilir.</p>



<p><strong>Sığ su</strong>da gerek teknenin gölgesi ve sesi, gerekse derinliğin seçeceğimiz jig ağırlığının çok altında kalması benim için slow jigging için doğru bir derinlik değil. Bu balık yakalayamazsınız anlamına gelmiyor. Bu derinliklerde shore jig kamışlarınızla, dikey değil yatay olarak çalışmanız daha fazla performans verecektir. (Örneğin 130 gr. altı neredeyse hiç slow jigim yok, akıntısız bir suda (jig ağırlığı / 2 = derinlik denklemiyle) 65 mt.&#8217;nin altında av yapmak için ne kamış ne de makina uygun kalacaktır.)</p>



<p><strong>Derin su</strong> canavarların sularıdır. (120 mt üstü) Pertlek gibi canlılara daha yakın olduğunuz derinliklerdir. Artılarıyla birlikte, derin suyun ipiniz üzerinde yarattığı direnç, küçük aksiyon kuvvetlerini de absorbe edeceği için, slow pitch jigging bu derinlikler için çok uygun değildir. Sıfıra yakın bir akıntı ile denenebilir olsa da tavsiyem long fall denemeniz ve dibe değdiniz an 4-5 metre hızlı hızlı sarmanız ardından aksiyona devam etmenizdir. Bu derinliklerde jigi indirirken dahi, baş parmağınızı ipten asla ayırmayın ve her türlü hareketi hissetmeye çalışın. Dipten yükselen bir balığı hissetmezseniz, kaya arası yaptığınızda çok geç kalmış olursunuz.</p>



<p>Derin su avcılığında birden fazla akıntıya maruz kalabilirsiniz. Üst suda güçlü bir akıntı varken, dip akıntısı olmayabilir. Bu tip durumlarda da en iyi çalışan teknik, her zaman long falltur. Alternatif olarak high pitch uygulayabilirsiniz.</p>



<p>Konuyu biraz daha senaryoyla aktarıp, gözünüzde canlandırmanızı istiyorum. Teknede 3 kişi av yapıyoruz. İki arkadaşımız high pitch ya da speed jigging ile aşağıdaki kuzu balıklarını kandırmaya çalışıyor. İkisi de sadece takip alıyor ve balık alamıyorlar, sizce sizin vermeniz gereken doğru aksiyon nedir? Eğer balık tok ya da aktif değilse, balığa daha kolay, onu uğraştırmayacak bir yem gereklidir. Buna da kolay lokma denir. Kolay lokma da etine dolgun ve az hareketli bir balıktır. Hemen Gawky&#8217;yi (SFC) takıp, slow pitch jigging yapalım. (Reklam gibi olmasın, ben hep bunu yapıyorum.) </p>



<p>Şimdi başka bir senaryoya geçelim. Akıntı var, ipteki tansiyon çok yüksek. Çok fazla dikey olarak jige aksiyon veremiyoruz. Ne yapmalıyız? Elbette akıntıya direnç göstermeliyiz! High pitch ile daha sert jerkler yapmak ya da long fall ile akıntı içinde yemin biraz daha serbest düşmesini sağlamak, ipteki direnci jigten bir tık uzaklaştıracaktır.</p>



<div style="height:50px" aria-hidden="true" class="wp-block-spacer"></div>



<h2 class="has-text-align-left wp-block-heading"><strong>SLOW JIGGING İÇİN KULLANILAN DÜĞÜMLER</strong></h2>



<p>2 düğüm öğrenerek slow jigging yapabilirsiniz. Elbette çok daha sağlam olan PR ve bobin düğümleri bulunsa da aşağıdaki tekniklerle 100 KG&#8217;lık balıklarla herhangi bir kayıp yaşamadan mücadele edebildim. En etkili bu iki düğümü aşağıda videoları ile birlikte iletiyorum:</p>



<ol><li>Super Tony Pena Düğümü: <a href="https://www.youtube.com/watch?v=p1sZw1Qz3QI">https://www.youtube.com/watch?v=p1sZw1Qz3QI</a> bu adresten ip ile liderin birbirine nasıl bağlandığını inceleyebilirsiniz.</li><li>Zincir düğümü: Esnek yapısı sayesinde ani darbelerden solid ringin (kapalı halka) patlamasını bazı durumlarda da balığın dişleyerek ringi patlatmasını büyük oranda engeller. Zincir düğümünde, her düğümün birbirine ters atıldığına ve düğümlerin birbirine oturduğuna mutlaka dikkat ediniz. Chain knot :&nbsp;<a href="https://www.youtube.com/watch?v=xCZKPnxjbxo">https://www.youtube.com/watch?v=xCZKPnxjbxo</a></li></ol>



<div style="height:50px" aria-hidden="true" class="wp-block-spacer"></div>



<h2 class="has-text-align-left wp-block-heading"><strong><br>SLOW JIGGING İÇİN GEREKLİ MATERYALLER</strong></h2>



<p>Balığa gitmeden önce mutlaka yanınıza almanız gereken bir ürün varsa, o herşeyden önce pensedir.&nbsp;Pense ister teknede ister kara avında hayat kurtarıcı öneme sahiptir. Bu bağlamda tüm malzemeleri kısaca listeleyelim:</p>



<ul><li>Spinning için uygun bir pense</li><li>Jigler için uygun iğneler</li><li>Solid Ring</li><li>Split Ring</li><li>Grip, file ya da kakıç</li></ul>



<p><strong>Pense:</strong> Split ringleri ayırırken kullanacağınız, gerektiğinde ip ya da misinayı kesecek, hatta daha da gerektiğinde vücudumuza girmiş bir iğneyi kesebilecek bir penseden bahsediyorum. Ucuzlarından bir örnek model seçtim,&nbsp;<a href="https://i0.wp.com/www.balikoltamda.com/wp-content/uploads/2017/10/pense.jpg">buradan&nbsp;</a>inceleyebilirsiniz. Gerçekten çok üst düzey modeller var ve fiyatları 1000-2000 TL’lere kadar çıkmaktadır, bence gerek yok. Paslandıkça alın yenisini derim.<br><strong>İğne seçimi:&nbsp;</strong>Jigler için Owner, Vanfook, Cultiva ve Decoy marka iğneleri seçebilirsiniz. Ben genellikle Owner ve Vanfook ürünlerini tercih ediyorum. 200 gram civarı jigler için, çiftli 3 numara iğne yeterlidir. Örnek resime <a href="https://www.balikoltamda.com/wp-content/uploads/2018/08/vanfook-jigen.jpg">buradan</a> bakabilirsiniz.<br><strong>Solid Ring:</strong> Evet, herşeyimiz hazır, ipten sonra, lider bağladık ve bu noktada devreye solid ringler giriyor. Solid ringleri liderimize klips düğümleri ile bağlayabilirsiniz. Ben genellikle chain knot (zincir düğümü) ya da palomar düğümü kullanıyorum. Düğümlere&nbsp;<a href="https://www.balikoltamda.com/kanal/dugum-teknikleri/">buradan&nbsp;</a>da ulaşabilirsiniz. Solid ringler açılma şansı olmayan, 150 200 KG’lık balıkların kırabileceği özel malzemelerdir ve oldukça ucuzdur. Solid ring nedir diyorsanız,&nbsp;<a href="https://i0.wp.com/www.balikoltamda.com/wp-content/uploads/2017/10/solid-ring.jpg">buradan&nbsp;</a>bakabilirsiniz.<br><strong>Split Ring:</strong> Bu ürünleri de kaliteli malzemeden seçmeniz gerekiyor. Çünkü pense ile solid ringe ve jige geçirirken, zamanla aralanma yapabilirler. Size tavsiyem, kullandığınız tüm jiglerin üzerinde hazır olarak split ringleri bırakın. Böylelikle sadece o ürünle, arada kullanacağınız için aralanma olasılığı azalacaktır. Split ring nedir diyorsanız,&nbsp;<a href="https://i0.wp.com/www.balikoltamda.com/wp-content/uploads/2017/10/owner-split-ring.jpg">buradan&nbsp;</a>inceleyebilirsiniz.</p>



<div style="height:50px" aria-hidden="true" class="wp-block-spacer"></div>



<h2 class="has-text-align-left wp-block-heading"><strong>SLOW JIGGING İÇİN TEMEL İPUÇLARI</strong></h2>



<p>El emeği göz nuru bir makaleyi daha sonlandırırken, bazı konuların üzerinden geçmek istiyorum.</p>



<ol><li>Slow jigging balığı kandırmak amacıyla uygulanan bir tekniktir. Gerçekçilik, verimliliği arttırır. O yüzden kullanacağınız jig gerçekçi olsun. Sizin değil, balığın beğeneceği bir jig seçin.</li><li>Ne kadar ince malzeme olursa, balığı o kadar az ürkütürüz. O yüzden mümkün olduğunca fosfordan kaçının. Açık havada 1000 metre derinlere kadar güneş ışığı inebilmektedir. Balıklar kör değildir ve kullandığınız her malzeme suda daha büyük görünür. Bu yüzden her zaman her şeyin küçüğünü tercih edin.</li><li>Slow jigging ile balık yakalarken verim almak için, 65 metrenin üzerinde gezinin. Sabah ve akşam suyunda verim alamazsanız, gün boyu ara ara denemeye devam edin. Açık deniz balıkçılığı kıyı balıkçılığı gibi değildir.</li><li>Akıntılı sularda büyük jigler kullanmak yerine, hızlı düşen küçük jigler edinin. Jiglerin düşüş aksiyonlarını öğrenmek için, tekneden bıraktığınız ilk 10 metreyi izleyebilirsiniz.</li><li>Teknede çok kalabalık avlanmayın. Eğer bir meradaysanız, ilk atışı sadece bir kişi yapsın. Verim alırsanız, birden fazla jig indirebilirsiniz.</li></ol>



<p>Bu makalede yayınlanan tüm içerik kaynak belirtilmeksizin Balık Oltamda’ya ait olmayan hiçbir platformda paylaşılamaz. Kaynak ve link verilmeden yapılan tüm paylaşımlarda, Balık Oltamda hak sahibi olacaktır.</p>



<p>Zaman ayırıp okuduğunuz için teşekkür ederim,</p>



<p>Saygılarımla,</p>



<p>Cihan Kızılgül</p>
<p>The post <a href="https://www.balikoltamda.com/slow-jigging-nedir/">Slow jigging nedir?</a> appeared first on <a href="https://www.balikoltamda.com">Balık Oltamda</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.balikoltamda.com/slow-jigging-nedir/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">10861</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Türkiye&#8217;de neden balık azalıyor?</title>
		<link>https://www.balikoltamda.com/turkiyede-neden-balik-azaliyor/</link>
					<comments>https://www.balikoltamda.com/turkiyede-neden-balik-azaliyor/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 25 May 2018 16:16:58 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Makaleler]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.balikoltamda.com/?p=10279</guid>

					<description><![CDATA[<p>Evet bu sorunun cevabını korkusuzca vermeye karar vermek, sosyal sorumluluğumuzun bir parçası oldu çıktı&#8230; Okuyun arkadaşlar, lütfen bu yazıyı sonuna kadar okuyun, okumak kimseye zarar vermez.  Bu yazıda kaynak gösterdim, Sport Fishing Amatör Balıkçılık Grubu&#8217;nda bazı paylaşılanları aldım, elden geldiğince isim belirttim. Belirtmediklerim de olduysa, hepsinden peşinen özür diliyorum.  Evet önsözü çok uzatmadan, konuya girmek istiyorum: [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.balikoltamda.com/turkiyede-neden-balik-azaliyor/">Türkiye&#8217;de neden balık azalıyor?</a> appeared first on <a href="https://www.balikoltamda.com">Balık Oltamda</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Evet bu sorunun cevabını korkusuzca vermeye karar vermek, sosyal sorumluluğumuzun bir parçası oldu çıktı&#8230; Okuyun arkadaşlar, lütfen bu yazıyı sonuna kadar okuyun, okumak kimseye zarar vermez.  Bu yazıda kaynak gösterdim, Sport Fishing Amatör Balıkçılık Grubu&#8217;nda bazı paylaşılanları aldım, elden geldiğince isim belirttim. Belirtmediklerim de olduysa, hepsinden peşinen özür diliyorum.  Evet önsözü çok uzatmadan, konuya girmek istiyorum:</p>
<p><strong>Türkiye&#8217;de neden balık azalıyor?</strong></p>
<p>Türkiye&#8217;de balığı yok eden tek neden, <strong>zihniyet</strong>tir. İnsanımızın, &#8220;bana dokunmayan yılan, bin yıl yaşasın&#8221; düşüncesidir. Biz ülke olarak, sadece bildiğimizi uygulayan, bazı şeyleri sorgulamayı gereksiz gören, önümüze hangi fikir ya da obje konulursa onu kabul eden, aslında çok UY-SAL bir toplumuz. Herşeye UYan, karşı çıkmadan tüm fikirleri sorgulamadan SALmaktan bahsediyorum.</p>
<p>Evet abilerim, ablalarım, kardeşlerim ve arkadaşlarım&#8230; Kıbrıs&#8217;a İstanbul&#8217;dan geldiğim yaklaşık 8 sene oldu. Kıbrıs nasıl bir yer? Türk&#8217;ün Avrupa görmüşü diyelim. <img src="https://s.w.org/images/core/emoji/15.0.3/72x72/1f642.png" alt="🙂" class="wp-smiley" style="height: 1em; max-height: 1em;" /> Okuma oranı Türkiye&#8217;me göre daha yüksek ve okuduğunu daha çok sorgulayan bir toplum. Artılarının yanında biraz da &#8220;tembeller&#8221; <img src="https://s.w.org/images/core/emoji/15.0.3/72x72/1f642.png" alt="🙂" class="wp-smiley" style="height: 1em; max-height: 1em;" /> Ama ada ülkelerinin hepsi neredeyse böyledir, Akdeniz ikliminin ve sıcakların etkisi olduğunu düşünüyorum. Şimdi <strong>Türkiye&#8217;m, Kıbrıs&#8217;ım ve balıkçılık ne alaka</strong> diye sorgulayabilirsiniz? Neden anlatıyor bu adam bunları diyebilirsiniz? Satırlarımın devamında Türkiye&#8217;den ve özellikle Karadeniz Bölgesi&#8217;nden Kıbrıs açıklarına(!),  onların deyimiyle &#8220;uluslar arası sularda&#8221; avlanan balıkçılardan artık bahsetmenin vakti geldi diye düşünüyorum. Belki bu gelen arkadaşlar masum bir şekilde, kurallar ve yasalara karşı gelmeden(!), sadece uluslar arası sularda ve sadece verilen kota kadar avlanıp evlerine ekmek götürecekler. Zaten buna kimsenin itirazı olamaz değil mi?..  Ancak ben her yıl yapılanı ve bu yıl da artık yapılmasını istemediğim şeyleri aktarmak ve zihniyet sorunu nerede başlıyor bundan bahsetmek istiyorum.</p>
<p>Geçen sene ICCAT kayıdı olmayan ve Kıbrıs sularında skip jack tuna, kuzu balığı gibi bir çok türü izinsiz yakalarken ceza kesilen teknelere denk geldik. Bunun da nedeni, yıllardır usulsüz avlanan bazı GIRGIRlara halk müdahale edip, Sahil Güvenlik&#8217;e yüzlerce şikayette bulunarak göreve çağırdı. Elbette göstermelik demek istemiyorum ancak onlarca tekneden sadece bazılarına komik cezalar kesilerek, büyük vurgun saman altından yürütüldü. Sonuç mu? Çekilişle bu hakkı kazandığı iddia edilen bu ekmekçi kardeşlerimiz, yine sularımızda. Evet her birinde ortalama 30 tane işçi çalışıyor ve evlerine ekmek götürüyorlar. Ama usulsüz avlandıklarında, evlerine balık götüremeyen milyonlarca insan ne olacak? Bunu hiç sorguluyor muyuz?</p>
<p>Sizi çok sıkmadan, ufak birkaç resimle devam edeyim dostlar. Evet, uluslar arası sularda avlanmak için gelen teknelerden bir kaçı ve bu teknelerin kıyıdan uzaklığına resimlerdeki siteden mutlaka bakın, takip edin. Hatta yaz ayında fırtına çıktı diyerek, sığınma isteyeceklerini de ben şimdiden biliyorum! Umarım beni yalancı çıkartırlar da ben hepsinden tek tek özür dilerim. Ama üzülerek söylemeliyim ki bu benim fikrim değil, geçtiğimiz yıllardaki savunmalarıydı&#8230;</p>
<p><a href="https://www.balikoltamda.com/turkiyede-neden-balik-azaliyor/#gallery-10279-1-slideshow">Slayt gösterisini görüntülemek için tıklayın.</a></p>
<p>Fotoğraflar Erhan Akbora isimli arkadaşımıza aittir. Kendisine buradan ayrıca teşekkür ederim.</p>
<p>https://www.marinetraffic.com/en/ais/home/centerx:34.6/centery:35.6/zoom:10 adresinden sayfayı online olarak görüntüleyebilirsiniz.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Kıbrıs insanı her sene buna lanet okuyor. Nedeni de şu ki burada endüstriyel balıkçılık anayasaya aykırı. Yani SUÇ. Farklı bir ülkede, yasalarına aykırı olduğu halde, devlete baskı ile buna göz yummasını istemek, tanımsızdır, terbiyeme yakıştıramadığım ifadelerle belirtilmesi gereken bir harekettir! Peki uluslar arası sularda avlanmaları kimi ilgilendirir? Eğer av orkinos ise, ICCAT denen komisyon, (Atlantik Ton Balıklarını Koruma Uluslararası Komisyonu) uluslar arası sularda belirli bir kota dahilinde avlanılmaları gerektiğini savunuyor. Çünkü orkinoslar; bilindik adıyla ton balığı tuna balığı veya mavi yüzgeçli orkinosun, Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Organizasyonu (FAO) 2005 verilerine göre tüm ticari balık stoklarının dörtte üçünden fazlası, kılıç ve orkinos balığı gibi besin zincirinin en üstündeki deniz canlılarının ise %90 ı aşırı avlanma sebebiyle tükenmiştir. Hayatta kalıp iç güdüsel olarak üreme ve üreme yerleri beyinlerine genetik olarak kodlanmış orkinoslar her yıl batıda Meksika Körfezi, doğuda ise Akdeniz’de Kıbrıs Kanalı ve Kuzey Levant Denizi, Sicilya –Malta ve Balear Adaları açıklarına üreme amaçlı geliyorlar. Bizi ilgilendiren kısım ise Kıbrıs Kanalı ve Kuzey Levant Denizi&#8217;ne gelenler&#8230; Türkiye geçtiğimiz senelerde, kendi self kotasını ilan etti ve ben sizi tanımıyorum dedi. Amaç ne idi? Büyük karlılığı olan bu sektörde doğayı düşünmeden, paranın yoluna bakmak.</p>
<p>Geçen sene yapılanlarla ilgili fotoğrafları üşenmedim buldum. Türkiye&#8217;de yapılan usulsüz avcılığın neticesinde, doğanın ne hale geldiğini, balıkçılığın ne kadar dibe vurduğunu herkes görüyor. İnşallah bu sene daha güzel olacak ümidiyle de bir sonraki &#8220;umutsuz balık sezonunu&#8221; bekliyor. Umutsuz çünkü yaradan her balığın üremesi ve büyümesi için bir süre biçmiş. Biz buna karşı gelirsek, saçma sapan limitlerle katliamı daha fazla balık için desteklersek ne yazık ki sonumuz yakındır dostlar. Ben kofanayı değil, çinekopu bile evladıma fotoğraflarda göstermek istemiyorum.</p>
<p>Buyrun 2014 yılında orkinos adı altında skip jack tuna katliamının birkaç fotoğrafı :</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" width="150" height="150" src="https://i0.wp.com/www.balikoltamda.com/wp-content/uploads/2018/05/1.jpg?resize=150%2C150&amp;ssl=1" class="attachment-thumbnail size-thumbnail" alt="" type="square" link="none" ids="10284,10285,10286,10288,10289,10290" orderby="post__in" include="10284,10285,10286,10288,10289,10290" srcset="https://i0.wp.com/www.balikoltamda.com/wp-content/uploads/2018/05/1.jpg?resize=150%2C150&amp;ssl=1 150w, https://i0.wp.com/www.balikoltamda.com/wp-content/uploads/2018/05/1.jpg?resize=50%2C50&amp;ssl=1 50w, https://i0.wp.com/www.balikoltamda.com/wp-content/uploads/2018/05/1.jpg?resize=298%2C298&amp;ssl=1 298w, https://i0.wp.com/www.balikoltamda.com/wp-content/uploads/2018/05/1.jpg?zoom=3&amp;resize=150%2C150&amp;ssl=1 450w" sizes="(max-width: 150px) 100vw, 150px" /><br />
<img loading="lazy" decoding="async" width="150" height="150" src="https://i0.wp.com/www.balikoltamda.com/wp-content/uploads/2018/05/2.jpg?resize=150%2C150&amp;ssl=1" class="attachment-thumbnail size-thumbnail" alt="" type="square" link="none" ids="10284,10285,10286,10288,10289,10290" orderby="post__in" include="10284,10285,10286,10288,10289,10290" srcset="https://i0.wp.com/www.balikoltamda.com/wp-content/uploads/2018/05/2.jpg?resize=150%2C150&amp;ssl=1 150w, https://i0.wp.com/www.balikoltamda.com/wp-content/uploads/2018/05/2.jpg?resize=50%2C50&amp;ssl=1 50w, https://i0.wp.com/www.balikoltamda.com/wp-content/uploads/2018/05/2.jpg?resize=298%2C298&amp;ssl=1 298w, https://i0.wp.com/www.balikoltamda.com/wp-content/uploads/2018/05/2.jpg?zoom=3&amp;resize=150%2C150&amp;ssl=1 450w" sizes="(max-width: 150px) 100vw, 150px" /><br />
<img loading="lazy" decoding="async" width="150" height="150" src="https://i0.wp.com/www.balikoltamda.com/wp-content/uploads/2018/05/3.jpg?resize=150%2C150&amp;ssl=1" class="attachment-thumbnail size-thumbnail" alt="" type="square" link="none" ids="10284,10285,10286,10288,10289,10290" orderby="post__in" include="10284,10285,10286,10288,10289,10290" srcset="https://i0.wp.com/www.balikoltamda.com/wp-content/uploads/2018/05/3.jpg?resize=150%2C150&amp;ssl=1 150w, https://i0.wp.com/www.balikoltamda.com/wp-content/uploads/2018/05/3.jpg?resize=50%2C50&amp;ssl=1 50w, https://i0.wp.com/www.balikoltamda.com/wp-content/uploads/2018/05/3.jpg?resize=298%2C298&amp;ssl=1 298w, https://i0.wp.com/www.balikoltamda.com/wp-content/uploads/2018/05/3.jpg?zoom=3&amp;resize=150%2C150&amp;ssl=1 450w" sizes="(max-width: 150px) 100vw, 150px" /><br />
<img loading="lazy" decoding="async" width="150" height="150" src="https://i0.wp.com/www.balikoltamda.com/wp-content/uploads/2018/05/5.jpg?resize=150%2C150&amp;ssl=1" class="attachment-thumbnail size-thumbnail" alt="" type="square" link="none" ids="10284,10285,10286,10288,10289,10290" orderby="post__in" include="10284,10285,10286,10288,10289,10290" srcset="https://i0.wp.com/www.balikoltamda.com/wp-content/uploads/2018/05/5.jpg?resize=150%2C150&amp;ssl=1 150w, https://i0.wp.com/www.balikoltamda.com/wp-content/uploads/2018/05/5.jpg?resize=50%2C50&amp;ssl=1 50w, https://i0.wp.com/www.balikoltamda.com/wp-content/uploads/2018/05/5.jpg?resize=298%2C298&amp;ssl=1 298w, https://i0.wp.com/www.balikoltamda.com/wp-content/uploads/2018/05/5.jpg?zoom=3&amp;resize=150%2C150&amp;ssl=1 450w" sizes="(max-width: 150px) 100vw, 150px" /><br />
<img loading="lazy" decoding="async" width="150" height="150" src="https://i0.wp.com/www.balikoltamda.com/wp-content/uploads/2018/05/6.jpg?resize=150%2C150&amp;ssl=1" class="attachment-thumbnail size-thumbnail" alt="" type="square" link="none" ids="10284,10285,10286,10288,10289,10290" orderby="post__in" include="10284,10285,10286,10288,10289,10290" srcset="https://i0.wp.com/www.balikoltamda.com/wp-content/uploads/2018/05/6.jpg?resize=150%2C150&amp;ssl=1 150w, https://i0.wp.com/www.balikoltamda.com/wp-content/uploads/2018/05/6.jpg?resize=50%2C50&amp;ssl=1 50w, https://i0.wp.com/www.balikoltamda.com/wp-content/uploads/2018/05/6.jpg?resize=298%2C298&amp;ssl=1 298w, https://i0.wp.com/www.balikoltamda.com/wp-content/uploads/2018/05/6.jpg?zoom=3&amp;resize=150%2C150&amp;ssl=1 450w" sizes="(max-width: 150px) 100vw, 150px" /><br />
<img loading="lazy" decoding="async" width="150" height="150" src="https://i0.wp.com/www.balikoltamda.com/wp-content/uploads/2018/05/7.jpg?resize=150%2C150&amp;ssl=1" class="attachment-thumbnail size-thumbnail" alt="" type="square" link="none" ids="10284,10285,10286,10288,10289,10290" orderby="post__in" include="10284,10285,10286,10288,10289,10290" srcset="https://i0.wp.com/www.balikoltamda.com/wp-content/uploads/2018/05/7.jpg?resize=150%2C150&amp;ssl=1 150w, https://i0.wp.com/www.balikoltamda.com/wp-content/uploads/2018/05/7.jpg?resize=50%2C50&amp;ssl=1 50w, https://i0.wp.com/www.balikoltamda.com/wp-content/uploads/2018/05/7.jpg?resize=298%2C298&amp;ssl=1 298w, https://i0.wp.com/www.balikoltamda.com/wp-content/uploads/2018/05/7.jpg?zoom=3&amp;resize=150%2C150&amp;ssl=1 450w" sizes="(max-width: 150px) 100vw, 150px" /></p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Türkiye&#8217;de boğaz demeden, balığın göç yolu demeden, üreme zamanını gözetmeden ve gerçekçi olmayan limitlerle yapılan avcılığın sonucunda neredeyse tüm denizlerimizde balıkçılık dibe vurdu. Bu işin aktörleri ise şimdi gözlerini dünyaya dikti. Bu teknelerin Afrika açıklarına kadar gittiklerini biliyor musunuz? İşte bu kısım ise yasal olsa dahi, nesli tükenmek üzere olan bir canlının ve denizlerimizdeki zararlı türlerin bir numaralı doğal düşmanı olmasına rağmen bir türün gözlerimizin önünden kaybolup gittiğinin resmi kayıdıdır. Ben sessiz kalamadım. Çünkü orkinoslar, balon balığı gibi Kızıldeniz göçmeni istilacı türlerin en büyük doğal düşmanlarından biridir ve aslında geleceğimizdir!</p>
<p><strong>Dünya&#8217;da rakamlarla balık avı</strong></p>
<p>Bu rakamları Hasan Final adında saygı duyduğum bir abimin, bana gönderdiği link üzerinden eriştim. Gazetenin ismine siyasi görüşünüz neticesinde takılmayın çünkü bu adam istatistik sunmuş, insanlık vazifesini yerine getirmiş. Başlığı da aslında çok güzel seçmiş, tabi anlayana!</p>
<p>Ne demiş <strong>Murat Muratoğlu</strong>? :</p>
<p>&#8220;Milyonlarca insanımız tarlalarda çalışırken, <strong>balıkçılıkla hepi topu 55 bin kişi</strong> uğraşıyor. Üç tarafı denizlerle çevrili<strong> Türkiye&#8217;nin</strong>, <span style="text-decoration: underline;">8.333 km&#8217;lik kıyı şeridi ve 177.714 km uzunluğundaki nehirleri</span> var. Balık nerede? Yok!<br />
Balıkçılık ülkesi olarak bilinen <strong>Norveç</strong>&#8216;in ise <strong>balıkçı tekne sayısı sadece 6 bin 400</strong>… Bizde kaç tekne var?<br />
<strong>Yaklaşık 17 bin</strong>! <span style="text-decoration: underline;">Demek iş teknede değil, teknikte…</span><br />
Adamların nüfusu <strong>5 milyon</strong>, <strong>143 ülkeye</strong> balık satıyorlar. Her yıl dünyaya <strong>1 milyon ton somon</strong> yolluyorlar. Sadece somondan <strong>yılda 8 milyar Euro</strong>&#8216;yu cebe indiriyorlar.&#8221;</p>
<p>Paragraf alıntı  : https://www.sozcu.com.tr/2018/yazarlar/murat-muratoglu/et-balik-kelle-bunlar-yenir-elle-2416465/</p>
<p>Bu cümlelerden çıkan da şudur ki doğaya maksimum seviyede saygı göstererek, bilinçli olarak bu işi uygularsak, doğa insanları her zaman mutlu edecektir.</p>
<p><strong>Ne yapmalıyız?</strong></p>
<p>Sosyal medyanın amacı belli. İnsanları örgütleyip, içlerini boşaltmak. Ardından tüm olanları unutturmak. Ben bu katliama sessiz kalmamak adına; elimden geleni kanuni yollarla ve ifade özgürlüğümü hiç kimseyi karalayarak yapmayacağıma söz vererek, bu taşın altına elimi koymak istedim. Amacım insanımızı bilgim dahilinde bilinçlendirmek. Çünkü bilgi olmadan, bilinç asla olamaz.  Halkımızın sorgulayan kesimine her zaman güvenim sonsuz ve bu yazıyı okuyan yetkili mercilerin de bu olaya el atacaklarına inancım tam!</p>
<p>Lütfen bu katliamın sadece Kıbrıs suları ile sınırlı olmadığını anlayıp, yıllardır ülkemde para için doğayı hiçe sayan bazı gırgırların artık bu katliama bir son vermesi gerektiği gerçeğini anlamaya  çalışalım. Resmi mercilere konuyla ilgili itirazda bulunalım. Bu balıklar dünyada belirli görevleri yerine getirmesi için varlar. Kısacası hepsi dünyamızın bir parçası. İnanan ya da inanmayan arkadaşlarımı tenzih ederek bazı ifadelere yer vermeye çalıştım. Ancak inanıyorsak, hepsinin bir nimet olduğunu, israfın en büyük günah olduğunu ve yaradanın hiçbir canlıyı insan oğlu yok etsin diye yaratmadığını unutmadan geleceğe güzel bakalım.</p>
<p>Yukarıda Kıbrıs&#8217;lıya tembel diyerek belki biraz kızdırdım. Ama Kıbrıs&#8217;lı şu an bu teknelere karşı çıkıyor ve soruyor : &#8220;Türkiye&#8217;yi bitirdiniz, sıra bizim denizlerimizde olmak zorunda mı?&#8221;</p>
<p><strong>Size soruyorum değerli hemşerilerim, haksızlar mı?</strong></p>
<p>Zaman ayırıp okuduğunuz için teşekkür ederim.</p>
<p>Saygı ve sevgilerimle,</p>
<p>Balık Oltamda</p>
<p>NOT : Bu makalede yer verilen fotoğraflar, Türkiye Tekneleri&#8217;nin Kıbrıs sularında olduğunu göstermek adına paylaşılmıştır. Verilen marinetraffic.com üzerinden çekilmiştir. Gelen teknelerin yasa dışı avcılık yapacaklarına dair kesin bir bilgi olmadığını, makalede belirttiğimiz gibi önceki yıllarda yapılan usulsüz avcılığın bu tekneler tarafından yapılmaması adına ve geçmişte yaşananlara örnek olması amacı ile paylaşıldığını peşinen bildiririz.  Hiç bir kişi, kurum ve balikoltamda.com bu yazıdaki verilerden sorumlu tutulamaz.</p>
<p>The post <a href="https://www.balikoltamda.com/turkiyede-neden-balik-azaliyor/">Türkiye&#8217;de neden balık azalıyor?</a> appeared first on <a href="https://www.balikoltamda.com">Balık Oltamda</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.balikoltamda.com/turkiyede-neden-balik-azaliyor/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">10279</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Denizlerimizde neden balık tükeniyor? Çözüm için ne yapmalıyız?</title>
		<link>https://www.balikoltamda.com/denizlerimizde-neden-balik-tukeniyor/</link>
					<comments>https://www.balikoltamda.com/denizlerimizde-neden-balik-tukeniyor/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 09 May 2018 17:13:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Makaleler]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.balikoltamda.com/?p=10033</guid>

					<description><![CDATA[<p>Sayfanın aşağılarına doğru, bir video göreceksiniz. Bu videoyu yayınlarken, paylaşan arkadaşımızın cümlelerindeki ironiyi ben biraz daha genişletmek istedim. Arkadaşımız : &#8221;İstanbul Boğazı bir zamanlar balık cennetiydi. Kılıçların cirit attığı, köpekbalıklarının dev orkinosların peşine takıldığı, lüferin büyüğü 20 kiloluk kofanalardan günde 15 tane yakalamayanın “Balıkçıyım” demediği zamanlar vardı&#8230; İşte Eski İstanbuldan balık görüntüleri.&#8221; diyor&#8230; Emekçi amcamızın [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.balikoltamda.com/denizlerimizde-neden-balik-tukeniyor/">Denizlerimizde neden balık tükeniyor? Çözüm için ne yapmalıyız?</a> appeared first on <a href="https://www.balikoltamda.com">Balık Oltamda</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Sayfanın aşağılarına doğru, bir video göreceksiniz. Bu videoyu yayınlarken, paylaşan arkadaşımızın cümlelerindeki ironiyi ben biraz daha genişletmek istedim. Arkadaşımız : &#8221;İstanbul Boğazı bir zamanlar balık cennetiydi. Kılıçların cirit attığı, köpekbalıklarının dev orkinosların peşine takıldığı, lüferin büyüğü 20 kiloluk kofanalardan günde 15 tane yakalamayanın “Balıkçıyım” demediği zamanlar vardı&#8230; İşte Eski İstanbuldan balık görüntüleri.&#8221; diyor&#8230;</p>
<p><iframe loading="lazy" src="https://www.youtube.com/embed/zgwAot7yM_8" width="560" height="315" frameborder="0" allowfullscreen="allowfullscreen"></iframe></p>
<p>Emekçi amcamızın mavi yüzgeçli orkinos taşıdığı, fotoğraflar arasındaki ne kadar balık satıldığını, 20 kiloluk balığa neden sırtı kara değil de kofana dendiğini ve 15 tane yakalamadan gelene &#8221;Balıkçı&#8221; denmediğini düşünürsek; bu noktaya nasıl gelindiğini yazarken aslında söylemiş oluyoruz. Ben kendimce bu yaşananlara sessiz kalmamak ve neler yapılabileceğini kısaca aktararak üzerime düşeni yapmak istedim:</p>
<p><strong>BALIK LİMİTLERİ</strong> :</p>
<p>Bu limitler; gün geçtikçe, işin ve hobinin içine para kaygısı girdikçe, ne yazık ki daha da aşağı çekiliyor. 20 KG.dan daha büyük olabilen bir balığın, 18 cm limitle avlanılmaya açılması; tamamen para için doğa ve canlıları katletmektir. Bu canlıların büyümesine izin vermemek, besin zincirleri arasındaki geçişleri yok etmek, bir orkinosun yiyeceği yem balığını boğazın içinde gırgırlarla son damlasına kadar yok etmek, bu balıkların boğazlarda artık neden olmadıklarının cevabı değil midir? 37 yaşındayım ve boğazda mavi yüzgeçli orkinosa yetişemediysem, gelecek nesillere biz ne bırakacağız? Bunu hiç düşündük mü?</p>
<p>Kanunlar karşısında boynumuz her zaman kıldan incedir. Ancak yetişkin hale geldiğinden emin olamadığımız, en az bir kere yumurta ya da yavru bırakmamış bu canlıları yakalamak, balık olmamasının en önemli sebebi değil midir? En basitinden İstanbul Boğazı&#8217;nda ya da Marmara&#8217;da kalabalık herhangi bir balıkçı topluluğunu ziyaret etsek, kovalarında ortalamaya vurursak en kötü 200 gr. limit altı balık bulabilir miyiz? Bu 200 GR.&#8217;ı da tamamen itirazları yok edip, minimum bir değer vermek adına belirttim. Emin olalım ki bu oran çok daha büyüktür. 2012 verilerine göre en az 150.000 balıkçı teknesi, 3.5 milyon amatör balıkçı olduğu düşünülürse, neredeyse 6 yıl öncesi için limit aşımı günlük 730 ton balığa tekabül eder. Bu noktada artık bazı profesyonel balıkçıların yaptığı katliamı, bizde desteklemiş olmuyor muyuz? Rakamlar korkutucu değil mi? Bu soruyu kendinize sorduktan sonra, iğneyi onlara da batırma vaktinin geldiğini düşünüyorum.</p>
<p>&#8221;Korumak, yok etmemektir.&#8221; Bu bağlamda, devletimizin profesyonel balıkçılara artık bir durun, denizlerimiz her geçen gün kötüye gidiyor, bazı önlemler almalıyız deme vakti gelmedi mi? Bu insanların geçim sıkıntılarına devlet bütçesi dahilinde destek çıkıp, üç tarafı denizlerle çevrili cennet vatanımızın zenginliklerine de sahip çıkması gerekmektedir. Eğer bu denizler dinlendirilirse, denetimlerle limitler yukarı çekilip, verimlilik arttırılırsa; bu süreç bir kayıp değil tam tersine kazanç olacaktır.</p>
<p>Balık avı limitleri için yandaki adresi tıklayınız ==&gt; <a href="https://www.tarim.gov.tr/BSGM/Lists/Duyuru/Attachments/65/4-2-Numaral%C4%B1-Amat%C3%B6r-Ama%C3%A7l%C4%B1-Su-%C3%9Cr%C3%BCnleri-Avc%C4%B1l%C4%B1%C4%9F%C4%B1n%C4%B1n-D%C3%BCzenlenmesi-Hakk%C4%B1nda-Tebli%C4%9F.pdf">Balık Avı Limitleri</a></p>
<p><b>AMATÖR BALIKÇILIK BELGESİ :</b></p>
<p>Ne yazık ki bu belge birçok vatandaşımızda yok. Açıkçası şu an bu belgenin alınması da denizlerimizin korunması adına çok önemli değil.   Çünkü bu belgeyi para ve birkaç evrak ibrazı ile herkes alabiliyor. Bu belgeyi alırken, aşağıda maddeler halinde saydığım konuları devlet ele alır da vatandaşı doğru yönlendirse sizce bilinçli nesiller yetişmez mi?</p>
<p>a ) Amatör balıkçılık belgesi olmadan av yapanlara caydırıcı para cezası,</p>
<p>b ) Denizlerimizde çıkan balıkların içinde bulunduğu ufak bir kitapçık, bu kitap içinde de balıkların limitleri ve yasak dönemleri ile ilgili kısa bilgiler,</p>
<p>c ) Amatör balıkçılık belgesinin alınmış olması için, bu kitapçık ile ilgili küçük bir sınav ya da bu kitapçıkta yer alan tüm bilginin el yazısı ile yine devletin sunacağı kağıtlara geçirilmesi. (Amaç insanlara birşeyler öğretmek, zorlamak değil.)</p>
<p>d ) Amatör balıkçılık belgesi alındıktan sonra limit aşımı ya da yasak av yapıldığında, en az 5 asgari ücret ödemeyle yükümlü tutulacaklarının yazılı ibrazı,</p>
<p>e ) Bu belgeyi alabilmek için örneğin yıllık 50 TL gibi bir ücret. Bu ücret sayesinde de devlet denetlemeyi gerçekleştirecek kurum ya da şahıslara maaş katkısında bulunabilir. Bu da hem istihdam hem de denetimde devamlılık sağlayacaktır.</p>
<p>Bu yukarıdaki maddeler aslında benim hayallerim. Avcılıktan önce birçok alanda yapılması gerekenler varken, bu uygulamaları gerçekleştireceklerine pek inancım yok. Ancak bunları belirtmemdeki amaç, aslında yapılsa ne kadar kolay olduğunun bir göstergesi. Kısacası hayalcilik değil, gerçekçilik.</p>
<p><strong>AVLANMA BÖLGELERİ</strong></p>
<p>Kara avlarında olduğu gibi, deniz avcılığında bazı bölgelerin denetimli ve uzun süreli dinlendirilmesini sağlamak, bu bölgelerdeki balık popülasyonu üzerinde yarar sağlayacaktır. Ne yazık ki koruma altında olan bazı türler dışında, ülkemizde ava kapalı bölgeler pek uygulanmamaktadır.</p>
<p>Balıkların geçiş noktalarına ve iç denizlerde profesyonel balıkçılığın yasaklanması ya da limitli hale getirilmesi gereklidir.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>SONUÇ</strong></p>
<p>İstanbul Boğazı&#8217;nın eski fotoğraflarını görünce yukarıda da belirttiğim üzere konuya kayıtsız kalamadım. Eğer sizlerin de konu ile ilgili çözüm önerileriniz var ve denizlerimizin geleceği için adım atmamıza yardımda bulunmak istiyorsanız, değerli fikirlerinizi bize yorum olarak ya da Facebook Sayfamız&#8217;dan iletebilirsiniz.</p>
<p>Ben evladıma balıkçılığı öğreterek; onun denizde kalmasını, teknoloji çağında olmamıza rağmen 24 saat bilgisayar başında ömür çürütmemesini, herşeyden önemlisi sadece bir avcı değil, doğa dostu olmasını istiyorum. Sizlerin de eminim ki ayrı hassasiyetleri vardır.</p>
<p>Zaman ayırıp okuduğunuz için teşekkür ederim.</p>
<p>Cihan Kızılgül</p>
<p>The post <a href="https://www.balikoltamda.com/denizlerimizde-neden-balik-tukeniyor/">Denizlerimizde neden balık tükeniyor? Çözüm için ne yapmalıyız?</a> appeared first on <a href="https://www.balikoltamda.com">Balık Oltamda</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.balikoltamda.com/denizlerimizde-neden-balik-tukeniyor/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>1</slash:comments>
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">10033</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Nerede ve hangi havada balık olur? Nasıl bir malzeme ve yem seçmeliyiz?</title>
		<link>https://www.balikoltamda.com/nerede-ve-hangi-havada-balik-olur-nasil-bir-malzeme-ve-yem-secmeliyiz/</link>
					<comments>https://www.balikoltamda.com/nerede-ve-hangi-havada-balik-olur-nasil-bir-malzeme-ve-yem-secmeliyiz/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 13 Oct 2017 18:25:13 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Makaleler]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.balikoltamda.com/?p=6022</guid>

					<description><![CDATA[<p>Denizlerde hava durumu, mera seçimi, yem seçimi ve doğru malzeme kullanımı gibi önemli konuları, tamamen doğaçlama yazmayı uygun gördüm. Bu bağlamda seçtiğim konu başlıkları aşağıdaki gibidir: &#160; Ava gitmeden önce plan yapın, meranızı ve hangi balığı avlamak istediğini belirleyin. Bir balıkçının ilk bakacağı yer, hava durumu olmalıdır. İster kıyıdan ister tekneyle avlanın, hava durumu en [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.balikoltamda.com/nerede-ve-hangi-havada-balik-olur-nasil-bir-malzeme-ve-yem-secmeliyiz/">Nerede ve hangi havada balık olur? Nasıl bir malzeme ve yem seçmeliyiz?</a> appeared first on <a href="https://www.balikoltamda.com">Balık Oltamda</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Denizlerde hava durumu, mera seçimi, yem seçimi ve doğru malzeme kullanımı gibi önemli konuları, tamamen doğaçlama yazmayı uygun gördüm.</strong></p>
<p>Bu bağlamda seçtiğim konu başlıkları aşağıdaki gibidir:</p>
<p>&nbsp;</p>
<ul>
<li><strong>Ava gitmeden önce plan yapın, meranızı ve hangi balığı avlamak istediğini belirleyin.</strong></li>
</ul>
<p>Bir balıkçının ilk bakacağı yer, <strong>hava durumu</strong> olmalıdır. İster kıyıdan ister tekneyle avlanın, hava durumu en önemli konudur. Eğer yağış riski varsa, yanınıza bir yağmurluk, çizme ve şapka almanız gerekmektedir. Sağanak yağış ve yıldırım riski taşıyan havalarda balığa gitmemenizi kesinlikle tavsiye ediyorum. Eğer gideceğim diyorsanız, karbon olmayan kamışlar tercih etmeniz yine güvenliğiniz açısından önemlidir. Örneğin kıyı avcılığı yapacaksanız, doğudan esen bir hava olduğunu gördüğünüzde, <strong>mera seçimi</strong>ni de bu bağlamda yapmanız gerekecektir. Çünkü doğu havasını kesen bir burunun, batı yönünde avlanmak, akıntıdan ve dalgadan kurtulan balığa, karnının açlığını hatırlatacak ve o merada daha rahat avlanmasına imkan tanıyacaktır. Eğer yakın zamanda bir fırtına olmamışsa ve günlük gülistanlık bir hava var ise ve kıyı avcılığı düşünüyorsanız,  o gün genel olarak deniz havası alacağınızı unutmayın. <img src="https://s.w.org/images/core/emoji/15.0.3/72x72/1f642.png" alt="🙂" class="wp-smiley" style="height: 1em; max-height: 1em;" /></p>
<p>Balığa gitmeden önce hangi balığı avlamak istediğinizi mutlaka belirlemelisiniz. Hava durumuna bağlı olarak, sizi zor durumda bırakmayacak bir mera seçmelisiniz. Unutmayın ki doğru mera seçimi yaparak, en önemli kuralı başta gerçekleştirmiş olursunuz. Aç olan bir balığı merada bulursanız, dikkat etmeniz gereken tüm diğer noktalar bir anda önemsiz kalabilir. <img src="https://s.w.org/images/core/emoji/15.0.3/72x72/1f642.png" alt="🙂" class="wp-smiley" style="height: 1em; max-height: 1em;" /> <strong>Mera seçimi</strong> yaparken, avlanacağınız balığın sevdiği sularda olmanız verimi arttıracaktır.  Örneğin, hedef balık levrek ise; koy içleri, mendirek içleri ve çay ya da derelerin denize dökülen bölgelerinde olmanız balığı bulma şansınızı arttıracaktır. Bunlara ek olarak yosunlu ve çakıl taşlı bir deniz taban yapısı bulmanız da tereyağın üzerine sürülen bal gibi olacaktır. <img src="https://s.w.org/images/core/emoji/15.0.3/72x72/1f642.png" alt="🙂" class="wp-smiley" style="height: 1em; max-height: 1em;" /> Bu şartları sağladığınızda, dikkat edeceğiniz en önemli konu; çok ürkek ve kurnaz olan levrekten güzel bir yer bularak saklanmanız ve kesinlikle suyun içerisine girmeden sessizce avlanmanızdır. Bu şartlar balığın ideal şartları olup, ben suya girerek avlıyorum diyen arkadaşlara, siz bildiğiniz gibi devam edin demekle sınırlıdır. <img src="https://s.w.org/images/core/emoji/15.0.3/72x72/1f642.png" alt="🙂" class="wp-smiley" style="height: 1em; max-height: 1em;" /></p>
<p>&nbsp;</p>
<ul>
<li><strong>Doğru Malzeme ve Yem Seçimi</strong></li>
</ul>
<p>Malzeme seçimi başlı başına tartışılacak bir konudur. Ancak bazı ipuçları verebilmek adına, bu konuya kısaca değinmek istiyorum.</p>
<p>İnce takım, bütünlük ve az metal kullanımı çok önemlidir. Değerli Metin Semih Caneri abimden öğrendiğim, İngiliz&#8217;lere ait önemli bir laf vardır. &#8220;Less metal more fish, more fish less metal.&#8221; Ne kadar çok metal kullanırsanız, o kadar az balık tutarsınız ise Türkçe&#8217;sidir. Siz hiç denizde, ağzında metal bir objeyle gezen, bir yem balığı gördünüz mü? <img src="https://s.w.org/images/core/emoji/15.0.3/72x72/1f642.png" alt="🙂" class="wp-smiley" style="height: 1em; max-height: 1em;" /> Bu aslında hobimizin en güzel özeti, kısaca <strong>gerçekçilik</strong>. Metal materyal kullanmamız gereken yerlerde, mümkün olduğunca küçük malzeme seçip, yemden uzakta kalacak şekilde bağlamaya çalışın.</p>
<p><strong>Malzemenin kalitesi</strong> verimini kesinlikle arttırır. Örneğin, kaliteli 0.12 mm bir iple, kalitesiz 0.25 mm ipin mukavemetleri aynı olabilir ve 0.12 mmlik bir ip bazen çok daha iyi çeker değerlere sahip olabilir. Bunu neden söyledim? İnce takım çok önemlidir ve <strong>gerçekçilik</strong> felsefesinin temel unsurudur. Yine kaliteye bağlı olarak, malzemenin hafif ve güçlü olması, gün boyu deneme yapma şansınızı arttıracak ve balığı yakaladığınızda da malzemenize güvenerek kenara çıkartma şansını size daha iyi sunacaktır.</p>
<p>Sahte bir balık, silikon ya da metal jiglerin de yine en önemli özellikleri kalite ve mukavemetleridir. Düşünsenize,bir trofe (ulaşabildiği ender boy) yakaladınız ve malzeme deforme olduğu için kaçırdınız.  Yahut sahte balık aldınız, 3 atış sonrasında rengi kaçtı ya da erimi çok kötü ve 10 metre bile zor atıyorsunuz? Peki ya malzemenin gerçekçiliği ve aksiyonu? Bu işi hobi olarak yaptığımız ve her hafta balık restaurantına gidip balık yiyebilecek kadar bu hobiye para aktardığımız düşünülürse, bence zamanımızın kıymetini bilmeliyiz. Son olarak, kaliteyi genelde ucuza alamayacağımızı biliyor, elbette arada çok ucuza yine çok kaliteli ürünler bulabileceğimizi de hepimiz biliyoruz.</p>
<p>Avlayacağımız balığa göre kısaca bir malzeme seçiminden yukarıda kısaca bahsetmiştim. Diyelim balığa gitmek istiyoruz ve hedefimizdeki balık predatör olarak isimlendirdiğimiz avcı balıklar. O zaman hemen avcı balıkların en zayıf noktaları olan canlı yemlerden bahsediyoruz. <img src="https://s.w.org/images/core/emoji/15.0.3/72x72/1f642.png" alt="🙂" class="wp-smiley" style="height: 1em; max-height: 1em;" /> Metin abimden öğrendiğim başka bir söz var ki : &#8220;Live baits are cheating.&#8221; Türkçe&#8217;si, canlı yemler hiledir. Bu konumuzun tamamen özeti. <img src="https://s.w.org/images/core/emoji/15.0.3/72x72/1f642.png" alt="🙂" class="wp-smiley" style="height: 1em; max-height: 1em;" /></p>
<p>Canlı yem seçimi yaparken tecrübe ve bilgi birikimi her alanda olduğu gibi çok önemlidir. Bazı balıkların menüsünde özel olarak aradığı türler vardır. Bunlara kısaca bahsedecek olursak;</p>
<ul>
<li><strong>Zargana, lambuka, ıskarmoz ve baraküda</strong> : Kefal yavrusu ve aterina (gümüş) yavrusu, başta zargana olmak üzere bu canlıların en ideal yemleridir. Top arkası 2 metrelik bir bedele, çift iğne ile canlı yemi öldürmeden bağlarsanız, iyi zarganalar sizi bekleyecektir.</li>
<li><strong>Lüfer (kofana) </strong>: Bu balıkların en sevdiği canlı yem, küçük zarganadır. Kıyıdan ve tekneden uzun olta denen metotla yakalanabilirler. Ayrıca küçük kefal ve istavrit yavrusuna da ilgi göstermektedir.</li>
<li><strong>Levrek</strong> : Levrekler, kabuklu canlılardan, fareye kadar her şekilde yakalanır. Genellikle, canlı yengeç ve canlı kurt ile iyi av vermektedir.</li>
<li><strong>Çipura ve mırmır</strong> : Bu balıklar, canlı kurda iyi ilgi göstermektedirler. Özellikle çipura, tırnak yengeç denen, ufak boyuttaki yengeçlere, canlı teke ve mamuna yüksek ilgi duyan bir türdür.</li>
<li><strong>Sarı kuyruk (kuzu balığı) </strong>: Bu balıklar genellikle orta su ve derinde gezinirler. En sevdikleri canlı yemlerin ilk sıralarında; melanur , sübye ve kalamar bulunmaktadır. Eğer bu  canlıları canlı olarak ister kurşunlu, ister serbest yüzer halde meraya indirirseniz ve bölgede balık varsa ve açsa oltanızda olacaktır.</li>
<li><strong>Sinarit, Fangri ve Trança </strong>: Bu balıklar genellikle,  çakıl ve kayalık bölgelerde yarıklar içinde yaşarlar ve dip balıklarıdır. Özellikle sinarit, su altındaki yosunlu ve fica diye belirtilen otlak meraları daha çok sever. Kıyıdan nadir olarak yakalanabilecekleri gibi, tekne avı yapacaksanız, ağır bir kurşun arkasına 1-1.5 metrelik fırdöndü ile bağlanmış bir bedele, gezer iğneli bir takım yaparak ve ardından sübye ya da kalamar bağlayarak yakalayabilirsiniz.</li>
</ul>
<p><strong>Not</strong> : Yukarıdaki canlı yem seçimleri bilinen metotlar olup, sadece bunlarla yakalayabilirsiniz anlamı taşımaz. Bu yüzden, verim alamadığınızda sürekli olarak seçimlerinizi gözden geçirmelisiniz. Şu yemle de iyi avlar yaptım dediğiniz yemleriniz varsa, aşağıda yorum bırakabilirsiniz. İsminizi ve fikrinizi belirterek makalemizde zevkle güncellemeler yapabiliriz.</p>
<p><strong>Eğer canlı yem bulma şansınız yoksa</strong>, LRF, spin (atçek) ya da jigging metodları ile şansınızı deneyebilirsiniz. Sahte kurt yemler, silikonlar, sahte balıklar ve jigler canlı yemin olmadığı şartlarda oldukça başarılıdır. Bu konuyla ilgili : <a href="https://www.balikoltamda.com/spinning-atcek-teknigi-nedir-malzeme-secimi-nasil-yapilmalidir/" target="_blank" rel="noopener">spinning atçek nedir?</a> makalemizi okuyabilirsiniz.</p>
<p>Atçek ya da birçok disiplinde kullanılan, silikon, maket balık ve metal jiglerin aksiyonları da yine hedef balık açısından çok önemlidir. Levrek; kurnaz ve ürkek bir balık olduğu için, genellikle sessiz sahtelere daha çok ilgi duymaktadır. Silikonların aksiyon başarısı dışında, bu balıklarda başarılı olmasının bir başka nedeni de sessiz olmalarıdır. Bununla birlikte, baraküda ve zargana gibi canlılar hedeflerine daha agresif saldırdıkları ve aksiyondan hoşlandıkları için bol aksiyon bu canlıların ilgisini daha çok çekecektir. <strong>Çok önemli bir konu</strong> var ki denizde avcı balıkların bulamayacağı türde sahte yemlerden kaçının. <span style="text-decoration: underline;">Eğer kalamar henüz kıyıya düşmediyse, kalamar benzeri maket canlılar kullanmanız hatalı bir seçim olacaktır ve balığın ilgisini çekmeyecektir.</span> Balıklar asla &#8220;bu kalamar da nereden çıktı bu mevsimde, oh yaşadık&#8221; diyerek saldırmazlar.</p>
<ul>
<li><strong>Avlanmak için doğru saatlere dikkat etmelisiniz</strong></li>
</ul>
<p>Birçok balığın aslında en ideal saatleri;  sabah suyu için gün doğmadan 1 saat öncesinden, doğduktan bir saat sonrasına kadar iken; akşam suyu için gün batmadan, 1 saat öncesinden hava karardıktan 1 saat sonrasına kadardır. Ancak, gece dolunay olan zamanlarda, farklı fikir ayrılıkları doğmaktadır. Bu konudaki şahsi fikrimi size soruyla iletmek istiyorum. Şayet; &#8220;gece boyu aydınlık olduğunda, bir predatör sabaha kadar avlanacak süreyi bulmaz mı? Gece boyu avlanabilen bir balık, sizce sabah suyunda iştahlı olur mu?&#8221; Bu konudaki fikirlerim bu yöndedir ve dolunay olan gecelerde, sabah suyunun çok verimli olmayacağı kanaatindeyim. Hatta gece boyu doğru aksiyonlarla siz de şansınızı deneyebilirsiniz. Bu konuda, ay takvimini ve en verimli saatleri veren çeşitli mobil uygulamalar bulunmaktadır ve en bilineni olan Fishing and Hunting Solunar&#8217;ı, Google Play Store ya da App Store&#8217;dan indirebilirsiniz.</p>
<p>Gece avı yaparken dikkat etmeniz gereken ve yanlış bilinen bir nokta da glow yani forfordur. Gece avlanırken balık görsün diye, glow yani forforlu malzemelerden ve ışık saçan ürünlerden kesinlikle uzak durun. Bu ürünler birçok balığı ürkütecek ve meranızdan kaçıracaktır. Ben derin su avlarımda dahi, glow ürünlerden mümkün olduğunca uzak duruyorum. Gece avlanırınızda UV olarak geçen ürünleri seçmeniz, beyaz ve sarı gibi renkler kullanmanız, diğer glow ürünlere göre çok daha başarılı olacaktır.</p>
<p>Tüm konu başlıkları, ustalarımdan duyduğum, akıl edip uyguladığım tecrübelerimle sabittir. Vakit ayırıp okuduğunuz için teşekkür ederim.</p>
<p>Tüm avlarımı paylaştığım Youtube Kanalımı da takip etmeyi lütfen unutmayınız ==&gt; https://www.youtube.com/channel/UC117_KdL69nsbLh9CPR4mjQ</p>
<p>The post <a href="https://www.balikoltamda.com/nerede-ve-hangi-havada-balik-olur-nasil-bir-malzeme-ve-yem-secmeliyiz/">Nerede ve hangi havada balık olur? Nasıl bir malzeme ve yem seçmeliyiz?</a> appeared first on <a href="https://www.balikoltamda.com">Balık Oltamda</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.balikoltamda.com/nerede-ve-hangi-havada-balik-olur-nasil-bir-malzeme-ve-yem-secmeliyiz/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">6022</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Spinning &#8211; Atçek Tekniği Nedir? Malzeme Seçimi Nasıl Yapılmalıdır?</title>
		<link>https://www.balikoltamda.com/spinning-atcek-teknigi-nedir-malzeme-secimi-nasil-yapilmalidir/</link>
					<comments>https://www.balikoltamda.com/spinning-atcek-teknigi-nedir-malzeme-secimi-nasil-yapilmalidir/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 02 Oct 2017 15:11:06 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Makaleler]]></category>
		<category><![CDATA[at çek hangi saatte yapılır]]></category>
		<category><![CDATA[at çek ile hangi balıklar yakalanır]]></category>
		<category><![CDATA[at çek olta takımı nasıl olmalı]]></category>
		<category><![CDATA[atçek nasıl yapılır]]></category>
		<category><![CDATA[balıkçılıkta spin ne demek]]></category>
		<category><![CDATA[spin nasıl yapılır]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.balikoltamda.com/?p=5783</guid>

					<description><![CDATA[<p>Uzun zamandır yazmayı düşündüğüm yazımı nihayet başlayıp, tamamladım.Tüm yazı kendi tecrübelerimle sabit olup, yüzde yüz el emeğidir ve kaynak gösterilmeden paylaşılması gerçekten sıkıntılıdır. 🙂&#160; Yazımı belirli başlıklar altında inceleyeceğim ve zamanla bu başlıkları daha da genişleteceğim. Başlayalım&#8230; 🙂 Türkiye&#8217;de bilinen adıyla at-çek yani spinning tekniği dünyada uzun zamandır uygulansa da,&#160;ülkemizde son yıllarda hakettiği popülariteye ulaşmıştır.&#160; [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.balikoltamda.com/spinning-atcek-teknigi-nedir-malzeme-secimi-nasil-yapilmalidir/">Spinning &#8211; Atçek Tekniği Nedir? Malzeme Seçimi Nasıl Yapılmalıdır?</a> appeared first on <a href="https://www.balikoltamda.com">Balık Oltamda</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Uzun zamandır yazmayı düşündüğüm yazımı nihayet başlayıp, tamamladım.Tüm yazı kendi tecrübelerimle sabit olup, yüzde yüz el emeğidir ve kaynak gösterilmeden paylaşılması gerçekten sıkıntılıdır. <img src="https://s.w.org/images/core/emoji/15.0.3/72x72/1f642.png" alt="🙂" class="wp-smiley" style="height: 1em; max-height: 1em;" />&nbsp; Yazımı belirli başlıklar altında inceleyeceğim ve zamanla bu başlıkları daha da genişleteceğim. Başlayalım&#8230; <img src="https://s.w.org/images/core/emoji/15.0.3/72x72/1f642.png" alt="🙂" class="wp-smiley" style="height: 1em; max-height: 1em;" /></p>
<p>Türkiye&#8217;de bilinen adıyla at-çek yani spinning tekniği dünyada uzun zamandır uygulansa da,&nbsp;ülkemizde son yıllarda hakettiği popülariteye ulaşmıştır.&nbsp; At-çek tekniğinin bu kadar uygulanmasının en temel esası; seçilen malzemelerle, hedeflenen balığa <strong>canlı yem</strong> süsü vermektir. Böylelikle kullanılan malzemenin gerçekçiliği ve doğru aksiyonu ile verim de doğru oranda artmaktadır.</p>
<p>İlk olarak, ben bu işi yapacağım ve&nbsp; &#8221; <span style="text-decoration: underline;">Spin &#8211; Atçek Ekipmanı için doğru ekipman nasıl olmalıdır?</span> &#8221;&nbsp; Bu sorunun cevabını detaylı olarak vermeye çalışacağım.&nbsp; Ancak makineden kamışa, sahte balıktan seçilen ipeğe ve hatta anlatacağım bilimum malzemelerin bir bütün olarak ele alınması, performans ve verimlilik açısından olmazsa olmazdır.</p>
<h4><span style="color: #339966;"><strong><em>Spin &#8211; Atçek için Makine seçimi&nbsp;</em></strong></span></h4>
<p>Öncelikle avlandığımız sulardaki hedef balığımızı bilmeliyiz. Hedefleyeceğimiz balıkların hepsi predatör olarak tabir ettiğimiz avcı balıklardır.&nbsp; Bazıları yavaş aksiyonları severken, bazıları hızlı aksiyonlara daha iyi av verecektir.</p>
<ul>
<li>Makinelerin tur oranları, bir turda saracağı misine ya da ipeği bize yaklaşık olarak belirtse de makinenin spool yani kafasının büyüklüğü ve farklı dinamikler yine bu orana etki etmektedir. Bu bağlamda makinelerin genel özelliklerinden kısaca bahsederken; farklı devirde makineler, sizlere makine turunun dışında, aradığınız sarım miktarını veriyorsa, <span style="text-decoration: underline;">göz önüne alacağınız etken sarım miktarıdır</span>. Devir yükseldikçe makine dişlileri ufalıp sarım hızı artacak, devir sayısı azaldıkça dişli büyüyecek ve makinenin torku artacaktır. Ayrıca&nbsp;makinedeki ipeğin doluluk oranı, makinanın bir turda saracağı ipeği de doğru oranda etkileyecektir.</li>
<li>Spin &#8211; Atçek için eğer bir ürün seçiyorsanız, <span style="text-decoration: underline;">bakacağınız en önemli noktalardan biri de ürünün ağırlığıdır.</span> Ne kadar hafifse, o kadar uzun süre deneme yapıp, daha az yorularak ve keyifle gün geçirebilirsiniz.&nbsp; Spinning için bir makinanın ideal ağırlığı, her ne kadar kişiden kişiye değişse de genel olarak 350 gr&#8217;ın altında olması, tercih sebebidir. Elbette heavy spin de yapacağım diyorsanız, bu rakam 650 GR&#8217;lara kadar çıkacaktır. <a href="https://www.balikoltamda.com/wp-content/uploads/2017/10/12081705413910_is1.jpg" target="_blank" rel="noopener noreferrer">Örnek bir heavy duty spin makinesi için tıklayınız.</a></li>
<li>Ürün seçerken, makine kafasının üzerinde ipeğin ya da misinanın kolay çıkış yapmasını sağlayacak bir eğim olduğundan emin olunuz. Bu atış esnasındaki sürtünmeyi azaltacağından, daha uzak erimli atışlar yapmanıza olanak sağlayacaktır.&nbsp;&nbsp;<a href="https://www.balikoltamda.com/wp-content/uploads/2017/10/makina-egim.jpg" target="_blank" rel="noopener noreferrer">Örnek ürün resmi</a></li>
</ul>
<p>Şimdi hangi balıklara, nasıl makineler seçmeliyiz ondan bahsedelim.</p>
<ol>
<li><span style="color: #3366ff;">Levrek Avı için ideal makineler :</span> Levrek avı için seçilecek makineler diğer makinelere göre nispeten daha yavaş olmalıdır. Çünkü levrek fazla aksiyondan rahatsız olan, mümkün olduğunca avdan kendinizi gizlemeniz gereken ve yavaş sarımı seven bir balıktır. Bu bağlamda 2500-4000 arası kafaya sahip olan, deviri 5.5in altında 4:7:1 civarı olan bir makine işinizi fazlasıyla görecektir. Eğer 6:2:1 tura sahip bir makineniz varsa, biraz daha yavaş sarım yapmak zorunda kalacak ve bu sizi daha fazla yoracaktır. Bu özelliklere dikkat ederken, seçtiğiniz makinenin mutlaka bir turdaki sarım uzunluğunu sorunuz. Kafanın büyüklüğüne bağlı olarak, düşük devirli dahi olsa, bir turdaki sarım oranı fazla olabilir. Biz genel olarak<span style="text-decoration: underline;"> levrek için 65 ile 85 cm arasında sarım yapan</span> makineleri ideal olarak görüyoruz ve&nbsp; kullanıyoruz.</li>
<li><span style="color: #3366ff;">Lüfer veya kofana için ideal makinalar</span> : Lüfer avı için seçilen makineler orta hızda veya biraz daha yüksek devirde olursa, agresif bir balık olan lüferi daha çok etkileyecek ve verimini arttıracaktır. Makine kafasının 3000-4000 arası olması, devrinin yine 5:1 üzeri olması veya bir turda sarım miktarının 75 cm&#8217;in üzerinde olması genel olarak tercih edilmektedir.</li>
<li><span style="color: #3366ff;">Akya (Lichia Amia), Yazılı Orkinos, Lambuka ve Sarı kuyruk için ideal makinalar</span> : Bu balıklar oldukça büyüyebilen ve hızlı yüzen balıklardır. Bu bağlamda; kullanılan makinelerin hem hızlı sarım yapabilmesi (bir turda minimum 80 cm sarması), hem de torkunun&nbsp; yüksek olması gerekmektedir.&nbsp; Kullanılan sahte balığa ya da jige istinaden, verilen aksiyon çok değişken olduğundan bu balıklar ve avlanma teknikleri için makineleri ayrı incelemek gerekiyor.<br />
Eğer popper yemlerle av yapacaksanız; yüksek sarım kapasitesi olan, drag gücü yüksek makineler tercih etmeniz, av yakalandığı zaman kıyıya getirebilme şansınızı arttıracaktır. Çünkü lambuka ve yazılı orkinos gibi balıklar üzerinize doğru yüzecek ve boşluğu bulduğu an kaçmaya çalışacaktır.Ben genel olarak avlarımda minimum 4000 kafaya sahip olan (Shimano Biomaster 5000SW PG benim makinem, spin ya da shore jigging için her avda kullanabiliyorum.) ya da popper yemle çalışacaksam 6:2:1 turu olan üst düzey makineler kullanıyorum.&nbsp; (Aynı makinanın XG serisi de var)</li>
<li><span style="color: #3366ff;">Iskarmoz, Zargana ve Baraküda için ideal makinalar</span> : Bu balıklar su üzerinde avlanan ve hızlı aksiyona daha çok ilgi duyan balıklardır. Ben avlarımda minimum 3000&#8217;lik bir kafaya sahip olan, turu mümkün olduğunca yüksek makineleri tercih ediyorum. Bir turda sarım miktarı 80 cm ve üzeri ve gerçek dragi (çekiş gücü) 5 kg&#8217;dan büyük olan herhangi bir makine ile bu balıkları kolaylıkla kıyıya çekebilirsiniz.</li>
</ol>
<p><span style="color: #993366;">Önemli Not : Shimano makinelerde; PG, HG ve XG ibareleri görürsünüz. Power Gear (PG) olanlar, torku yüksek ve dişlisi büyük makinelerdir. Böylelikle jigging için daha elverişlidir. High Gear (HG) ve Extra High Gear (XG) makinalar ise, daha küçük dişlilere sahip olup, devir hızları yüksektir. Böylelikle bir turda daha yüksek sarım yapacaklar ancak PG makinalara göre sizi bir tık daha fazla zorlayacaktır.</span></p>
<hr>
<h4><span style="color: #339966;"><em><strong>Spinning için uygun kamış nasıl olmalıdır ?</strong></em></span></h4>
<p>Kamış seçimi yine avlanacağınız balığa, avlağın genel durumuna ve en önemlisi balığı kandırmak için kullanacağınız sahte balığa ya da jige bağlı olarak oldukça değişken bir konudur. Spinning ve atçek için üretilmiş kamışların belirli standart özellikleri vardır.</p>
<ol>
<li>Her spin kamışının mutlaka kullanacağınız sahte balık ve jig için bir atar değeri bulunmaktadır. Örneğin, kamışın üzerinde yazan 10-30 Gr. atar aralığından anlayacağımız; 10 ile 30 Gr. arası sahte balık ya da jiglere en iyi aksiyonu vereceğidir. Eğer hedefinizde olan balık bir levrek ise, levrek için kullanılan sahteler bu ağırlık aralığında olacağından, bu tip bir kamışı seçmeniz sizin için doğru bir tercih olacaktır. Yine minimum atar değeri 10 ve maksimum 10-50 şeklinde aksiyon ve atar aralığına sahip olan kamışları da tercih ederseniz, hatalı bir seçim yapmış olmazsınız. Ben Akdeniz&#8217;de avlandığım ve minimum 20 GR.&#8217;lık sahteler ve jigler kullandığım için; 15-50 atar aralığı olan, 246 Cm. medium heavy bir kamış kullanıyorum. Hem gelecek trofeye kamış ile de kalama vermemi, hem de balık dibe bastığında kafasını yukarı çevirmek için gerekli kuvveti vermemi sağlamaktadır. Ayrıca bozuk havalarda verdiğim aksiyonu, dalganın ve akıntının karşı kuvvetine karşılık absorbe etmediği için tercihimi bu tip bir kamıştan yana kullanıyorum. Ancak LRF takımlarıyla, 2-12 Gr. kamışlar kullanıp, aksiyon vermeye çalışan birçok arkadaşımız da elbette mevcut.</li>
<li>Kamışın makinede olduğu gibi, ağırlığı çok önemlidir. Karşılaştırdığınız ürünler arasında kararsız kaldıysanız, mutlaka hafif olana öncelik veriniz.</li>
<li>Spinning için ideal kamış uzunluğu, 240 cm ile 280 CM arasında olmalıdır. Kamışın kalitesinin eşit olduğu şartlarda, 270 bir kamışla biraz daha uzun bir mesafeye atış yapabilecekken, daha çabuk yorulacaksınız. Bu nedenle eğer çok uzağa atmayacak ve sarp yerlerde avlanacaksanız 240 cm bir kamış tercih etmenizi öneririm.</li>
<li>Kamışın tek parça ya da maksimum 2 parça olması, esnemesi ve sağlamlığı açısından genel olarak doğru bir kanıdır. Teleskopik ve 2 den fazla parçaya sahip olan kamışları, bu işe gönül vermiş birisi olarak tavsiye etmiyorum. Eğer aracımda yerim yok, sürekli bagajımda taşıyacağım ve deniz kenarından iki atış yapmayalım mı diyorsanız? Elbette alın ve yapın. <img src="https://s.w.org/images/core/emoji/15.0.3/72x72/1f642.png" alt="🙂" class="wp-smiley" style="height: 1em; max-height: 1em;" /></li>
<li>Kamışı alırken mutlaka halkalarını iyi inceleyin. FUJI halkalara sahip olan kamışlarda yaşanan korozyon diğer ürünlere göre daha azdır ve tuzlu suda avlanacaksanız, bu oldukça önemli bir konudur. Elbette, üst düzey farklı ürünler arıyorsanız, firmaların kendi bünyesinde yapmış olduğu kaliteli halkalar da mevcut. Alım öncesi ister grubumuzdan sorarak, ister internette araştırarak kararınızı verebilirsiniz.&nbsp;Diğer önemli bir konu da halkaların genişliğidir. Birçok üründe rüzgar tutmadığı gerekçesiyle dar halkalar kullanılıyor ve yeni başlayanlar için bu halkalar kabus olmaktadır. Şayet lider kullanıyor ve uzun bırakıyorsanız, mutlaka halkaların düğüm geçirimliliğini kontrol ediniz. Eğer çok küçükse, düğümlerinizle başınızın dertte olacağı kesin!</li>
<li>Makinenin kamışa bağlandığı yerleri de iyi kontrol edin. Sert plastik ile yapılmış makine birleşim yerleri, uzun süreli at çek avlarınızda ellerinizi tahriş edecek ve sizi mutsuz edecektir. Eğer kamış seçiminizi çoktan yaptıysanız ve durumla ilgili şikayetiniz varsa, mutlaka atçek eldiveni kullanınız.</li>
</ol>
<hr>
<h4><em><span style="color: #339966;">İpek ve Misina Seçimi</span></em></h4>
<p>Spinning yani at-çek yapıyorsanız, en önemli etken yukarıda belirttiğimiz gibi her zaman gerçeğe yakın kalabilmek ve balığı kandırabilmektir. Bu bağlamda ipek kullanmanız, şarttır. Kaliteli malzeme = çok para prensibi ne yazık ki burada da pek peşimizi bırakmıyor diyebilirim. Nedenlerini aşağıda kısaca sıralayalım.</p>
<ol>
<li>İpek &#8211; Örgü (Braid) iplerin; çekme değeri normal misinalara göre çok daha yüksek olduğundan, daha ince bir takım kullanma şansımız doğar. Bu bize, hem erim (uzağa atma), hem görünmezlik, hem de suya batma minimuma indirgendiğinden, sahte balığa verilen aksiyonu maksimuma çıkartma şansı verir. Türkiye&#8217;de Akdeniz hariç, tüm sularda 0.12 mm ya da PE1 ve üzeri ipekler işimizi görmektedir. Tavsiyem yeni başlayanlar için 0.14-0.16 mm olmasıdır. Bu değerler tabi ürünün kalitesine göre büyük farklılıklar göstermektedir. Eğer ustalığınıza güveniyorsanız ve maksimum keyfi yaşamak istiyorsanız, en incenin peşinde olun. <img src="https://s.w.org/images/core/emoji/15.0.3/72x72/1f642.png" alt="🙂" class="wp-smiley" style="height: 1em; max-height: 1em;" /></li>
<li>İpeğin yumuşaklığı tartışma götürür bir konudur. Ancak kesinlikle yumuşak olmalıdır demek büyük bir hatadır. Eğer rüzgarlı bir bölgede sürekli olarak spin yapıyorsanız, çok yumuşak bir ipek atış esnasında çok daha çabuk karışacaktır. Bu bağlamda biraz daha sert bir ürün seçmenizi öneririm.</li>
<li>İpek satın alırken, karşınıza X4 X6 X8 gibi ibareler çıkacaktır. Bu ibareler, ipeği oluştururken sarılan kaç kat ipek olduğunu gösterir. x8 ipekler diğer ipeklere göre her ne kadar sağlam olsa da daha ağırdır. Eğer hedeflediğiniz balıklar çok büyük değil ise, light spinning için x4 ürünleri tercih edebilirsiniz. Eğer ben heavy sping de yapacağım diyorsanız, x8 ipekler mantıklı olacaktır.</li>
<li>İpeğin rengi de yine önemli bir konudur. Renk konusunu daha önce sitemizde incelemiştik ve eğer derin suda avlanıyorsanız o skalayı bir gözden geçirmenizi öneririm. Konuyu <a href="https://www.balikoltamda.com/balik-avinda-hangi-renk-hangi-sartlarda-ve-zamanda-secilmelidir/" target="_blank" rel="noopener noreferrer">buradan </a>okuyabilirsiniz.</li>
</ol>
<p>İpek konusunda olunca, marka kesinlikle vermem gerekiyor. Şu an piyasada her ne kadar Japon pazarına ait muhteşem ürünler olsa da ben kullandığım ve memnun kaldığım ipekleri size belirtmek istiyorum. Öncelikli seçimim kesinlikle Daiwa Tournament olacaktır. Ardından, YGK x8 ürünü gelecektir. Her 10 metrede bir renk değişimi olup, multi color bir ipektir. Böylelikle ne kadar uzağa attığınızı kolaylıkla anlayabilirsiniz. Bunların ardından önereceğim son ipek ise; Power Pro&#8217;dur. Daiwa Tournament ve YGK&#8217;ya göre biraz daha serttir.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><em><strong><span style="color: #008080;">Misina Seçimi</span></strong></em></p>
<p>Şok lider (shock leader) ya da lider (leader) olarak karşımıza çıkmaktadır. Kullanım alanları aslında farklılık gösterse de temel kullanım amaçları bellidir.</p>
<ol>
<li>Kayalık bölgelerde ipeğin sürtünmeye karşı olan zaafiyetini ortadan kaldırmak.</li>
<li>İpeğimizin esneme kabiliyeti, fluorocarbon misinalara göre çok daha düşük olduğundan, balığın verdiği anlık kuvveti misinada absorbe etmek.</li>
<li>İpeğin sudaki görünürlüğünü ortadan kaldırmak.</li>
</ol>
<p>Monofilament ya da fluorocarbon misinalar kesinlikle tercihimiz olmalıdır. Ben ister shock leader olsun, ister leader misina olsun hepsinde daha yumuşak olan %100 fluorocarbon misinaları kullanıyorum. Uzunluğu aslında avlandığınız bölgenin derinliğine bağlı olarak bazen 2-3 kulaca kadar çıkabilirken bazen sadece 30 cmlik bir shock leader işinizi görecektir. Ben lideri, atış esnasında tuttuğum yerin hemen ilerisinden başlatıyorum ve 2-3 metrelik bir lider kullanıyorum. Bu şekilde ipekten tutarak attığınızda; kuvveti daha doğru bir biçimde verebilir ve görünürlüğü minimuma indirebilirsiniz.</p>
<p><strong>Dipnot</strong> : Eğer fluorocarbon misina bulduğunuzda piyasa fiyatının çok altında ise, fluorocarbon kaplı olup olmadığını inceleyiniz. Birçok ucuz fluorocarbon misinalar, aslında sadece kaplamadır. Fluorocarbon misina için Seaguar, YGK, Daiwa ve Shimano ürünlerini inceleyebilirsiniz. Bu ürünlerin hepsinin farklı kaliteleri bulunmaktadır.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<hr>
<h4><em><span style="color: #008080;">Sahte Balık, Silikon ya da Jig Seçimi&nbsp;</span></em></h4>
<p>Bu konu aslında başlı başına tecrübeyle kazanılan ve sayfalarca anlatılabilecek bir konu. Bu bağlamda; denizlerimizde yaşayan balıklar ne tür sahtelere ilgi duyuyor ve nasıl verim alabiliriz kısaca bahsetmeye çalışacağım. Spinningte karşımıza çıkacak bazı terimleri kısaca aktaralım:</p>
<ul>
<li><strong>Jerk &#8211; Twitch</strong> : Sarım esnasında, kamışın ucunu ipeğin zıt yönüne doğru hızlıca çekmektir. Çektiğimiz balığa, yaralı ya da kaçan balık süsü vermektedir. Ortalama her 4-5 sarımda bir tek, ikili ve üçlü olarak düzensiz yapmanızı öneririm. Hiçbir balık, yaralıyken aynı hareketi yapmayacaktır.</li>
<li><strong>Wobbling</strong> : Çektiğimiz balığın yalpalama aksiyonudur. Örnek video için <a href="https://youtu.be/F3DlKSmv5l4?t=23" target="_blank" rel="noopener noreferrer">tıklayınız.</a></li>
<li><strong>Roll Action</strong> : Balığın sarım esnasında jerk ya da twitch yapıldığında, bir rulonun içinden dönerek çıkma yaptığını düşünün. Bu aksiyonun en iyi tanımı bu olacaktır.</li>
<li><strong>WTD &#8211; Walk The Dog</strong> : Kamışı titreterek ve eş zamanlı yapılan sarımla ortaya çıkan aksiyondur.&nbsp; İpeği, suyu döverek, kısa aralıklarla sarım yaparak da bu aksiyonu verebiliriz. Örnek video için <a href="https://youtu.be/Sdim6e4HCik?t=109" target="_blank" rel="noopener noreferrer">tıklayınız</a>.</li>
</ul>
<p>Sahteler belirli kategorilere ayrılmaktadır. İsterseniz ilk onlarla başlayalım :</p>
<ol>
<li><strong>Floating Sahteler</strong> : Bu tip sahteler, sarımı durdurduğunuzda batmayan, dalar değerleri belirli olan sahtelerdir. Dalar aralığına erişmek için mümkün olduğunca kamışı suya yakınlaştırmak ve yavaş sarmak gerekmektedir. Ben avlarımda genel olarak floating sahteler tercih ediyorum. Ancak sizin hedef balığınıza göre, bu değişir. <img src="https://s.w.org/images/core/emoji/15.0.3/72x72/1f642.png" alt="🙂" class="wp-smiley" style="height: 1em; max-height: 1em;" /></li>
<li><strong>Sinking Sahteler</strong> : Bu tip sahteler, sarımı durdurduğunuzda ya da çok yavaş sarımlarda sürekli dibe batma eğimindedirler. Patlak havalarda floating sahtelere göre daha çok iş yapmaktadırlar.</li>
<li><strong>Suspending Sahteler</strong> : Bu sahteler, çekme hızınıza bağlı olarak hep aynı derinlikten gelirler. Eğer sarımı hızlıca durdurur ve sert aksiyonlar verirseniz, birçok farklı aksiyon yapabilmektedirler. Kısaca kelime anlamıyla açıklayacak olursam, askıda kalan sahtelerdir.</li>
<li><strong>Top water ve popper sahteler</strong> : Top water sahtelerin en belirliyici özelliği, gagalarının olmamasıdır. Gagalar balıklara dalma eğilimi verdiği için bu tip su üstü sahtelerde kullanılmazlar. <strong>Popper</strong> <strong>sahteler</strong> ki benim floating sahtelerden sonra en favori sahtelerimdir, doğru aksiyonla birlikte çok fazla ses çıkartıp, su sıçratarak en dipteki balığın bile ilgisini çekmektedirler. Burada bir özel bilgi vereyim, popper sahteler kullanıyorsanız, kesinlikle tek ve sağlam iğne ile kullanınız. Çünkü hedeflediğiniz predatörler özellikle derin suda yaşayan bir cinsse, her zaman alttan saldırma eğiliminde bulunacak ve sağlam yakalanmayacaktır. Üçlü iğnelerle birlikte vücudundan yakalanan bir balık ise çabuk kurtulacaktır. Tek iğne, avcılığı biraz düşürse de yakalanan balığı kıyıya getirecektir. <img src="https://s.w.org/images/core/emoji/15.0.3/72x72/1f642.png" alt="🙂" class="wp-smiley" style="height: 1em; max-height: 1em;" /></li>
</ol>
<p><em><strong>Hangi balık, nasıl sahteleri sever?</strong></em></p>
<p>Eğer hedefimizdeki balık <strong>levrek</strong> ise; öncelikle su üstü (top water) sahteler kullanmanızı öneririm. Yavaş sarıma imkan tanıyan, su üstünden yüzerek gelen sahteler levrek için uygun sahtelerdir. Ayrıca sahte balık ne kadar küçülürse, predatör açısından o kadar kolay bir av olacaktır.&nbsp; Bu da bizim için o kadar verim demektir. Bu konudan farklı olarak, balığın çok saldırgan olduğu ve su üstünde küçük balıkların kaçtığını gördüğünüz zamanlarda, biraz daha büyük sahtelerle de trofelerin peşine düşebilirsiniz. <img src="https://s.w.org/images/core/emoji/15.0.3/72x72/1f642.png" alt="🙂" class="wp-smiley" style="height: 1em; max-height: 1em;" /></p>
<p>Levrek avcılığında; diğer türlerde olduğu gibi silikonlar yine jig headler kullanılarak denenmelidir ve başarı oranı çok yüksektir. Suyun bulanık olduğu zamanlarda, silikon kullanmanızı şiddetle tavsiye ederim.</p>
<p><strong>Lüfer</strong>, <strong>kofana</strong>, <strong>lichia</strong> ve <strong>kuzu</strong> <strong>balığı</strong> için de yine su üstü sahteleri WTD tekniği ile kullanabilirsiniz. Her ne kadar derin suda, sinking ya da floating sahteler daha başarılı olsa da su üstünden gelen çırpınma sesi birçok predatörün ilgisini çekmektedir.</p>
<p>Ben genellikle DUO ürünlerini kullanıyorum. Ayrıca çantamda Daiwa, Shimano ve Yozuri sahteler de bulunmaktadır.</p>
<h4>Sitemizdeki ziyaretçilerimize sorarak elde ettiğimiz listeyi en başarılı maket balıklar başlığı altında&nbsp;<a href="https://www.balikoltamda.com/en-basarili-maket-baliklar/" target="_blank" rel="noopener noreferrer">buradan</a> inceleyebilirsi<em>niz<span style="color: #008080;">.</span></em></h4>
<hr>
<h4><em><span style="color: #008080;">Maket balığın bağlanması için gerekli materyaller</span></em></h4>
<p>Balığa gitmeden önce mutlaka yanınıza almanız gereken bir ürün varsa, o herşeyden önce pensedir. Eğer atçek sporuna gönül verdiyseniz; zor meralarda ordan oraya koşuşturuyor, güvenliği elden bırakmamak gerektiğini biliyor olmalısınız. Ama bu işin heyecanıyla olmadık kazaları da yaşayabilmeniz an meselesidir ve iyi bir pense sizi hayatta tutar. Yıllar önce elimde balıkla bir selfie çekmeye çalıştığımda, elimden kayan balık ve elime giren iğne, bana pensesiz bir avcılığın ne kadar acı olduğunu tecrübeyle sabitledi. Bu bağlamda tüm malzemeleri kısaca listeleyelim:</p>
<ol>
<li>Spinning için uygun bir pense</li>
<li>Solid Ring</li>
<li>Split Ring</li>
<li>Eğer solid ya da split ringle uğraşamam diyorsanız, atçek avına uygun klipsler.</li>
<li>Grip, file ya da kakıç</li>
</ol>
<ul>
<li><strong>Pense</strong> : Split ringleri ayırırken kullanacağınız, gerektiğinde ipek ya da misinayı kesecek, hatta daha da gerektiğinde vücudumuza girmiş bir iğneyi kesebilecek bir penseden bahsediyorum. Ucuzlarından bir örnek model seçtim, <a href="https://www.balikoltamda.com/wp-content/uploads/2017/10/pense.jpg" target="_blank" rel="noopener noreferrer">buradan </a>inceleyebilirsiniz. Gerçekten çok üst düzey modeller var ve fiyatları 1000-2000 TL&#8217;lere kadar çıkmaktadır, bence gerek yok. Paslandıkça alın yenisini derim. <img src="https://s.w.org/images/core/emoji/15.0.3/72x72/1f642.png" alt="🙂" class="wp-smiley" style="height: 1em; max-height: 1em;" /></li>
<li><strong>Solid Ring</strong> : Evet, herşeyimiz hazır, ipekten sonra, lider bağladık ve bu noktada devreye solid ringler giriyor. Solid ringleri liderimize klips düğümleri ile bağlayabilirsiniz. Ben genellikle chain knot (zincir düğümü) ya da palomar düğümü kullanıyorum. Düğümlere <a href="https://www.balikoltamda.com/kanal/dugum-teknikleri/" target="_blank" rel="noopener noreferrer">buradan </a>ulaşabilirsiniz. Solid ringler açılma şansı olmayan, 150 200 KG&#8217;lık balıkların kırabileceği özel malzemelerdir ve oldukça ucuzdur. Solid ring nedir diyorsanız, <a href="https://www.balikoltamda.com/wp-content/uploads/2017/10/solid-ring.jpg" target="_blank" rel="noopener noreferrer">buradan </a>bakabilirsiniz.</li>
<li><strong>Split Ring</strong> : Bu ürünleri de kaliteli malzemeden seçmeniz gerekiyor. Çünkü pense ile solid ringe ve sahte balığa ya da jige geçirirken, zamanla aralanma yapabilirler. Size tavsiyem, kullandığınız tüm sahte balıkların ya da jiglerin üzerinde hazır olarak split ringleri bırakın. Böylelikle sadece o ürünle, arada kullanacağınız için aralanma olasılığı azalacaktır. Split ring nedir diyorsanız, <a href="https://www.balikoltamda.com/wp-content/uploads/2017/10/owner-split-ring.jpg" target="_blank" rel="noopener noreferrer">buradan </a>inceleyebilirsiniz.</li>
<li><strong>Spin Klipsleri</strong> : Eğer trofe peşindeyseniz, nacizane önerim kesinlikle klips kullanmayınız. Klipsler her ne kadar kaliteli olursa olsun, açılma eğilimine sahip olmaları gerektiğinden büyük avlarda açılmaktadır. Çok özel ürünleri dahil etmeyerek, burada yol gösterici olduğumuzdan, tavsiyelerimizde görecelilik esasını ortadan kaldırmanın doğru olduğunu düşünüyorum. Eğer split ile uğraşamam diyorsanız, <span style="text-decoration: underline;">spinning için klips seçerken en önemli konu, balığa doğru aksiyon verebilmek adına klipslerde fır döndü olmamasıdır.</span> Bu yüzden seçim yaparken, seçtiğiniz klipslerde fır döndü olmamasına dikkat etmelisiniz. Örnek bir spin klipsini <a href="https://www.balikoltamda.com/wp-content/uploads/2017/10/duo-klips.jpg" target="_blank" rel="noopener noreferrer">buradan </a>inceleyebilirsiniz.</li>
<li><strong>Fishing Grip</strong> : Su içinde avlanırken ya da sportif balıkçılık yaparken balığa zarar vermeden balığı tutabilmek için kullanılmaktadır. Balığın ağzına yerleştirilerek, kaçması&nbsp; ve iğnenin çıkarılması sağlanır. Örnek bir grip resmi için <a href="https://www.balikoltamda.com/wp-content/uploads/2017/10/fishing-grip.jpg" target="_blank" rel="noopener noreferrer">burayı </a>inceleyebilirsiniz.</li>
</ul>
<p>Bu yazının kaynak belirtmeden paylaşılması yasaktır. Lütfen emeğe saygı duyalım.</p>
<p>The post <a href="https://www.balikoltamda.com/spinning-atcek-teknigi-nedir-malzeme-secimi-nasil-yapilmalidir/">Spinning &#8211; Atçek Tekniği Nedir? Malzeme Seçimi Nasıl Yapılmalıdır?</a> appeared first on <a href="https://www.balikoltamda.com">Balık Oltamda</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.balikoltamda.com/spinning-atcek-teknigi-nedir-malzeme-secimi-nasil-yapilmalidir/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">5783</post-id>	</item>
	</channel>
</rss>
